Zaruri dini bilgi

Bu videoyu bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

Bu videonun sesini bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

‘Zaruri dini bilgi’ adlı videonun yazılı dökümanı aşağıdadır.

Zaruri dini bilgi

Zorunlu dini bilgi hangi bilgidir? Mesela bir Müslüman, Müslümanlığı ile ilgili zorunlu bilgiyi öğrenmek için Kur’an’ı baştan sona ezberlemesi veya okuması şart mı? Hayır. Bütün hadis kitaplarını okumak, peygamber efendimizin öğretmiş olduğu her şeyi öğrenmek şart mı? Hayır. Bütün fıkıh kitaplarını okumak şart mı? Hayır. Neden hayır? Çünkü bunlar uzmanlığı gerektirir. Çok uzun yılları gerektirir. Hem maişetle meşkul olmak hem de ayda bir Kur’an’ın tefsirini okumak gerçekçi bir istek değil. Allah’ın dininde de zorluk yok. On binlerce hadis okumak ve beş, altı tane çocuk geçindirmek kolay değil. Belki emeklilikten sonra bunlar olabilir. Emekli olduktan sonra da asıl bilgiye ihtiyaç duyulan zaman geçirilmiştir. Bir Müslüman yedi yaşından itibaren İslam’ı öğrenmelidir. Ya da hangi yaşında ise o andan itibaren dini bilgisini elde etmelidir. Hangi dini bilgi Müslüman için zorunludur? Hangi işle meşgul ise o bilgi Müslüman için zorunludur. Müslüman namaz kılıyorsa namazla ilgili bilgisi olacaktır. Müslüman oruç tutuyor ise ramazanı şeriften önce oruç bilgisini tazeleyecektir. Hacca gitmeden önce oturup bir âlimden, hoca efendiden bir kitabı beraberce okuyup öğrenip haccı anlamalıdır. Zekâtla ilgili yükümlülüğü var, zekât fıkhını öğrenmelidir. Bütün bunlar birer kitapçık şeklinde özetlenebilecek bilgilerdir. Yani günlük hayatımızda yer alan namaz, oruç, zekât, hac gibi ibadetlerin toplamı, örnek olarak söylüyorum, 200 sayfayı aşmaz, zorunlu bilgi halinde alındığında. Evleneceği zaman evlilikle ilgili dini bilgilerini öğrenecek. O zaman o zaruri bilgidir. Kuyumculuk yapacaksa kuyumculukla ilgili fıkıh bilgisini öğrenecek. Ticarete atılacağı zaman oturup bir ilmihalden ya da bir hoca efendiden ticaretin helalini haramını öğrenecek. Eğer Müslüman işçi olarak çalışıyorsa patron hakkı ile işçilik görevleri ile ilgili fıkıh öğrenecek. Müslüman patronsa işçi çalıştırıyorsa bir âlimden işçi çalıştırmanın fıkhi ayrıntılarını öğrenecek. Böylece herkesin zorunlu dini bilgisi meşgul olduğu alanla ilgilidir. Namaz kıldığı için namaz. Ticaret yaptığı için ticaret. Âlim bir insan ümmeti Muhammed’in dertleri ile meşgul olduğu için ona biz, “filan konuda sen uzmanlaş, sadece namazı bil” diyemeyiz. Neden? Çünkü o namazla da, oruçla da zekâtla da, evlilikle de, boşanmayla da, uluslararası ilişkilerle de, Müslümanların yönetim tarzı olan hilafetle de ilgileniyor olması lazım. Müslüman, fetva soracağı zaman ehil birisini arayacak. Ehliyet her dalda bilgi bilmeyi gerektiriyor. Âlimin bilgisi başka, zaruri dini bilgi başka. Bunu şuna benzetebiliriz; Lokantada onlarca yemek olması lazım ki adı lokanta olsun. Ama Müslümanın evinde akşam sofrasında bir pilav bir çorba bulunabilir. Biri zaruridir biri donanımlıdır. Müslüman zaruri olarak ne ile meşgul oluyorsa bu hayatta o bilgiye vakıf olması lazım. Hem dini açısından hem dünyası açısından. Alim böyle değil. Tek bir alanda uzmanlaşmış birisi mesela fıkıhta bir konu üzerine araştırma yapmış doktora yapmış birisi o alanın uzmanıdır. Âlimlik bunun ötesinde bir şey. Müslüman sorduğunda en azından kaynaklara müracaat edip nereden nakil yapacağını, Allah’ın kitabında, Peygamberin hadisinde, Ebu Hanife’nin fıkhında nereden bulacağını biliyor düzeyde olması lazım.