Yetim kimdir?

Bu videoyu bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

Bu videonun sesini bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

‘Yetim kimdir?’ adlı videonun yazılı dökümanı aşağıdadır.

Yetim kimdir?

Buluğ çağına ermeden babası ölen çocuğa yetim denir. Buluğ çağını bilmemiz gerekiyor yetimi anlamamız için. Bir çocuğun erkekse ihtilam olması, kızsa aybaşı olması buluğ çağına girdiğini gösterir. Eğer on beş yaşından gün aldıysa aybaşı olmamış, ihtilam olmamış olsa bile buluğ çağına girmiş sayılır. O zaman biz şöyle diyebiliriz; on beş yaşına kadar çocuklar buluğ çağına girmiş olabilirler ama on beş yaşındaki her çocuk baliğdir, buluğ çağına girmiştir.

Bir çocuğun buluğ çağına girmesi demek mükellef olması demektir yani yetmiş yaşındaki bir insanla on altı yaşındaki bir insan Allah’ın şeriatında aynı yükle yükümlüdürler. O da namazla yükümlüdür, o da oruçla yükümlüdür. Şu  kadar ki çocuğun buluğ çağına ermesiyle reşit olması arasında küçük bir fark olabilir. Bu fark mesela buluğ çağına gelmiştir ama ev idare edecek durumda değildir. Henüz çocukluk atmosferinden çıkmamış olabilir. Onlara ne yaparız? Babasından kalan büyük bir malı ona teslim etmeyebiliriz. Mesela onun ehliyet alıp araç kullanmasına izin vermiyor olabiliriz. Henüz reşit değil.

On sekiz yaşından sonra tıbbi bir özrü mahkemeyle tescil edilecek, tıbben raporlanacak bir özrü bulunmayan herkes reşittir. Çünkü Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem on yedi yaşındayken Usame’ye, radıyalahu anh, ordu teslim etti. Orduda Ebu Bekir ve Ömer radıyallahu anh da er olarak görevliydiler. Demek ki on yedi yaşından itibaren bir ordu yönetebilecek kıvama gelir bir genç. Şimdi konumuza dönelim: Bir çocuk, henüz buluğ çağına gelmeden babası ölürse ona yetim denir. Annesi ölene yetim demiyoruz, öksüz diyoruz. Dinen yetim, babası ölen çocuktur.

Yetimle ilgili iki açıdan incelememiz gereken konu var. Bir: Yetim Allah’ın rahmetinin tecelli ettiği yerdir. İşinin iyi gitmesini isteyen, kalbinde huzur bulmak isteyen, Allah’ın rızasını kazanmak isteyen yetimle ilgilensin. Yetimi doyurmak, yetimle ilgilenmek bir tür cihattır, infakın en güzel çeşitlerinden birisidir. Kur’an-ı Kerim ve hadisi şerifler yetimi âdeta cennetin vizesi olarak gösteriyor. Bunu bilelim.

İki: Bir baba ölürse mirası yetimlere kalır eğer yetimi varsa. Yetim değilse de çocuklarına kalır ancak yetimken çocuklara mal kalması hâlinde o malı yemenin ciddi bir şekilde bir vebali vardır. Özellikle dedeler, amcalar, yakın akraba, komşular yetim malına karşı dikkat etmelidirler. Zira yetim malı demek bir tür ateş demektir. Ancak bu şöyle yorumlanmamalıdır: Evde yetim var diye o evde çay içmek sakıncalıdır şeklinde anlamamalıyız. Yetim malını almak demek; tarlasını elinden almak, babasından kalan arabayı gizlemektir. Yoksa annelerinin oturduğu evde veya dedesinin beraber kaldığı sofraya oturmak değildir yetim malı yemek.