Sağlık Sektöründe Çalışan Dertli Hanımefendiye Mektup

Selamünaleyküm Hocam;

Ben 17 yaşındayım, sağlık meslek lisesi hemşirelik bölümü mezunuyum. Elhamdülillah tesettürlüyüm. Hocam haftada 3 gün lise 3 ve 4.sınıfta hastanelere staja gittik ve hastanelerin nasıl yerler olduğunu gördük. Hastanelerde ortam ahlak yönünden o kadar kötü ki içine girmeyen bilemez. Biliyorsunuz erkek hemşireler de iyice arttı ve hemşireliğin gece nöbeti de var, yani elin oğluyla, kocasıyla bir bayan hemşire gece nöbetine kalıyor. Bu çok kötü riskli bir durum yani değil mi hocam? Mesela sabah bir gidiyoruz hepsi birlikte oturmuşlar kahvaltı yapıyorlar, gülüşmeler… Zaten gıybetin alası yapılıyor, şahit oldum. Resmiyet zaten yok herkes birbirine ismiyle sesleniyor. Aralarında hiç mi edeplisi, beyefendisi hanımefendisi yok derseniz olmaz mı var ama az, geneli anlatıyorum ben. Hastalar zaten ayrı, mesela bir tansiyon ölçerken yüzünü diğer tarafa çeviren edepli, hayâlı hastamda oldu, yüzüme dik dik bakan, inceleyen hastamda oldu. Ben her gün eve gider anneme babama anlatırdım bu yaşadıklarımı. Öyle insanlar her yerde var falan derlerdi. Hocam lise üçte staj ödevlerimi yaparken radyo dinlerdim sizi de o zamanlarda dinlemeye başladım. Sizden ve diğer hocalardan bayanın asıl görevlerinin ne olduğunu yani ne olması gerektiğini çok duydum, yani kendimi o konuda bilinçli hissediyorum. Kendimi dini yönden geliştirmek istiyorum, bu yüzden anneme ve babama üniversiteye gitmek istemediğimi ve hemşire olarak çalışmak istemediğimi bir kursa gidip dini ilim öğrenmek istediğimi söyledim. Annem bana destek oldu ama babam(sınıf öğretmeni)senin beynini kim yıkadı, senin düşüncelerin nasıl böyle değişti dedi. İlerde kötü işsiz güçsüz biriyle evlenirsin başını duvarlara vurursun, o zaman anlarsın falan diyor. Hep olumsuz umutsuz konuşmalar. Babam her gittiği yerde beni anlatıyor; yok okumayacakmış da çalışmayacakmış da benim zorumla çalışacak.  Hep milletin çocukları diye başlayan ifadelerle kıyaslanarak büyüdük, hala da öyle. Çok ağladım ve bu karışık düşünceler beni bitirdi. Şöyle olsaydı şöyle olurdu böyle olsaydı böyle olurdu diye düşünmekten kurtulmak istiyorum. Demek ki hakkımda hayırlısı bu diye tüm kalbimle inanmak istiyorum, şimdi üniversiteyi sağlıkla ilgili 2 yıllık açıktan bir şey oku diyor babam. KPSS’ye girdim. Kasımda kadrolu atama var tercih yapacağım inşallah. Nureddin Hocam ben yukarıda anlattığım hemşireler gibi olmak istemiyorum. Onlara benzemek istemiyorum. Ben ne yapmalıyım? Doğru yoldan ayrılmamak için Allah’a dua ediyorum, benim böyle çalışma arkadaşlarıma böyle insanlara karşı tavrım ne olmalıdır, nasıl bir yol izlemeliyim? Hemşirenin çalışma saatleri genelde sabah 8 akşam 4. Kendimi dini yönden geliştirmek için kalan boş zamanlarımı nasıl değerlendirmeliyim? Nasıl bir program yapmalıyım kendime? Bir de kıyafet bizim lacivert pantolon, beyaz forma bir de başörtü, formamın uzunluğu dizlerimde olsa olur mu, başörtüyü de iş yaparken önünüze gelir diye formanın içine kattırıyorlar, bir sorun olur mu?

Selamünaleyküm.
Hemşire Hanım,
Rabbimden size sabır diliyorum.
Şu fani dünyada, bizim imtihan edilmediğimiz bir an ve bir iş asla yoktur. Her an imtihan durumundayız. Siz de, bayanlığınızla, mesleğinizle ve ailenizle imtihan ediliyorsunuz. Sabredip sebat ederseniz kazanacaksınız. Yılıp çekilirseniz de kaybedeceksiniz.
Size kısaca tavsiyelerimiz şunlar olur:

1-Babanızla asla tartışmamaya gayret edin. Onun sözleri ve tavırları yanlış da olsa o, babalık mevkiinde durmaktadır. Onunla tartışmak size güç ve bereket kaybettirir. Onun da zamanla gevşeyeceğini kesin bilin. O, aklınca sizin iyiliğinizi düşünüyor. İlkeniz şöyle olsun: Hak bildiğinizi yapacaksınız ama baba ile tartışmayacaksınız. Tartışmak zorunda kalırsanız da nazik olacaksınız.

