“Sünniyim ama bunlar aklıma takılıyor”

Selamünaleyküm Hocam,

Allah Azze ve Celle, hac gibi gerekli şartlar elverişli ise ömrümüzde bir defa yapmamızı emrettiği ibadeti Kuran’da açık bir şekilde belirtmiştir. Namaz gibi günde 5 defa yapmamızın farz olduğunu kabul ettiğimiz ibadetimizden neden açık bir şekilde bahsedilmemiştir? 3 vakit  geçen salât kavramı bizim anladığımız ve sünni hocalarımızın çevirdiği gibi namaz mıdır?

  

Said Nursi Risalelerinde, ona sual edilen mevzularla alakalı ve anlatımlarında, sanki Tanrısal aklı elinde bulunduruyormuş gibi cevap veriyor. Daha açık bir haliyle sanki hâşâ Allah Azze ve Celle ona meseleyi anlatmış gibi konuşuyor.

Örneğin;

Kendisine sorulan  “Koca Allah’ın Peygamber’i nasıl oluyor da Halid Bin Velid’e yenilir?” sualine “Allah Halid Bin velid’in ileride İslamiyet için iyi şeyler yapacağını biliyordu. Bu sebeple yenmiştir.” Şeklindeki cevabı. Değerli Hocam bu üslup doğru mudur? Said Nursi bu makamda mıdır?

  

Sünni kaynaklarda da geçtiği üzere Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve selem Efendimizin vefatında Ebubekir radiyallahu anh ve Ömer radiyallahu anh taziyeye katılmak yerine Hilafet’i almaya gitmişlerdir. Taziyede Ali radiyallahu anh bulunmuştur. Hatta Fatıma radiyallahu anha Annemiz, Ebubekir radiyallahu anh ve Ömer radiyallahu anh ile vefat edene kadar konuşmamıştır. Bilal-i Habeş radiyallahu anh da Ali radiyallahu anh halife olana kadar ezan okumamıştır. Bu bize Ali radiyallahu anh’ın haklı olduğunu mu gösterir?

Ben Sünniyim çok şükür. İbadetlerimi yerine getiriyorum fakat kafamı kurcalayan bu soruların cevabını arıyorum.

Bir de Kuran’ı Kerim meallerine baktığımız zaman bir ayetin birden fazla hoca, diyanetçi tarafından farklı yazıldığını görüyoruz siz hangi meali önerirsiniz?

Selamünaleyküm
1. Dinimiz iki kaynak üzerinden yaşanmaktadır. Bunların biri Kur’an diğeri de Peygamber aleyhisselam’ın Sünnetidir. Namaz başta olmak üzere ibadetlerimizin tamamı, mü’min ahlâkımız, günlük ilişkilerimiz ve diğer muamelatımız Sünnet kanalıyla bize intikal etmiştir. Sünnet kaldırılacak olsa ortada din diye bir şey kalmayabilir. En azından ayrıntıları kalmaz. Namazda da durum böyledir. Kaldı ki hacc ibadetinde de Kur’an’dan ayrıntıların tamamı alınmamaktadır. Nihayetinde hacca göre namazın ayrıntıları gayet az denecek durumdadır. Bu sebeple üç veya dört âyet haccı özetlemiş görülür. Mesele Peygamber aleyhisselamın Sünnetinin oturtulduğu yer meselesi olarak anlaşılmalıdır. O zaman sorun kalmaz.

2. Said Nursî rahmetullahi aleyh, kendi nev’ine mahsus kalemi olan biridir. Ona ait üslubu tanımayan için yabancı bir alan oluşmuş olabilir. Beyan ettiğiniz ifadeyi zannederim sizden duysa sizi şiddetle reddederdi. Derdi ahiret olan bir insan o şekilde müstekbir bir mantık sahibi olamaz. Ona intisap ettiğini iddia eden bazıları onun hakkında abartılı ifadeler kullanmaktadırlar. Korkmasalar ‘kul değildi’ bile derler. Öyleleri ne onun talebesi ne de Said Nursî’nin derdini anlamış kimselerdir. Evet, sözünü ettiğiniz ifade tarzı bunaltıcıdır ama ben şahsen o ifadeleri Said Nursî’nin genel kalemi içinde görüyor ve endişe edilecek seviyede görmüyorum. Ben onun eserlerini okurken de bana o sizin hissettiklerinizi hissettirmiyor. Aksine onun kalemindeki iman heyecanını şevkle seyrediyorum. Allah ona ve bize rahmet etsin.

3. Ashabı kiram hakkında bilmemiz gereken en önemli hususlardan biri şudur: Onlar da insandılar. Onlar da fani idiler. Onlar da hata ettiler. Büyüktüler ama masum değildiler. Allah hepsinden razı olsun. Zikrettiğiniz meseleler onların dinimiz ve kimliğimizdeki yerleri açısından bir anlam ifade etmeyecek kadar basit meselelerdir. İlgilenilir ve abartılırsa ayrılık nedeni olarak da ele alınabilir ama koca bir nesli sarsacak şeyler değildir. Ben öyle görüyorum. Öyle görmeyi dinimin kıyamete kadar bekası ve kâinat çaplı olması açısından zorunlu görüyorum.

4. Diyanet meali okunabilir, yeterli bir mealdir. Her mealin elbette kendine göre bir güzelliği vardır ama ben size ortalama bir adres gösterdim. Allah yardımcınız olsun.

Selamünaleyküm.
Nureddin Yıldız