Sakal Sünnetini Hafife Almak

Şu hâlde O’nun örnekliğinden istifâde ederek hedefe ulaşabilmek için müminlerin önünde iki mesele vardır: 1. O’nun örnekliğinin bilgi kaynağı Kur’dan ve Sünnet (yaptıkları ve söyledikleri) olduğuna göre bu kaynakları defalarca okuyarak bilgi edinmek. 2. Örnek olan davranışlarını böyle olmayanlardan ayırmak ve örnek olanlarını kendine rehber, hayat yolu ve tarzı edinmek. Diyelim ki, seçmede hatâ ettik, bazen örnek olanı olmayanla karıştırdık, niyetimiz iyi, anlamak ve bilmek için tuttuğumuz yol da sağlam oldukça bu yanılgı (ictihad hatâsı) bizi yolumuzdan alıkoymayacak, O’nun örnekliğinden mahrûm kılmayacaktır. Diyelim ki, bir mümin “O’nun şu şekilde sakalı vardı ve dişlerini misvak denilen bir ağacın çubuk parçası ile temizlerdi, bu iki davranışı da bağlayıcı ve örnek idi, ben de bunları aynen uygulayacağım” dedi, böyle bildi, bu şekilde değerlendirdi ve yaptı; bu davranışı dînin özüne, maksatlarına zarar vermedikçe varsın olsun, o bundan umduğu sonucu alabilir. Bir başka mümin de “Sakal bir kültür, bir beşerî âdet idi, misvak de o gün diş temizliği için bulunan ve bilinen en uygun araç idi, bunlar örneklik alanına giren davranışlar değildi, bugün hem sakal âdeti hem de diş temizleme araçları değişti, ben günümüzde en maksada en uygun olanı kullanırım” dedi ve böyle de yaptı, bu mümin de manevî amacına ulaşabilir, O’nun örnekliğini terketmiş olmaz. Geçmişte, büyük âlimlerin ve ahlâk önderlerinin yapıp ettiklerini, sözlerini ve yorumlarını gözden geçirenler, yukarıda yazılanları tasdik husûsunda tereddüde düşmezler. Yukarıdaki alıntı Hayrettin Karaman Hocanın 01/07/2011 tarihli yeni şafak gazetesindeki yazısından alıntıdır. Ustad burada anlatılanlar sakal sünnetini hafife almak gibi geldi bana. Bu konudaki bakışımız nasıl olmalı? Açıklayıcı olursanız memnun olurum inşallah.. link: http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=28028&y=HayrettinKaraman

Selamünaleyküm. Hocaefendi’nin anlattığı bir vakıadır, yabana atılabilir bir tespit değildir. Dinimizi özü itibarıyla yaşamanın mantığını izah etmektedir. Ancak sakal ve misvak örneği bir arada verilirken yanlış anlaşılmaya müsait bir üslup kullanılmıştır. Sakal, sıradan bir Sünnet değil, emir kalıbında bize ulaşmış bir Sünnet’tir. Aynı şey misvak için geçerli değildir. Keşke bu ifadede sakal örneği verilmemiş olsaydı. Fakat bu ifadelerde bir kasıt aramak zannederim doğru olmaz. Allah’a emanet olun.