2-Hemşirelik mübarek bir meslektir. Bilhassa bayanların hemşire olması gerekmektedir. Bu nedenle, bayanların hemşire olmasını ve hemşire olarak çalışmasını uygun iş olarak görüyoruz. Şu anda yaşadığımız topraklarda hemen hemen hiçbir meslekte olmadığı gibi, hemşirelik mesleğinde de helal haram kaidelerine göre çalışmak mümkün değildir. Ortada, inşallah geçici diyebileceğimiz bir zaruret vardır. Bu nedenle hemşireliği prensip olarak gerekli görüyoruz. İcra edilirken de zaruret kurallarına göre icra edilmesi gerektiğini söylüyoruz.

3- Hemşireliğin sözünü ettiğiniz ve benim, diğer meslek erbabından öğrendiğim ağır şartları, kişiyi harama sürükleyebilecek sıkıntıları vardır. Bu sıkıntıların esası, kadının mahremi olmayan bir erkekle bir arada bulunması, onun bedenine temas etme durumu gibi sakıncalara dayanmaktadır. Mesleğin bu boyutunu tamamen ortadan kaldırmak şu şartlarda mümkün gözükmemektedir. Zira bu sıkıntı dediğimiz durumların bir kısmı, mesleğin gereklerinden kaynaklanıyor. Bir kısmı da hemşirelerin lakaytlığından kaynaklanmaktadır. Hemşirenin dikkat etmesi durumunda önemli bir bölümünden kurtulması mümkündür. Mesele, hemşirenin böyle bir derdi olup olmamasında kilitlenmektedir.

Hemşire olarak çalışacak bir bayanın dikkat edeceği temel sıkıntılar ve çözüm şartları olarak şunları sayabiliriz:

Gece çalışmasını kaldırabilir veya asgariye indirebilir. Artık erkek hemşireler de bulunmaktadır.  Ülkemizdeki şartlar ve gelişmeler açısından ileriki dönemler için de olsa bayanların gece nöbeti gündüze kaydırılabilir. Biliyorum, hastane şartlarının buna müsait olmayacağı söylenecektir. Kabul ederim, hastane şartları istendiği gibi ayarlanamamaktadır. Şu da bir gerçektir ki, böyle bir istek de bugüne kadar resmen öne çıkarılmamıştır. Hastane şartları diye bir maskenin arkasına gizlenince taviz normal kabul ediliyor. Sağlık çalışanları ekonomik istekleri için neler yapabiliyorlar, görüyoruz; dini hassasiyetleri için neden yapılmasın?

Halvet yani yabancı bir erkekle kapalı bir mekanda baş başa kalma durumu olmamalıdır. Bu kural, hemşirenin taviz vermeyeceği bir kural olmalıdır. Üçüncü bir kişiyi bulundurma, kapıyı kapatmama gibi titizliklerle halvet engellenebilir. Doktorlarla ve hastalarla ya da diğer sağlık personeli ile halvet tehlikesi en önemli tehlike olarak durmaktadır.

Temas olmamalıdır. Hemşirenin eli, doktor veya hastanın eline değmemelidir. Bu elbette, ‘olmasın’ demekle kaldırılabilecek bir sıkıntı değildir. Bunu kabul ederiz ama hemşirenin gereksiz tokalaşmalarının da olmayabileceğini, en azından işini yaparken bir eldiven kullanmayı ilke edinebileceğini de söylüyoruz.

Hemşirelerin, üzerlerindeki resmi hemşire kıyafeti olarak giydikleri kıyafetleri çekicidir. Bedenin teşhiri, daha cazip duruma gelmesi söz konusudur. Bu da hemşirelerin dikkat ederek azaltabilecekleri bir sorundur. Mesela daha geniş giyinebilirler. Dökme bir kıyafetle dar bir kıyafetin aynı etkisi olmayacağı açıktır. Yüz bakımı yapmayabilirler. Artık, bir bayanın neye dikkat ederek kıyafetini daha az çekici yapabileceğini kendisi belirleyebilir.

Hemşirelik mesleği, güler yüzlü ve tatlı dilli olmayı gerektiren bir meslektir. Müslüman bir kadın bu işi yaparken, tebessüm edeceği yer ve kişileri adeta cımbızla seçmelidir. Bir bayan hastaya tebessüm edebilir, etmelidir de. İleri yaştaki erke bir hastaya da tebessüm edebilir. Genç bir erkek hastaya ise gereği kadar ve ciddi konuşmalıdır. Bunu şu şekilde özetleyebiliriz: Hastane koridorlarında bahar çiçeği gibi açan bir hemşire olmak veya mesleğini titizlikle icra eden bir sağlık görevlisi olmak, kişinin kendi iradesi ile belirleyip uygulayabileceği bir durumdur. Bunu da herkesin imanı ve Allah korkusunun seviyesi belirleyecektir.
İnternet üzerinden şu dersimizi de dinleyebilirsiniz:
http://www.ailehayati.com/aile-kadin-ve-tip-kadin-fikhi-okulu-92-bolum-6179.html
Dikkat ederek yol almaya devam edin. Yılmayın, sabırsız olmayın. Allah yardımcınız olsun.

Selamünaleyküm.

Nureddin YILDIZ

www.twitter.com/nurettinyildiz
www.facebook.com/nureddinyildiz
www.sosyaldoku.com
www.fetvameclisi.com
www.ailehayati.com
www.gencdoku.com