Mezhepsizlik ve bir mezhebe tabi olma arasında duruşumuz ne olmalı?

Ben amelde Hanefi, itikatta Maturudi mezhebindenim. Bir arkadaşımla yaşadığım tartışma sonucu kafamda soru işaretleri oluştu. Arkadaşım, herhangi bir mezhebe tabi olmadığını ve ehli sünnet olduğunu söyledi. Hz. Muhammed’e tabiyim, yolundan gidiyorum; mezhebim yok, dedi. Birkaç soru sordum; vitr sence sünnet mi vacip mi dedim, sünnet dedi. Bir yerin kanayınca abdest alır mısın dedim, almam ama namazda burnum kanarsa alırım dedi. Sehiv secdesini namaz içinde mi dışında mı yaparsın dedim, ikisi de olur ama içinde yapmak daha makbul dedi. Daha çok Şafi’ye yakın gitti. Sonrasında İmam Maturudi’nin çok akılcı yaklaştığını ve bunun da çok doğru olmadığını söyledi. Mezhep imamlarının da tarikat şeyhlerinin de hiçbir tabi olunurluğu yoktur, ahirette bize mezhebimiz sorulmayacaktır. Bir mezhebe tabi olursan mezhepteki hataları da kendin sırtlanırsın, kafir bile olursun. Amel neyse de itikat çok daha önemli. Kendi aklı ile hareket edemeyenlerin mezhebe tabi olacakları vb. şeyler söyledi. Her şeyin cevabını Kütübü Sitte’den bulabileceğimizi de iddia etti. Kafam karıştı gitti. Mezhebe bakışımız ne olmalıdır? Mezhep nedir, mezhepsiz olmak insanı dinden çıkarır mı?

İki mü’minin dini üzerinden tartışması, büyük ihtimalle şeytanı hoşnut edecektir. Onun için dinimiz üzerinden tartışma yapmamayı ilke edinelim. Ne sizin onu ne de onun sizi ikna edemeyeceği bellidir; sadece birbirinizi üzecek, kul hakkına tecavüz edeceksiniz. Eğer siz, doğru yolda olduğunuza inanıyorsanız, yolunuza devam edin. O da doğru yolda olduğuna inanıyorsa yoluna devam etsin. Önemli olan Allah Teala’nın rızasına ermemiz değil midir? Kardeşimizin söyledikleri yanlış şeyler değildir. Ama uygulama imkânı olan şeyler de değildir. O düşüncede olan kardeşlerimiz, mezhepleri kaldırıp kendi anlayışlarını tatbik ederken kendilerini bir mezhep yerine koymaktadırlar. Bakın ne diyor: ‘Öyle de olur ama böylesi daha iyi.’ İşte mezhep de o demektir zaten. Kardeşimizin ahirette mezhepten sormazlar dediği yüzde yüz doğrudur. Mezhepten sormazlar ama mezhebin içeriği sorulacak şeydir. Kısaca şunu söyleyebiliriz:
Bu tartışma aylarca sürse gelebileceğiniz bir nokta yoktur. Boşuna vakit israf etmiş olursunuz. Kardeşliği zedelemeyin, yolunuza devam edin. Allah’ın bize emrettiği çok daha yoğun ve aktif bir şekilde yapmamız gereken görevlerimiz vardır. Onlara yönelelim.