Evet, bütün sıkıntılara değer!

Saygıdeğer hocam, geçtiğimiz ocak ayında, küçük yaştaki kız çocuklarının nikâhı ile ilgili bir konuda size büyük haksızlık yapılmış ve bu konu günlerce gündemde tutulmuştu. O güne kadar Nureddin Yıldız ismini hiç duymamıştım. Doğru ya, bizler için âlim…. idi. Buğulu gözlerle onları dinler ama konuşmalardan bir cümle anlayıp, yaşayışımıza aktaramazdık. İnternetteki haberleri okuyunca bu hoca efendi kim, acaba ne demiş, diye merak ettim. Sonra yazılarınızı okudum. Sosyal Doku isimli adresi buldum. Oradaki derslerinizi okudum, dinledim. Bu durum öyle bir hal aldı ki, 250 civarındaki dersinizi bir gecede dinlemek istiyordum. En çok ilgimi çekenlerden başladım. Sonra aynı dersleri tekrar tekrar dinledim.
Aman Allah’ım! İslam bu ise, mü’min bu ise biz neyiz? Atalarımızdan gördüklerimizin üzerine bir de zamanın afetlerini yüklenip, uçuruma gitmek üzere olduğumuzu fark ettim. İki fakülte diplomasını çekmecesine koyan ben, bir kara cahildim. Hala nefes alabiliyorsam vakit var demekti. Medyenli iki kızdan biri olmak için vakit geçmiş olabilirdi; ama neden zamanın Asiye’si olamayayım. 14 yaşında bir kız evlat annesi olarak neden zamanımın Meryem’ini yetiştirme azmim olmasın ki.
Öğrendiklerimi uygulama vaktim gelmişti; namazdan başladım. Ayağım kesilse hissetmeyeceğim huşuda değil henüz ama özenli. Tesettürden devam ettim. Eskiden elimde kalan az miktarı bile, hırsız bahanesiyle bankaya yatıran ben, bankanın olduğu caddeden geçemez oldum. Bir tane bile kredi kartım yok, hiçbir zaman da olmayacak. Artık saat alarmını daha sessize ayarlıyorum, komşumun çocuğu, ya bu sesten uyanırsa diye. Evladıma, mecburiyetten aldığımı sandığım ihtiyaçlarını artık Rabbimin rızasını kazanmak için alıyorum.
Hayatımızda kullanmayacağımız x’leri, y’leri, formülleri fazlasıyla ezberlemiştik. Mesleki birçok terimi de ana dilimiz gibi biliyorduk ama hayat kitabımızı öğrenmeye vakit bulamamıştık. Henüz nefes alabiliyorum geç değil. İnternetten öğrendim Kur’an-ı Kerim alfabesini. Hatime bile başladım, heceleyerek okuyorum ama olsun; öğrendim ki, sevabı iki katmış.
Sizden dinlediğim her bilgiyi heyecanla kızıma anlatıyorum, anneme anlatıyorum. Her pazar öğrendiğim dersi o hafta pratiğe geçirmek istiyorum. Yeni konuları dinlemek için sabırsızlanıyorum. Dört aya sığdırdığım bir ömür bu anlattıklarım. Yapacak çok şeyim var, eksiklerim çok. Ama iman dolu bir yüreğim var.
Kıymetli hocam, o günleri bir kez daha hatırlayınız. Uğradığınız haksızlığa üzülmüşsünüzdür ama o saldırı ve iftiralar olmasa ben sizi bulamayacaktım. Bir kardeşinizi ateşten kurtarmış olmak, yaşadığınız sıkıntılara değmez mi?
Yine geçenlerde, kot pantolon giyimi ile ilgili iftira haberleri, kim bilir memleketin hangi ücra köşesinde yeni bir dilek ile buluşturdu sizi. Kim bilir, ümmete hangi Mus’ab’ları, hangi Asiye’leri kazandırdınız.
Kıymetli hocam, sizi Allah için çok seviyorum. Sizin dediğiniz gibi, ben aslında sizin anlattığınız merhameti bol Rabbimi seviyorum. Şefkat abidesi olan Rasulullah’ı seviyorum. Günde en az 400 sayfa kitap okuyabildiğim zaman sizin talebeliğinize aday olacağım.
Allah sizden razı olsun. Son nefesime kadar duacınızım. Rabbim ilminizi arttırsın, bu büyük imtihanınızda size mücadele azmi versin, cihadınızı mübarek etsin.
Dualarınızı beklerim.

Elhamdülillah, insanoğlunun telaffuz edebileceği bütün kelimelerle Allah’a hamd ederim. Mü’min olarak yarattığı için, dini uğruna iş yapma heyecanı ile yaşattığı için hamd ederim. Ve beni, benim kendimi sevdiğim gibi seven, dua eden, destek veren, heyecanlandıran mü’min ve mü’mine kardeşlerle beni donattığı için hamd ederim Allah’a. Elhamdülillah.
Değerli kardeşim,
Bu ümmetten olmak her şeye değer. Bu ümmetten olmak, bu hayata veda etme nedeni olacaksa bile değer mi değer. Bu ümmetten bir insanın samimi duasını almak da her şeye değer. Hele bir annenin duasına neler değmez neler!
Razı olan Allah olduktan sonra gidenin hesabı yapılır mı? Rabbim takdir edebilmeyi bize müyesser kılsın.
Yazınızı okudum ve arkadaşların bulunduğu bir ortamda da onlar okudu. Sadece duygularınızın tahakkukunu kolay kılmasını Allah’tan dilemek düştü bize. Lütfen dua edin de Allah Teâlâ elimizi, dilimizi, ayağımızı, gözümüzü, kalemimizi ve kalbimizi kaymaktan muhafaza buyursun. Ümmetimizin yarınlarına iz bırakacak işler yapmaya bizi muvaffak kılsın. Alakanıza teşekkür ederim. Size ve ailenize dualar ederim.
Siz, aileniz ve çocuklarınız cennetlerde buluşasınız. Huzur ve afiyet içinde olasınız. Allah’a emanet olunuz. Tekrar teşekkür ederim. Dualarınızı beklerim.