Yabancı dil öğrenmek

Bu videoyu bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

Bu videonun sesini bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

‘Yabancı dil öğrenmek’ adlı videonun yazılı dökümanı aşağıdadır.

Yabancı dil öğrenmek

Yabancı dil öğrenmeyi tavsiye eder miyiz etmez miyiz diye bir açık soruşturmaya gerek yoktur. Yabancı dil müslüman için bir silahtır. Silah edinmek gerekli midir gereksiz midir diye düşünemediğimize göre, muhakkak silahımız bulunsun diyeceğimize göre yabancı dil öğrenmek Müslüman için gereklidir. Ancak yabancı dil öğrenmenin iki tarafı da kesen bir bıçak gibi olabileceğini, özellikle asrımızda bunun böyle olduğunu da bilmemiz gerekiyor. İngilizcesinden Almancasından Fransızcasına, Çincesine, Japoncasına kadar hiçbir dil kültüründen, yaşam tarzından tamamen tecrid edilerek öğrenilemez. Dilin kuralları alınıp grameri öğrenilip kelimeleri ezberlenip kültüründen, yaşam tarzından tamamen tecrid olmuş olarak o dili bilmek çok nadiren mümkündür. Genelde ülkeler milletler kendi dillerini başkalarına öğretirken kültürlerinin de, dinlerinin de alınmasını isterler. Bunun için İngilizce öğrenilirken ciddi bir batı uygarlığı etkisinde kalma ihtimalini göz ardı etmemeliyiz. Bu ihtimal yani bir dili öğrenirken o dilin kültürünün etkisinde kalmak, o dili konuşanların, ana dili olarak kullananların dinlerinden, batıl anlayışlarından etkilenmek ihtimali Müslümanın bütün yabancı dillerden kopuk, uzak, dil bilmez olmasını gerektirmiyor. Bunu ilaç kullanmak gibi algılayabiliriz. Nasıl ilaçları yan etkilerine rağmen kullanmak zorunda kalıyoruz. Yabancı dilleri de yan etkilerinden kültürel, ahlaki ve siyasi etkilerinden, dine etkisinden haberdar olarak öğrenmeli ve kullanmalıyız. Bilhassa ticarette ve siyasette üstün durumda olan milletlerin dilleri yan etkisi yüksek olan dillerdir. İngilizcesinden Çincesine kadar öğrenilen dil ya kendi ülkende kendi dershanelerinde özel bir hocada gramerini öğrendiğin bir nebze romanlarını okuduğun dil olarak kalır. Ya da o ülkeyi o dili konuşan insanları iç içe hale getirdiğin bir ortamda o dili öğrenirsin. Tehlike de özellikle bu noktada başlıyor. Yani dilin konuşanlarının içinde onların etkisinde kalarak öğrenilmesi yan etkisi diyelim buna biz. Bu yan etkiden eğer yüzde yüz etkilenilecekse yani dil öğrenmek sonuçta dine zarar verecekse, kültürü sıfırlayacaksa öyle bir dil öğrenmeyi zararlı görebiliriz. Ama yan etkilerine karşı tedbirler alınarak dil öğrenilecekse bu dil öğrenimini faydalı buluruz. Hatta silah olduğu için tavsiye de ederiz. Ama iki şeye özellikle dikkat ediyoruz. Birincisi, yabancı dil öğrenmek hiçbir şekilde kendi dilini ezmek olmamalıdır. Kendi milletinin dilini konuşamayan bir insan yabancı dil öğrenmekle övünmemelidir. Her insan annesinden doğarken öğrendiği dili en hassas şekilde bilmelidir, şairlerin kullandığı düzeyde dil kullanmalıdır, bu birinci noktamız. Bu birinci noktamız. İkinci noktamız, biz Arapça’yı yabancı dil görmüyoruz. Arapça din dilimizdir. Onun için çocuklarımız hatta emeklilik yaşına gelmiş olsak bile biz büyükler Arapça’yı din görüyoruz. Kur’an dili olduğu için Kur’an’la haşır neşir olmak diye görüyoruz. Onun için yabancı dil kurallarında Arapça yoktur. Arapça’dan kültürel etkilenme keşke gerçekleşse. Keşke Arapça öğrenirken Arapça’nın ilk konuşanı olan ve ideal konuşanı olan Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemden ve ashabı kiramdan yeteri kadar etkilenmiş olsak. Yabancı dil tavsiye edilir, ilaç gibidir, gereklidir. Ama öyle ilaçlar var ki tedavi ederken öldürebilmektedir. Buna da dikkat etmeliyiz.