Selefi Salihin kimdir?

Bu videoyu bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

Bu videonun sesini bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

‘Selefi Salihin kimdir?’ adlı videonun yazılı dökümanı aşağıdadır.

Selefi Salihin kimdir?

Selef, geçmiş insanlar demektir. Selefi Salihin de geçmiş iyi insanlar demektir. Çünkü salihler, salihin iyiler demektir. Selefi Salihin, geçmiş iyi nesil anlamında kullanılan bir kavramdır. Selefi Salihin kimdir? Yani iyi insanlar kimdir? Bu ümmetin yani Müslümanların geçmiş büyükleridir. Ancak geçmiş büyüklerimizle bizden önceki kuşakları kastetmiyoruz. Geçmiş büyüklerimizle kastımız, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemden başlayarak günümüze doğru gelirken birinci, ikinci ve üçüncü kuşaktır. Bu üç kuşağa Selefi Salihin diyoruz. Çünkü Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz bir hadisi şerifinde buyuruyor ki; ‘Ümmetin en hayırlısı [insanların en hayırlısı] bu zamanda yaşayanlardır’ diyor. Bu zaman dediği yani kendi zamanı. Kimdir Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin zamanında yaşayanlar? Ashabı kiram, Allah onlardan razı olsun. Müslümanları en iyileri, Selefi Salihinin de en büyüğü ümmeti Muhammed’in ilk uşağı olan ashabı kiramdır. Hadis devam ederek buyuruyor ki; ‘…sonra da onların peşinden gelenler. Sonra da onların peşinden gelenler.’ Demek ki hadisi şerif, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin sözü ashabı kiramı, ashabı kiramdan sonra gelen nesli ve onlardan sonra gelen nesli; üç nesli övüyor. Hangi anlamda övüyor? Yani o zamanda doğan, büyüyen herkes iyidir şeklinde değil. O zamanda Müslüman olup Müslümanlığı yaşayanlar Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizi görenler, onu görenler (göreni görenler), göreni göreni görenler; bu üç nesil mübarek nesildir. Onlar mesela namazı bizzat Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemden görüp öğrendiler. Elbette ki en iyi namazı kıldılar. Onları görenler onlar kadar değilse se bizden çok daha iyi bir namaz kıldılar. İkincileri görenler de elbette birinciler gibi ikinciler gibi değil, ama bizden veya bizden sonraki nesillerden ölçülemeyecek kadar güzel şeyler öğrendiler, güzel uygulamalar yaptılar. Biz tarihe de baktığımızda, geçmiş olayları da incelediğimizde, onların imanının, onların ibadetlerinin, onların cihadının, onların Kur’an okuyuşunun, onların fedakârlıklarının, infak edişlerinin hiçbir kuşakla övülmeyecek kadar bereketli olduğunu görüyoruz. Bu nedenle Selefi Salihin dendiğinde akla gelen ashabı kiramdır. Veya onlardan sonraki ‘tabiin’ dediğimiz ikinci kuşaktır ya da onlardan sonra gelen “tebeü’t tabiin” dediğimiz üçüncü kuşaktır. Ashabı kiram, tabiin nesli ve ondan sonra gelen Ebu Hanife’lerin nesli, yani o döneme ait İmamı Azam’lar, İmam Malik’ler, İmam Şafi’ler, İmam Ahmed bin Hanbel’ler ve o dönemin ağır isimler, büyük isimleri Selefi Salihin diye anılır. Ümmeti Muhammed, Selefi Salihin’i hayırla anar. Onların gıyabında/arkasından tenkit yapmaz. Onları anmanın, onlarla beraber olmanın ruh dünyasında, fikir dünyasında, amel dünyasında onlara benzemenin bereket olacağına, Allah nezdinde daha iyi amellere sebep olacağına inanır. Bu sebeple, Selefi Salihin şöyle dedi, Selefi Salihin’den filanca böyle yaptı derken biz, iyi nesli örneklendirmek istediğimizden bunu konuşuyoruz. Yalnız, Selefi Salihin muhakkak demiştir böyle tarzında yarı uydurma bilgileri Selefi Salihin’e mal edemeyiz. Kaynaklı, belgeli, ‘Selefi Salihin dedi’ dendiğinde teslim oluruz.