Takkenin fıkhi hükmünü soran Müslümana mektup

Namaz dışında takke takmanın hükmü nedir? Takke takmak namaz dışında da sevap getirir mi, sünnet olur mu? Cemaatler, sohbet esnasında ve Kur’an okunurken takılması gerektiğini söylüyor.

Takke takmak, ümmetimizin kültürüdür. Ümmetimizin kültüründe erkeklerin takke kullanması vardır. Namazı takke ile kılmanın hikmeti de buradadır. Takkesiz olmak bize, bizden olmayanların dayattığı ve kabul ettirdiği ithal bir kültürdür. Sadece bu boyutu ile bakıldığında dahi takkeli olmayı tercih etmemiz gerekir. Bu nedenle, kültür istilasına karşı hassas olan hocaefendilerimiz, takkeli olmak üzerinde durmuşlardır. Ne var ki mesele, farz vacip meselesi değildir. Ayrıca şehirlerde dikkat çekmekten öteye bir yararı olmayacak şekilde takkeli dolaşmayı da bir çeşit cihat saymak bir nebze basit kalmaktadır. Evet, sarıklı Müslüman dolaşmalıdır sokaklarımızda ama içi dolu sarıklar sarılmasını, takkelerimizin altındaki kafalarımızın dolu olmasını da unutturan bir takkenin anlamı olmaz.Müslümanlar olarak bizi, değişime tabi tutarken başkaları elbisemizden ayakkabımıza kadar her şeyimizi değiştirdiler. Bugün biz, tekrar değişim heyecanı yaşarken üzerimizde değişen ne varsa onu yeniden ihya etmeyi önemli görmeliyiz. Bu konuda bir tereddüdümüz olamaz. Takkemiz, şalvarımız, cübbemiz, gömleğimiz bize ait olan olmalıdır. Müslüman, üzerindeki gömleğinden ayrıt edilebilmelidir. Ama bu tutum, din adına yapacaklarımızın tamamı niteliğinde ise bunu şiddetle reddeder hatta bunu bir şeytan tuzağı olarak görürüz.Söylemek istediğimiz şudur: Bugün akidemiz başta olmak üzere bütün Şeriat’ımız, Hilafetimiz, ilmimiz, bize ait ne varsa her şey bize ait olmayacak şekle sokulmak istenmektedir. Biz ise akidemizdeki sulanmayı bile önemsemezken başımızdaki bir sarığı sarmak ya da gömleğimizin yakalarını atalarımızın yakasına benzetmeyi İslamlaşma adına yapılacak en önemli iş ya da yapıldığında üzerimize düşeni yapmış sayılacağımız bir iş olarak göreceksek bunu çok basit anlamanın, ciddiyi basitle savuşturmanın bir örneği olarak görürüz. Akidenin değeri ile gömleğin değeri bir tutulabilir mi? Kafaya konan bir takke ile kafanın içindeki tefekkür konuları aynı olabilir mi? Mü’min, iman ettiği Şeriat’ın yürürlüğü ya da rafa kaldırılmışlığı konusunda hiçbir fikir sahibi değilse, çoraplarının renginin İstanbul’u fetheden askerlerin çorabının rengi ile aynı olması ona ne kazandırır? Düşünülmesi gereken bunlardır. Yoksa hiç kimse, bize ait olmayan bir şeyi bizim başımızda görmeyi basit tutamaz. Bizde olması gereken bir şeyin mesela bir takkenin de başımızda olmamasını basit tutamaz. Bizim ise eğer, takke değerlidir. Bizim değil ise ipek de olsa gerisi çöptür.Takkeye de böyle bakarız, bize ait olduğu hâlde bugün üzerimizde olmayan her şeye; önemseriz ama en önemlinin yerine koymayız. En önemli görmüyoruz diye de yok saymayız.

Nureddin YILDIZ

www.twitter.com/nurettinyildiz
www.facebook.com/nureddinyildiz