Zulmeden Babayla ve Akrabalarla İlişki Nasıl Olmalı?

Sevgili Nureddin hocam, öncelikle sizi ne kadar çok sevdiğimi ve imrendiğimi söylemek isterim. Allah razı olsun. Hocam sizin sohbetlerinizin devamlı takipçisiyim ve çok derin etkiler bırakıyor bende her söylediğiniz. Ve o kadar güzel anlatıyorsunuz ki Rabbim sayınızı arttırsın diye dua ediyorum. İslam aleminin sizin gibi hocalara çok ihtiyacı var, Allah ayaklarımızı kaydırmasın inşallah. Hocam benim bir sorunum var; akraba ve baba hakkı ile ilgili. Ben annem ve kardeşlerim bize hiç babalık yapmayan, devamlı şiddete maruz bırakan, başka kadın uğruna bizi sokağa atan bir babaya ve onun tüm bu kusurlarını gördüğü halde ondan yardımı desteği esirgemeyen dede, nine, hala ve amcalarım var. Bizim mesele bayağı uzun, vaktinizi çalmak istemiyorum o yüzden detayları geçiyorum ama beni anlamanız için aslında detaylar da çok önemliydi. Bir tarafı ak bir tarafı kara ilan edip ona göre fetva arayışına girmek gibi görünmesin bu yazdıklarım. Yaşadıklarımız gerçekten çok kötü şeylerdi, bizi dinimizden uzaklaştırmak için elinden gelen her şeyi yaptı, bana ve kardeşlerime dini anlatmamı yasakladı kendisi ateist olduğundan dolayı. Bir de 12 yıl hapis yattı. Her neyse, Rabbim dualarımıza karşılık büyük bir saldırıdan sonra anneme ondan ayrılma gücü verdi ve ayrıldı. Biz dört kardeş de annemle birlikte babama ve ailesine rest çektik artık asla görüşmek istemiyoruz. Zaten onlar da annem babamı artık affetmiyor diye bizle ilişkiyi kesti. Ama ben Allah’ımın huzurunda akraba hakkıyla yargılanır mıyım diye çok korkuyorum. Tüm bu yaşadıklarımıza rağmen ben sırf baba olduğu için onunla görüşmek istemiyorum diye sorumlu muyum? Ama öyle zarar verdi ki bize 100 km yakınımda olduğunu bilsem olduğum yerde titremeye başlıyorum. Hocam ama Allah’tan da çok korkuyorum ne yapabilirim bilmiyorum. Lafı daha fazla da uzatmak size haksızlık olur. Umarım anlaşılır bir şekilde yazmışımdır. Yardımcı olursanız çok sevinirim.

İlginize ve iltifatınıza teşekkür ederim. Allah Teala, birbirimizi rızası için sevmeyi, bu sevginin gereğini ihlasla yapmayı hepimize nasip etsin. Dualarınızı isterim.
Durumunuzu iyi anladığımı zannediyorum. Zira sizin gibi olan pek çok kimse ile bağlantım var.
Öncelikle şunu bilin: Anlattığınız sıkıntılar sizin için bir sevap kaynağıdır. Filistin’de cihat eden mücahit kardeşlerimizi nasıl sevap kazanıyorlarsa siz de o çektikleriniz sayesinde sevap kazandınız. İkinci olarak da şunu bilmelisiniz: Sevmekle, hakka riayet etmek aynı şeyler değildir. Siz, zorla babanızı sevemezsiniz. Sevgi ne kanunla ne de baskıyla oluşmaz. Buna göre şu hususlara dikkat etmenizi tavsiye edeceğim.
1- Kesinlikle annenizle babanızın arasındaki meselelere girmeyin. Onların işini Allah’a havale edin; siz kendi işinize bakın.
2- Babanızı sevmek zorunda değilsiniz. Ama onu yok sayma hakkınız da yoktur. İyi veya kötü o, sizin babanızdır. Bu da şu demektir: Baba olarak onu bilin. Hastalanır, yatağa düşerse ilgilenin. Hakaret etmeyin, kaba davranmayın. Sizden haram olmayan bir şey isterse onu gücünüz kadar yapmaya çalışın. Haram bir şey isterse yapamayacağınızı söyleyin.
3- Babanızın yakınlarından biri ya da başka bir akrabanız size zulmediyorsa, ona da bu ölçülerde davranmaya çalışın. Zulmü devam ediyorsa uzak durun ama zulme zulümle veya seviyesizlikle asla cevap vermeyin.
4- Anneniz ve kardeşlerinizle bir arada durmaya, birbirinizi incitmemeye çok çalışın. Şeytan size ikinci bir cephe açmasın.
5- Muhakkak çok dua edin; Allah sizi kendi halinize bırakmasın. Huzurlu bir hayat yaşamanızı diliyorum. İyi haberlerinizi beklerim. Allah’a emanet olun.