Ümmetin Umudu Mü’mine Kadınlara Diriliş Çağrısı

Hocam Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun. Ben sizin sohbetlerinizle İslam’a bakışı olumlu yönde çok değişen, Allah’a karşı sevgi ve saygısı daha çok artan, Resûllah’a hasret ve muhabbeti çoğalan, tesettürlü, hafız, Arapça bilen, iki kız çocuğu annesi bir kadınım. Size teşekkür etmeye kelimelerim kafi gelmez. Allah’ım sizden razı olsun. Resûllullah’ın ömrü gibi ömrünüz hayırlı ve bereketli olsun. Sohbetlerinizi dinlemeden önce hafız olan, Arapça bilen, eşine dahi bu şartlarda hürmet edemeyen, çocuklarının Allah’ın emaneti olduğunu unutup onlara yeterli ilgi ve alakayı göstermeyen, Allah’a dua ettiğinde gözleri yaşarmayan, içten hissedemediğim Allah sevgisi olan, dini hep diyanet sistemi gibi algılayıp kendi isteklerine göre davranan, hafızlığıyla ve Arapçasıyla övünüp bir sayfa Kur’an okumaktan gafil olan, tevekkül ve sabrı sadece bildiğini sanıp hayatına geçiremeyen bir kadındım.

Şimdi ise sizin vesilenizle yukarıda saydıklarımın tam tersi yönde, yani olumlu yönde değişen bir insan oldum. Sohbetlerinizi dinleyerek, evliliğin kefilinin Allah olduğunu idrak ederek, yanlışlarımı görerek, eşime sabrederek, her işimde Allah’a tevekkül ederek, boşanmaktan vazgeçerek evliliğim mutlu hale döndü.

Allah’ın izniyle bir gün sohbetinizi dinlemezsem sanki eksik kalmışım gibi hissediyorum. Sıkıntılı ve zor zamanlarımda bana ilaç gibi tesirli oluyor. Ailem, kardeşimi şimdi kocası olan gence sırf evi ve maddiyatı yok diye Allah yolunda olmasına rağmen o gence vermiyordu. Sohbetlerinizi dinleyerek kardeşim ve eşi, ailem razı olana dek sabır ve dua ile Allah’tan yardım istediler. Ailem de sohbetlerinizi dinledikten sonra, yaptıkları hatanın farkına varıp evlenmelerine razı oldular.

Siz böylelikle bir yuvanın dağılmamasına, bir yuvanın da kurulmasına sebep oldunuz. Rabbim sizden öyle çok razı ve memnun olsun ki Resûlullah’ın en yakın komşusu olasınız. Daima Cemalullah ile şereflendirilirsiniz inşallah. Allah o hayırlı ve mübarek ömrünüzü bereketli ve şimdiki gibi insanlara daima faydalı kılsın. Bize Allah’ı ve Resûlulullah’ı bu kadar güzel sevdirmeye ve tanıtmaya vesile olduğunuz için Allah her daim yar ve yardımcınız olsun.

Selamünaleyküm.
İman ne büyük nimet, mü’min olmanın hazzı ile kardeşlik yaşamak ne büyük saadet! Rabbim sizden de razı olsun.

Saliha kadınlar arasında cennete giresiniz; eşinizle, yavrularınızla cennette koltuklara gerilmiş, dünyanın cefasını konuştuğunuz günleriniz olsun. Nesibeler, Fatımalar, Aişeler, Hadiceler arasında kalasınız.

Siz saliha, eşiniz salih, yavrucaklarınız mücahitler olsunlar. Eviniz ibadetle mamur kalsın. Ümmetimizin umudu mü’mine hanım olarak kendinize dualar edin. Eşinize dualar edin, bebelerinize dualar edin. Bu kardeşinize de dualar edin. Sizin dualarınızla yol alacağız.

Siz, bu ümmetin saliha kadınları; mobilyaya tapınmayan, Rabbinden bulacağı cennet nimetlerini hiçbir şeye değişmeyen, sabreden, sebat eden, yılmayan, yorulmayan, ezilmeyen, ezmeyen, üşenmeyen, asrının gerektirdiği cihadı yapan, eşinin cenneti, doğurduklarının örneği kadınlar, siz bu merhûm ümmetin umudusunuz. Siz kalkarsanız ayağa, yeni nesiller sıra dağlar gibi dizilecek cihat meydanlarına. O zaman, sizin Allah için ayağa dikildiğiniz zaman, ezanlar Arş’a erecek, o zaman nesiller asıl ruhunu bulacak, şeytanın binlerce yıllık birikimine rağmen hak hakim olacak.

Siz, sadece bu ümmetin değil bütün insanlığın umudusunuz. Siz sadece kadın değilsiniz; siz hayrın çekirdeğisiniz. Firavunların saraylarında da olsanız Âsiyeleştiğiniz sürece çekirdek korunmuş demektir. Sizin için, sizin gibi bir saliha kadın nesli için hiçbir emek boşa değildir. Sizden biriniz bir Âsiye olsun, bir Meryem olsun da, o gün toprak bitki vermesin, gök yağmur indirmesin! Yeter ki sizden bir Âsiye çıksın. Bütün dualarımız sizin içindir.

Sizi takdir edemeyenlerin arasında kalsanız da, sizi hâlâ ‘bir kadın’ olarak görenler olsa da siz, Âsiye’siniz. Şeytanın kadınla kurduğu bu zulüm saraylarını siz yıkacaksınız. Küfrün belini siz bükeceksiniz. Sizi bekler bu ümmet asırlardan beri. Melekler sizin peşinizdedir.

Siz, Hafize hanım,

İki çocuk annesi kadın,

Arapça bilen hocahanım…

Ayağa kalkın ve yürüyün. Yürüyün de yürüsün dağlar, ovalar ardınızdan. Derinliklere gömülmüş sularımız fışkırsın topraktan. Kurumuş ağaçlarımız meyveye dursun. Göklerimiz bulut dolsun. Yeşersin yüreklerimiz.

Kalkın be kadınlar!

Kur’an hafızları, dikilin şeytanın karşısına!

Anneler, ayağınıza cennet gelmişler olarak açın ellerinizi de dinsin bu kasırga.

Kalkın be kadınlar, kalkın artık!

Silkinin de sırtınızdan atın mobilyalarınızı, savurun etrafınızda size vesvese telkin edenleri.

Tutun eşinizin elinden, basın yavrularınızı bağrınıza da sonra yürüyün. Durmamak üzere, nefes almadan, dinlenmeden, serinlenmeden, koltuk silmeden, paspas yapmadan yürüyün Adn cennetlerine doğru. Koşun Firdevslere…

Nedir bu melekleri bekletmeniz; yürüyün de yürüsün nesiller ardınızdan ey ayaklarına cennetlerin uzandığı Havva’nın kızları!

Selamünaleyküm.
Nureddin YILDIZ