Müslüman, Kafire benzeyince değişim ve dönüşüm hemen başlar mı hocam?

Kafirlere benzemek, onlardan olmak gibi sözleri hocalardan duyuyoruz. Hatta bazı hocalar onları seven onlardandır diyor. Müslüman nasıl onlardan olabilir, o kadar kolay mı onlardan olmak?

Ortada bir hakikat var, o hakikat de şudur: Dünya insanları, Allah’a iman edenler ve etmeyenler şeklinde iki kutupturlar. Bu iki kutupluluğu bilmemek veya görmezden gelmek mümkün değildir. Aksi takdirde bütün dinleri ve sistemleri kaldırmak ve Allah’ın dinini yerleştirmek için İslâm’ın gelmiş olduğunu söylemek, anlamını kaybetmiş bir söz olur. İslâm’ın varlığı gerisinin yok olması demek değildir ama İslam’ın varlığı, gerisinin ikinci bir dünya olduğu hakikatidir. Bugün yaşadığımız dünyada bu gerçeği, biz görmezden gelsek de o ikinci dünya bunu bize bin bir işkence ile tattırmaktadır. Ortadaki hakikat şudur: Mümin, mümin olduğunu bilecek, kendini farklı görecek ve bu büyük esaslı farkı koruacak. Bu koruma pek çok alanda izlenebilir bir korumadır. Şu başlıkları örnek olarak zikredebiliriz:
 
Bir:
İmanının kurtuluş olduğunu, diğer inançların ve düşüncelerin ahirette kurtarıcı olmadığını bilecek. Bu bilginin gereği olarak da ikinci dünyaya ait inanışlar, ilkeler, kurallar, yasalar onun için kalben bağlanamayacağı batıl iddialar durumunda olacaktır. Asla kalbinde ve tavırlarında ikinci dünyanın etkili olduğu noktalara meyil olmayacak.
 
İki:
İman olarak düşündüğü şeylerin aksine bir iş birliğine hiç bir zaman yanaşmayacaktır. Ümmetinin aleyhine, imanının tersine bir beraberlikte bulunmayacaktır. Sosyal ilişkinin ve zorunlu siyasi kararların haricinde bir beraberliği imanı açısından riskli görecektir. Onları yansıtan değerleri ve birliktelikleri kendisi için yabancı bilmeye mecburdur.
 
Üç:
Allah ile iman bağı bulunmayan ve cehennem için çalışan kitlelere güvenmek onun için bir akıl dışı tutum olacağından, küfrün ve kafirin güçten anladığını bilecek, şirin sözlere, hileli vaatlere aldanmayacak.
 
Dört:
Kafirin mümini idare etmesini kabul eden bir mümin, mümin olmanın en tabii gereklerinden uzak durmaya razı olma zafiyetini göstermiş olur. Mümin idare edendir. Kanunları ile, şahısları ile müminleri idare eden kafirlere rızası olan bir mümin olmayı kimse kabul etmemelidir.
 
Beş:
Ağır bir zaruret olmadıkça onların hükümran olduğu ülkelerde bulunmak mümin için benimsenmez bir tutum olmalıdır.
Nureddin YILDIZ
fb.com/nureddinyildiz
twitter.com/nurettinyildiz
instagram.com/nureddinyildiz

Etiketler: , , ,