Zina yaptığımdan eşimin haberi yok, içim hiç rahat değil, ne yapmalıyım?

5 senedir evli bir bayanım. Bekârken çok usulsüz davranışlarım oldu. Cinsel konulara çok küçük yaşta ilgim uyandı ve daha neyin ne olduğunu bilmeden, günahın boyutunu ve bir ömür boyu yaşatacağı huzursuzluğu düşünmeden bekâretimi kaybettim. Üzerine iki sene geçti ve şimdiki eşimi tanıdım. Ona evlenmeden önce bakire olmadığımı anlattım ama bekâretimi birisiyle kaybettiğimi değil (affınıza sığınıyorum) bekâretimi kendim bozduğumu söyledim. Nitekim bu dediğim doğruydu ama sonrasında biriyle beraber olduğumu söylemedim. Eşim de hiç sorgulamadı, bir kere dahi üzerine soru sormadı veya güvensizliği olmadı. 5 senedir sırf bu yüzden kendimi değersiz hissediyorum. Konusunu açıp helallik dilemek istiyorum ama sonuçlarından korkuyorum. İbadet edemiyorum, sanki bu günahla hiçbir şeyim kabul görmeyecekmiş gibi hissediyorum. Bazen hakkına girdiğimi düşünüyorum ve bu yüzden ayrılıp kendimi cezalandırmam gerekiyor diye düşünüyorum. Üstü kapalı helallik diliyorum ama bunun geçerli olduğunu düşünmüyorum. Ölünce öbür tarafta öğrenecek düşüncesiyle hiç mutlu, huzurlu bir an geçiremiyorum. Ona her şeyi söyleyip helallik mi dilemeliyim, yoksa ayrılmam mı gerekir? Ne yapmalıyım? Ayıbım, edepsizliğim bununla da kalmıyor. Eşimin benimle az ilgilenmesinden ötürü onu birkaç kez aldatmışlığım oldu. Cinsel konuda takıntım var aslında, hiç istemediğim şeyleri yapıyorum. Eşim çok temiz güzel yüzlü biri. Karakter olarak ilgili değil sadece ama bu asla bir bahane olamaz. Ben normal hayatta asla dönüp bakmayacağım mide bulandıracak insanlarla temas kurdum. Sonrasında hep ağladım ama mecburmuşum gibi hissediyorum. Bu bataklıktan, kısır döngüden çıkmak istiyorum. Her defasında sen günahkârsın, zaten Allah affetmeyecek seni, diyerek kendimi sırf aşağılamak için nahoş şeyler yapıyorum. Eşime soğuk davranıyorum kendimi ona layık görmediğim için. Huzurlu olamıyorum, kendimi affedemiyorum. Bazen namazda çok ağlayıp silkeleniyorum ama aklıma gelince sanki ibadetimin faydası yokmuş gibi hissediyorum yine. Benim hak ettiğim ceza nedir bu dünyada? Ne yapmalıyım ki Allah’a affettirebileyim kendimi? Çocuk dahi yapamıyorum, daha doğrusu olmaması için gayret ediyorum. Aklımdaki bütün düşünceler kendimi aşağılıyor. Ben nasıl anne olacağım? Nasıl helalleşeceğim bu dünyada? Helalleşemezsem günahımdan nasıl arınacağım?

Sizin iki büyük hatanız var. Birinci hatanız, o saydığınız şeylerdir. İkinci hatanız da, şimdi şeytanın sizi onlarla meşgul etmesine izin vermenizdir. Zannederim siz, ikinci hatayı sürdürmekle ağırı daha ağır duruma getiriyorsunuz. Size şunu tavsiye ederiz:
a- Müthiş bir tevbe ile o geçmişe tevbe edin. Bu tevbeniz adeta yeniden doğmak gibi olsun.
b- Ebediyyen o hatalara bir daha dönmeyin. Tevbe de budur zaten.
c- Eşiniz dahil kimseye o geçmişten bahsetmeyin! Hatta kendinize bile bahsetmeyin. Kendinize bile!
d- Kendinizi ibadete verin, namaza sarılın. Kur’an okuyun. Zikirler yapın.
e- Tevbenizi koruduğunuz sürece eskinin sizi ezmeyeceğini göreceksiniz.
Böyle bir tevbe yapmazsanız, yapamazsanız o zaman siz halinizden memnunsunuz da sahte gözyaşı akıtıyorsunuz demektir.