Tesettür zaafım var ve yenemiyorum, ne yapmalıyım?

Hocam siz, azgınlaşmış nefsimi dizginlememe, kirlenmiş aklımı temizlememe ve uykuda olan vicdanımı tekrar uyandırmama yardımcı oldunuz. Bana sizinle yardımını gönderen Rabb’ime hamd olsun. Ben yurt dışında doğdum büyüdüm hocam, yıllar sonra da memlekete dönüş yaptık. Hakka, hakikate gafil yaşadığım bir on altı yılım geçti. Şimdi çok mu farklıyım, hayır ama hamd olsun hatalarımın yanlışlarımın azabını duyuyorum ve daha iyi bir kul olmanın kendimce mücadelesini veriyorum inşallah. Siz bana dert yüklediniz, dertle birlikte de kocaman bir umut. Maslahatçı aklım nefsimin arzularına makul görünen gerekçeler buluyor vicdanım da böylece günahımı aklıyordu. Ama artık buna fırsat vermiyorum, vermemeye çalışıyorum inşallah. Fakat uzun zamandan beri mücadele ettiğim ama bir türlü yenemediğim tabiri caizse yenilgiden yenilgiye koştuğum bir meselem, bir derdim var; hocam ben tesettürümdeki zaaflarımı yenemiyorum. Hiçbir günüm yok ki tesettürümü düşünmeyeyim. Her an aklımda; niye olmuyor niye yapamıyorum diye sorguluyorum kendimi. Artık bu o hale geldi ki yanımda konuşulan konulara kayıtsızlaştım. Eşim benimle konuşuyor ben kendimle. Uykularım kaçıyor. Ne konuşursam konuşayım hep konu buraya geliyor sanki. Bazen başka eksiklerime yöneleyim, zaman tanıyayım kendime diyorum ama bu eksiğim bir baraj gibi bunu aşamadan ileriye gidemiyorum. Takıldım. Her denediğimde devamını getiremediğim için bir sonraki niyetimde eski kuvveti ve inancı bulamıyorum kendimde. Pardesülerimi bol giymeye özen gösteriyorum fakat hepsinin göze hitap ettiğinin farkındayım, beni korumuyorlar. Başörtümü omuzlarımın üzerine alamıyorum. Tesettürümde o emredilen ölçüye uyamayacağımı hissettiğimde evden çıkmıyorum. Fakat artık bu durumu, yenilgimi kabullenmeye doğru gittiğimi gözlemliyorum, bu da beni daha çok korkutuyor. Ne öyle ne böyle oluyor hocam. Gözünü dağlara dikmiş ama daha önündeki çitlere takılıp düşen biri gibiyim. Ümmete faydalı olma gibi sevdalarım var ama daha kendime faydam yok. Ne yapmalıyım hocam? Nasıl bu günaha bir son verebilirim?

Bir kere hayatı olduğu gibi bir imtihan olarak görmeyi başarın. Herkes bir çeşit imtihan olacak, çare yok! Sizin imtihanınız da budur. Bu imtihanı yaşadıkça kazanma sürecinde tutacaksınız. Yılıp bir kenara yığılmaktansa sabredip sebat ederek kazanmaya bakacaksınız. Bulunduğunuz noktada şeytan sizi, nefis muhasebesi süsü ile yıpratıyor. Çıplak olmadığınız ortada, sorununuz daha iyisini yapamamak. ‘Daha iyisini yapmak’ bir mücadele meselesidir. Elli yıl da sürebilir bu mücadele; neden bu gözle bakmıyorsunuz? Dik durun, şeytana taviz vermeyin. Daha iyi olma mücadelesi her şeyden önce dirayet ister, dik duruş ister, unutmayın. Kendinize yeni bir bakış açısı belirleyin, yeni bir değerlendirme yapın ve yolunuza devam edin. Allah yardımcınız olsun.