Vehhabilik ve Eş’arilik Üzerinden Zihni Bulandırılan Gurbetçi Müslümana

Selamünaleyküm hocam;

Biz Hollanda’da yaşayan Müslümanlar olarak Rabbimin bizlere verdiği imkânlar dâhilinde yüce dinimizi burada yaşamaya hem de yaşatmaya çalışıyoruz.

Hocam, buralarda en çok mücadelemiz Vehhabi’lerle oluyor. Bize her daim Eş’ariliğin bir delalet olduğu, Allah’a iftiralar attıklarını, Kur’an’ın mahlûk olduğunu ve Allah’ın sıfatları hususunda iptale gittiğini söylemekteler. Ve İmam Eş’ari’nin hayatının sonuna doğru Selefin akidesine girdiğini söylemektedirler. Aklımızı karıştırıp duruyorlar. Ne tavsiye edersiniz?

Selamünaleyküm;
Aziz kardeşim, mü’min insan,

Şu durumumuza bakar mısın lütfen; orada kaç kişisiniz, Hıristiyanların ortasında ne gücünüz var ve siz imanınızı mü’min kardeşinizden korumaya çalışıyorsunuz değil mi? Bilemiyorum bu duruma ağlasam mı, gülsem mi, ellerimi başıma kement yapıp dağlara mı çekilsem, bilmiyorum vallahi. Sadece siz değil, pek çok kardeşimiz sizin yazdığınız gibisini yazıp dert yanıyor.

Bu ne garip bir tecellidir Ya Rabb, ne garip! Ne ağır bir imtihan dönemine geldik biz. İmtihanımız ağır ama ondan da ağır olanı bu imtihanla mükellef olanların neyin ne olduğunu idrak edemiyor olmalarıdır her hâlde.

Bu ümmetin içinde Vehhabilik yoktur, Eş’arilik yoktur, asla ve asla yoktur. Ya mü’min olmak vardır ya da selde sürüklenen çerçöp olmak vardır. Biz Muhammed aleyhisselamın ümmetiyiz. Kimsenin adı ile anılmayı kabul edemeyiz. Rabbimiz bizi ‘Müslümanlar’ olarak adlandırdı. Müslümanlık yerine kullanılan bütün adlara lanet olsun. Kardeşliğimizi yaralayan hiçbir çalışma bu ümmetin adına yürütülebilen bir çalışma değildir. Bahçemizi bir tek çiçeğin bulunduğu bahçe zannedenler saksı kafalıdırlar. Saksı kafalıdırlar ki, bir tek çiçek düşünebiliyorlar. Hâlbuki biz, ümmetiz. Ümmet olduğumuz için de rengârenk çiçeklerle dolu büyük bir bahçe gibiyiz. Bir tek çiçek bilebilenler, kısır akıllılar, bu büyük ümmetin azametini idrak edemeyenlerdir. Yok kardeşim, bizim imanımızda şu veya bu insan adıyla anılmak yoktur. Biz Muhammetçi bile değiliz de nasıl Vehhabi olabiliriz, nasıl Eş’arî olabiliriz?

Hayır! Biz ümmetiz. Biz ümmetiz. Biz ümmet-i Muhammed’iz. İlim adına, cihat namına önümüzde duranların adını hizmetlerinden ve bizim üzerimizdeki haklarından ötürü yâd ederiz. Onlara nispet edilmeyi kabul etmeyiz.

Hayır! Biz saksı hacimli değiliz. Bir çiçek için açmış baharın ürünleri değiliz. Kar çiçeği de değiliz. İnsanlığın son gemisi bir ümmetiz biz. Bütün renklerimizle, türlerimizle bu bahçenin çiçekleriyiz.

Aziz kardeşim, sakın unutmayasın: Biz ümmetiz. Biz ümmetiz. Biz ümmetiz.

Ümmet olmak büyük olmaktır. Renk bolluğu demektir. Evet, dertliyiz, dert yığını içinde yaşarız ama biz razıyız derdimizden. Biz kabile değiliz, saksı kadar çiçek alacak küçük bir toprak parçasında değiliz. Biz ümmetiz. Allah’tan korkalım. Ahireti unutmayalım. Şeytanın hesaplarını ihmal etmeyelim.

