Süleyman Hilmi Tunahan Hocaefendiden Hareketle Ümmetimizin Büyüklerine Bakışımız

Selamünaleyküm hocam;

Süleyman Hilmi Tunahan ve onun yolunu takip edenler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Selamünaleyküm;

Bizden önceki mü’minler hakkında iyi şeyler düşünmek, onlara dua etmek durumundayız. Bizden önceki mü’minler için istiğfar etmemizi Kur’an bize öğütlemektedir. ‘Bizden önceki mü’minler’ için genel kural böyledir. Herhangi bir mü’min için bile yapmamız gereken budur. Bir de ömrünü Allah’a adamış bir mü’min için ne yapmamız uygun olur diye düşünebiliriz. Zikrettiğiniz isim, sıradan bir mü’min ismi değildir. Bu topraklarda Kur’an’ımızın imha edilmek istendiği bir zamanda kendisini Kur’an’a adamış bir mü’mini konuşuyoruz. Resmi bir görevi olmadığı hâlde kendisini Kur’an hizmetine adamış ve Kur’an hizmetinden dünyevi menfaat edinmemiş bir hizmet adamı olarak bilinmektedir. Bir ömür hizmet etmiş ve Rabbine o hizmet kervanında iken kavuşmuştur. Süleyman Hilmi Tunahan (Allah rahmetiyle muamele buyursun), peygamberlerden bir peygamber değildir. Meleklerden bir melek de değildir. Aynı şekilde hayalet bir kimlik hiç değildir. İnsandır. Mü’mindir. Bizim yaşadığımız dünyada, bizim yaşadığımız hayatı yaşamıştır. İlim adamlığı üzerinde de, yeteri kadar yorum yapabileceğimiz bir doküman yoktur elimizde. Yaptığı hizmetler ve yönlendirdiği talebeler üzerinden tanıyabiliyoruz Onu.

Onun ve benzerlerinin genel kaderi, abartanları ile ezenleri arasında kalmak olmuştur. Her âlim, mücahit gibi onun için de ileri geri konuşanlar olmuştur. Onlara karşı da abartıp uçuranlar olmuştur. O ise sadece mü’min bir insandır. Oturanların zamanında ayakta kalmıştır. Ürkenlerin diyarında yürüyen, koşan olmuştur.

Süleyman Hilmi Tunahan’ı bugün anarken, oldukça rahat bir ortamda ve geçmişi takdir edemeyeceğimiz şartlarda anıyoruz. Onun adına yanlış olarak zikredilen pek çok uygulamayı konuşuyoruz. Yukarıdaki ön bilgiden yola çıkarak şunu tespit etmek isterim:

Süleyman Efendi’nin hata etmiş olması pek tabiidir. Hata etmiş olma ihtimali, onun önümüzde duran mü’min önderlerden biri olma özelliğini kaldırmaz. Zira o bir nebi değildi. Melek hiç değildi. İnsandı; insan olarak da içtihat etti ve bir yığın iş yaptı. İçtihatları arasında hatalar olabilir. Daha uygunu varken, az uygun olanı hatta uygun olmayanı yapmış da olabilir. Şimdi biz, koltuklarımıza gerilmiş hâlimizle, neredeyse bir asır önce, mezara konmak istenen Kur’an’a hizmet eden bir mü’mini uluorta tenkit edemeyiz. Allah’tan korkmak gerekir. Yarın da bizim hakkımızda konuşulacağını unutmadan söyleyelim ne söyleyeceksek.

Bugün gelinen noktada, Süleyman Efendi’nin müntesibi olduğunu iddia eden ya da o konumda olan mü’min kardeşlerimiz, onun başlattığı hizmet ortamında bazı hatalar yapabilirler. Yapmışlardır da. Bilhassa siyasetteki zikzakları Müslümanlar adına kahredici olmuştur. Onlar için de masumluk olmayacağına göre, ‘Allah affetsin, keşke yapmasalardı’ der ve geçeriz. ‘Öyle olmazdı’ deme yerine, nasıl olacağını ispat için himmet etsek dinimiz bizden daha çok istifade ederdi. Süleyman Hilmi Tunahan, Kur’an’ımıza hizmet ettiği için gözümüzde değerli ise birilerinin,

SÜLEYMANCI olarak bilinmesi, Süleyman Efendi’nin onların adamı olarak kalmasını gerektirmez. Süleyman Efendi, Kur’an’ımıza hizmet edenler kervanına katılmış biridir. O artık, onun bunu değil Kur’an’ın adamlarındandır. O, inşaallah hak ettiği makamlara ermiş ve meleklerle iç içe bir âleme kavuşmuştur. Ne adı üzerinden bireysel menfaatlerini kollayanlar ne de onu bir kenara itilmiş duruma getirmek isteyenler bir zarar veremezler ona. Mü’minlerin kitabına, siyaset ve toprağına hizmet edenler ümmet adına yaşarlar. Biz bir kabile değiliz. Bilakis insanlık için çıkarılmış bir ümmetiz. Peygamberimiz de, onun izini süren âlimlerimiz, mücahitlerimiz de bu ümmetin içinden insanlık için çıkarılmış örnek şahsiyetlerdir. Süleyman Efendi, işi vaktinden çok bir mü’min olarak yaşadı. Allah ondan razı olsun. Yeri cennet olsun. Yaptığı işin ilk örneği olan Mus’ab bin Umeyr ile beraber olmayı Allah ona nasip etsin.

Süleyman Hilmi Tunahan’ı ananların bu topraklarda bir harf inkılabı yaşandığını unutmamaları gerekir. Eğer harf inkılabı ne demektir ve neye mal olmuştur bilinirse, onun da ne yaptığı anlaşılmış olur. Harfe takılıp kalanlar ise ne Süleyman Hilmi Tunahan’ı ne de bir başka mücahidi anlayamazlar. Evet, onun da zikredilebilecek hataları mümkündür. İnsaf edip, o hataların ne zaman işlendiğini düşünmek gerekir. Mü’minlerin yok sayıldığı bir zamandaki bir insanı konuşuyoruz. Bir şeyler yapmak için kıvranan bir mü’minin kastı olmadan, menfaatini putlaştırmadan yaptığı hataları konuşuyoruz. Belki de yapmadığı ama birilerinin ona mal ettiği şeylerdir konuşulanlar. İleri geri yapmaya gerek yoktur. Süleyman Hilmi Tunahan, ümmetimizin bahçesinde açan bir çiçektir. Derdi bal yapmak olanlar ondan yararlanabilirler. Bal yapmaya muktedir olmayan arıların vızıltısına takılacak zamanımız yoktur. Hiç yoktur, hiç.

Allah ona rahmetler etsin. Kur’an var oldukça, yeryüzünde Kur’an âyetleri okundukça Allah ona rahmet etsin.

Selamünaleyküm.

Nureddin YILDIZ

www.twitter.com/nurettinyildiz
www.facebook.com/nureddinyildiz
www.sosyaldoku.com
www.fetvameclisi.com
www.ailehayati.com
www.gencdoku.com