Nafile ne demektir?

Bu videoyu bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

Bu videonun sesini bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

‘Nafile ne demektir?’ adlı videonun yazılı dökümanı aşağıdadır.

Nafile ne demektir?

Allah’ın müslümandan yapmasını istediği şeylere ‘farz’ diyoruz. Farzı, vacip kelimesiyle de anlatabiliriz. Ancak farzla vacip arasında, istenme oranı açısından küçük bir fark olabilir. Mesela farzları 100 rakamıyla anlatıyorsak, vacipleri 90 rakamıyla da anlatabiliriz -örnek olarak zikrediyorum-.
Mü’minin yapmak zorunda olduğu şeylere ‘farz’ diyoruz, ‘vacip’ diyoruz. Yapması teşvik edilen ama yapmaması halinde farzlarda olduğu gibi ceza, cehennem cezası getirilmeyen şeylere de ‘sünnetler’ diyoruz. Müslümanın, yapmak mecburiyetinde olmadığı ama Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimize ümmet olmanın şerefini hissetmek ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve selleme ittiba etmek için yapması halinde, yoğun sevap kazanacağı işlere ‘sünnet’ denir. Sünnetlerin bir başka adı da ‘nafile’dir. Nafile, sünnet demek, sünnet de nafile demektir. Gerçi biz sünnetler arasında da bir sıralama yapabiliriz. Mesela, sabah namazının sünnetiyle, ikindi namazının sünneti aynı değil. Sağ elle yemek yeme sünneti başka, ezan okumak sünneti başka. Bunların hepsi sünnettir, Rasulullah sallallahu aleyhi ve selleme uymaktır; O’nun ümmetinden olmayı belgelemektir ve bunların hepsinde sevap vardır. Ama pazartesi günü, perşembe günü oruçlu olmak, nafile bir ibadettir. Sünnetlerden bir sünnettir. Peki, nafiledir ne demek? Müslüman, ramazan dışında pazartesi günü oruç tutmaması halinde günaha girmeyecek demektir. Tuttuğu şey nafiledir. Nafile nedir? – Yaparsa sevap kazanacak, yapmazsa günaha girmeyecek. Demek ki nafileler, aslında ibadettirler. Şu kadar ki, Allah erhamur rahimin olduğu için, kullarına çok merhametli olduğu için kullarının yapmasını murad ettiği şeylerin, az bir bölümüne farzlar, diye isim koydu, vacipler dedi. Büyük bölümüne de nafileler dedi. Nafileler de, farzlar listesinde olsaydı, biz belki de senenin 6-7 ayını oruçlu geçirmiş olacaktık. Belki günde 200 rekât nafile namaz kılmak durumunda olacaktık. Belki de şimdi Cuma namazından çıkarken verdiğimiz 5-10 kuruş sadakanın, yüzlerce katını maaşlarımızın, gelirlerimizin, bir bölümünü Allah yolunda infak etmek, zekât gibi vermek durumunda olacaktık. Ama zekâtın dışındaki bütün sadakalar nafiledir. Ramazanı şerifin dışındaki oruçlar, nafiledir. Farz namazların dışındaki namazlar nafiledir. Bunların sevabı büyüktür, küçüktür demiyoruz. Yeri gelir nafile ibadet, farz kadar değer de kazanabilir, ama mü’min Rabbine daha çok yakın olmak peygamberinin sünnetine daha çok bağlı olmak için yapar bunları, daha çok sevap kazanır; meselenin özeti budur. Nafile mecburi değil ama Allah’a yaklaştırıyor, peygambere bağlıyor.