Tekfir Hastalığının Tedavisini Soran Müslümana Mektup

Hocam 20 yaşında bir kardeşim var. Hocam demokrasi küfürdür diyor. Oy kullananları küfürle itham ediyor. Ailece sıkıntı çekiyoruz. Bir türlü ikna edemiyoruz. Hemen hemen birçok âlimi tekfir ediyor. Önerebileceğiniz bir kitap var mı? Nasıl davranalım?

Hocam,

1) Günümüz idarecilerinin kanun yapma yetkisini, ona göre, oy kullananlar Allah’ın hüküm verme yetkisini alıyorlar dolayısıyla bunlara oy verenlerin de dinden çıktığını, kâfir olduğunu söylüyor.

2) Günümüz idarecilerini tağut ilan ediyor, hırsızlıktan tutun da miras hukukuna kadar İslam hukukunun uygulanmadığını ileri sürüyor.

3) Cumaya gitmiyor. Hiçbir imamın arkasında namaz kılmayı kabul etmiyor.

Hocam küfür ver şirk konusunda aydınlatmanızı istiyorum. Hocam Ebu Hanife’nin 23 maddede tekfir ettiği konuları anlattık. Yine Kur’an’ı Kerim’de geçen tağutla ilgili ayetlere takılmış. İkna edemiyoruz. Allah rızası için yardımcı olmaya çalışın. Hocam aile olarak bizi de tekfir ediyor. Ayrıca bizden de uzaklaştı. Bizimle konuştuğu tek konular bunlar. Yaşı küçük olduğu için nasıl davranalım? Allah razı olsun hocam

Selamünaleyküm.

Sevgili kardeşim.

İnsanlar sadece kanser ve benzeri hastalıklarla mücadele etmiyorlar; fikirlerin de kanseri vardır. Ne yazık ki, fikir hastalıkları beden hastalıklarından daha büyük yaralar açıyor. Sözünü ettiğiniz düşünceler Türkiye’de de İslam topraklarının büyük bölümünde de yaygındır. Siz, ailenize yeni sirayet ettiği için geç fark etmiş olabilirsiniz. Pek çok gencimiz, ömürlerini kuru bir inat uğruna heba ettiler. Allah Teâlâ, onlara da bizlere de ihlâs ve basiret nasip etsin. Ne yazık ki size, bu durumun ıslahı için şu şu işleri yapın diye bir tavsiyede bulunamayacağım. Bu bir hastalıktır. Tâ Ali bin Ebu Talib radıyallahu anh zamanında vardı bu hastalık. Düşünün Ali (r.a)gibi birini “Allah rızası için, şeriat adına” öldürdüler! Bu tipler, bir yere toslamadan duramayan freni patlamış araç gibidirler. Size çok acil olarak şunları tavsiye edebilirim:

Kardeşimizle tartışmayın, iyi kötü, haklı haksız, doğru yanlış tartışmasına girmeyin. Siz ona bir şeyi ikna etmeye çalıştıkça onu fark etmeden biraz daha derinleştirirsiniz. Buna “kaş yaparken göz çıkarmak” olarak da ad verebilirsiniz. Onu besleyeceğiniz en büyük kaynak, tartışabileceği, fikirlerini boşaltacağı birilerini önüne çıkarmanızdır. Canavara yem olarak pişmiş et vermek gibi olur bu. Şeytan size muhakkak, “bunu ikna edin, yanlış yaptığını söyleyin” şeklinde telkinde bulunacaktır. Zor da olsa, susmayı, sessiz kalmayı becermek zorundasınız. Her konuştuğunuz kelime onu azdıracaktır.

Bu konu dışında onunla bağınızı asla zedelemeyin; sonunda ağabeyleri, aile efradına dönmesi gerektiğini şuuraltından kaybettirmeyin. Bu konu dışında yiyin için, gezin ve benzeri beraberlikleri sürdürün. Bu konu açılınca da birden pasifize edin kendinizi. Size zor ama alternatifi olmayan şeyler tavsiye ediyorum. Lütfen iyi anlamaya çalışın.

Bu durumu yaymayın, akraba ve arkadaş çevresinde ne kadar yaygın bilinirse o kadar resmiyet kazandırırsınız ona. Böylece dönüşü de zorlaşır. Yakın bir zamanda değil ama uzun vadede biiznillah döner. Gerçi dönüşü, bir yere toslama ile olacağı için pahalı olabilir ama döner, merak etmeyin.

Size sabır diliyorum. Dua ediyorum. Bu meseleyi siz, bir aile konusu olarak ele alıyorsunuz. Bir de ümmetin derdi olarak bakın lütfen, şu hâlimize ve şu perişanlığımıza nasıl bir katkı getirdiğine bakın. Mesele sadece sizin kardeşinizin meselesi değildir. Siz, evinizden birinin bu gidişatına kahroluyorsunuz, ben ise ümmetimin gençlerinden birini şeytan nasıl göz göre göre erittiğini düşünerek kahroluyorum. Allah’a emanet olun.

Ramazan’ınız mübarek olsun. Aslı gibi bir Ramazan yaşamaya sizi de bizi de muvaffak kılmasını Allah Teâlâ’dan dileriz.

Selamünaleyküm.

Nureddin YILDIZ