Okuyan, düşünen ve yaşayan çocuk nasıl yetiştirebiliriz?

Selâmunaleyküm sevgili hocam. Allah-û Teâlâ senden razı olsun. Eşim ve ben sizin sohbetlerinizden fazlasıyla faydalanmaya çalışıyoruz. Ahmet adında, iki yaşında bir oğlum var. Oğlumun, biz evde nasıl hareket edersek birebir aynısını taklit etmesi, onun bizi örnek aldığını gösteriyor. Biz de bu durumu lehimize çevirmek istiyoruz. Onun okuyan ve araştıran bir Müslüman olması için, taklidi değil tahkikî imâna ulaşmak için uğraşan bir genç olması için evde kitap okumak istiyoruz. Biz çok bilgili değiliz. Bu yüzden rastgele bir kitap okumak yerine sizin gibi hocamızın bize tavsiye edeceği; Meal, tefsir, hadis, akaid, ilmihal, Peygamber Efendimiz’in (sallallahû aleyhi ve sellem) hayatı ve diğer peygamberlerin hayatlarıyla ilgili okuyabileceğimiz kitap bilgilerine ihtiyacımız var. Bu konuda bize yardımcı olabilir misiniz? Her şey için teşekkür ederim, Allah sizden razı olsun. Es-selâmu aleyküm ve rahmetullah.

Selâmun aleyküm.
Allah yardımcınız olsun. Şöyle bir okuma/okur olma/okur düşünür çocuk yetiştirme planı yapabilirsiniz:
Okumak sözcüğü sizin için ebediyyen değişmeyecek şekilde Kur’ân okumayı hatırlatsın size. Her gün siz ve çocuğunuzun annesi Kur’ân okuyun. Annesinin okuyamadığı günlerde siz okuyun o dinlesin. Bir sayfa da olsa her gün Kurâan okuduğunuzu, her sabah evin perdesini açtığınız gibi bir hayat gerçeği olarak görsün yavrunuz. Okuduğunuz Kur’ân hatim olarak bitince de evde bir duâ merasimi yapın. Özel yemekler yapın. Bunları yavrunuz ve müstakbel kardeşleri izlesin. Göreceksiniz yavrunuz Kur’ân’ımızı hayatının bir parçası gibi görecektir. Misafir geldiğinde de okuyun. Hep beraber okuyun. Hasatlık olunca da, az da olsa okuyun. Böylece ‘Oku’ emri ile başlayan kitapla tanışsın yavrunuz. Bir günde veya bir haftada yoğun okuma yerine günlük az ama sürekli olanı tercih ederiz. Bu aynı zamanda sizin maneviyatınızın güçlenmesine de vesile olacaktır. Evinize bereket inecektir.
Bu noktadan sonra evinizde bir ilmihal kitabını her üç senede bir kere bitirin. Okuduğunuz kitaba notlar düşün, altını çizin. Anlayamadığınızı tekrar okuyun. Beraberce bir bilenden sormaya gidin. O kitap sizin fıkıh alt yapınızı oluştursun. Yalnız bu kitap çocuk için değildir. Onun için farklı yaşlarda farklı kitaplar alacaksınız. Üçüncü olarak da evinizde “Riyazu’s Salihin” adlı hadis kitabı bulunsun. O sizin musluğunuzdan akan su gibi size Peygamber aleyhisselam’ın ahlâkını akıtacaktır. Onu evinizin suyu bilin. Erkam Yayınları arasında çıkan sekiz ciltlik baskısını alabilirsiniz. O kitaptan, önceleri her hafta bir hadis ve şerhini okuyarak başlayın. Misafir gelince de okuyun, onlara da faydanız dokunsun. Misafirliğe giderken çocuğunuzun çamaşır çantasını götürdüğünüz gibi kitabınızı da götürün, gittiğiniz yerde de okuyun. Pikniğe giderken götürün. Böylece eviniz biiznillah salihlerin bahçesine dönüşsün. Sakın bir hadis ve iki sayfalık şerhi diye küçümsemeyesiniz yaptığınızı. Siz de bebek iken birkaç damla süt alıyordunuz ağzınıza ama bugün büyük bir adam/kadın oldunuz, değil mi? Damla damla büyümemiz bizim gerçeğimizdir. İlk zamanlarda kitabın üslubuna alışana kadar anlayamadığınız yerleri bir bilene sormanızda sakınca olmaz. İlk zamanlarda değil ama ileriki dönemlerde mesela iki yıl sonra bir tefsire ihtiyacınız olabilir. O zaman da M. Toptaş’ın “Şifa Tefsiri” ile başlarsınız. Kısa sûrelerin tefsirini okursunuz. Fatiha Sûresi’nin tefsirini okursunuz. Onu o zaman programlayabilirsiniz.
Evinizde üç kitaplık bulunsun. Birinci kitaplıkta evdeki herkesin ve gelmesi muhtemel misafirlerin sayısında mushaf olsun. O kitaplığa MUSHAF KİTAPLIĞI deyin. Oraya başka kitap koymayın. İkinci kitaplıkta diğer kitaplarınız bulunsun. Üçüncü kitaplığı da çocuğunuzun/çocuklarınızın kitaplığı olarak belirleyin. Çocuklar o kitaplığı kendilerinin olarak bilsinler. Onlar için yaşlarına göre kitaplar alın, oraya koyun. Önceleri kitaplarını yırtsa da ses çıkarmayın. Onun kitabı yırtması bile bir okutma eğitimi olacaktır biiznillah. Evinizde bir genel ansiklopedi bulunabilir. Müslüman yayın evlerinin çıkardığı romanlar bulunabilir. Yazarı mü’min olmayan kitapları evinize sokarken bile bile zehir kullanacağınızı unutmayın.
Her şehirde bir hastahane bulunacağı gibi sizin evinizde de bir “İhyâ’u Ulmû’id-Din” bulunsun muhakkak. Bir zaman sonra da olsa ona muhakkak müracaat edeceksiniz. Evinize gelen dede, nine ve misafirlerle çocukların yanında kitaplığı ve kitapları konuşun. Onlar o esnada oynuyor olsa bile siz bunu yapın. İnsanların hatta en yakın çevrenizin sizi ciddi bir şekilde takdir edip benimseyeceğini zannetmeyesiniz. Kitap gariplerin dostudur. İnsanlar siz kitaptan söz ettikçe sizden uzaklaşabilirler. Siz de kitaplarınızla akraba olursunuz. Bu programın başarısını büyük oranda eşinizin de size katılması oranı kadar olacaktır. Bu nedenle ittifak ederek yürütün bu planı ki daha başarılı olabilesiniz. Ve duâsız nefes alamazsınız. Çok duâ edin. ‘İkra’ ümmetinden olmanın hakkını verebilmek için. Allah’a emanet ederim sizi.
Selâmun aleyküm.
Nureddin YILDIZ
fb.com/nureddinyildiz
twitter.com/nurettinyildiz
instagram.com/nureddinyildiz