Aziz kardeşim. Yarın siz, biz, o kardeşlerimiz ve hepimiz Rabbimizin huzuruna dikileceğiz. Bunda şüphemiz yoktur elbette. Şeytan bunu unuttursa da biz unutmayalım sakın. Birbirimizin imanı ile oynamış kimseler olarak nasıl dikiliriz huzura? Eyvah ki, başımızı küfrün cenderesinden kurtardık derken birbirimizin boğazına sarıldık, imanımıza göz diktik, eyvah ki ne eyvah!

Bir mü’min kardeşiniz olarak size yarın, Rabbimizin huzurunda mesuliyetten kurtulmamıza vesile olacak ilkeler tavsiye edeyim. Umarım siz de biz de ve hatta o kardeşlerimiz de hepimiz akılımızı başımıza alırız ve birbirimizle değil küfürle mücadelenin elzem olduğunu idrak ederiz.

1.Ümmet olduğumuzu unutmayalım. Ümmet olmak, temel iman esaslarında bir olmak, birbirimizi değil küfrü hedef olarak görmek demektir. Sakın ‘Allah ve Muhammed’ diyen kimse ile uğraşmayın. Bu iki ismin etrafında bulunalım. Ayrıntılarla ilgilenme zamanında değiliz. Ümmet olmakla kabile olmak arasındaki fark da buradan gelmektedir.

2.Mezhepler haktır yani yerindedir ve gereklidir. İmam Eş’ari rahmetullahi aleyh, dinimize en büyük hizmetleri yapmış büyük imamlarımızdan biridir. Kıymetinin bilinmemesi ona bir eksiklik getirmez. Varsın konuşan konuşsun. Siz savunmayın bile onu. Siz akidenizi sarsmayın yeter. Savunurken daha çok batarsınız. Vehhabiliğin tohumları bile yokken Eş’ari olarak Rabbine yürümüş milyonlarca mü’min vardı. Vehhabilik henüz bir ailenin adı etrafında oluşum olmanın ötesine gidememiştir. Vehhabiliği, mevcut uygulayıcılarına göre değerlendirdiğimizde kanaatimiz budur. Vehhabiliğin müdafaa ettiği ama o ismi kullananların içini doldurmadığı değerlere ise büyük oranda biz de bağlıyız. Ortada Kur’an ve Sünnet varken bizim başka bir cephemiz olamaz. Ama İslam’ın düşmanlarını bir kenara bırakıp, yönetimlerinin İsrail rızası etrafındaki politikalarına çıt çıkaramayıp hıncını mü’min kardeşlerinden almaya yeltenen Vehhabiliği reddetme hakkımız vardır.

3.Mü’minlerin arasındaki hiçbir tartışma, birinin diğerini ikna etmesi ile sonuçlanmamıştır neredeyse. Bugüne kadar tartışan iki mü’min değil, üçüncü kişi olan şeytan kazanmıştır hep. Siz de tartışmayın. Üçüncüyü kazandırırsınız. Onlar size sataşsın. Siz bildiğinizi yapın. Bizzat size sataşanlar kesinlikle sizinle aynı imanı paylaşıyorlar. Kullandıkları kavramların ne anlama geldiğini kendileri de derinlemesine bilmezler. Mü’minle tartışmak ve mü’mini sıfırlamak diye bir ibadet yoktur. Bu bahane ile nefsi tatmin etmek ve şeytanı hoşnut etmek vardır. Siz yapmayın bunu.

4.Oradaki kardeşlerimiz, sizinle bu denli uğraşırken neden küfür diyarında kalıyorlar? Vehhabiliğin en temel ilkelerinden biri şirk diyarında kalmamaktır. Onlar dedim ya kendileri de kullandıkları kavramların içeriğinden bîhaberdirler esasen.

5.Bugüne kadar boş tartışmalara girdi iseniz istiğfar edin. Orada imanınızı korumaya, nesil yetiştirmeye bakın.

6.Şu Ümmetimizin durumuna bakın ve biz ne ile meşgulüz, ne ile meşgul olmalı idik onu düşünün. Sonra da hepimiz topluca Rabbimizin affını dileyelim. Basit bir hata değildir içine düştüğümüz hata. İnna lillahi ve inna ileyhi raciûn.

Lütfen dua edin bize. Biz de size dua ederiz. Birbirimize dualar edelim. Kardeşlerimize selamlarımızı iletiniz.

Allah’a emanet olasınız.

Selamünaleyküm.

Nureddin YILDIZ