Mesleki Zorluklarını Soran Polis Memuruna Mektup

Hocam selamünaleyküm; İstanbul’un en cafcaflı ve insanların dünyaya kendini kaptırdıkları bir ilçesinde çalışmakta olan polis memuruyum. Vazife gereği hemen hemen her gün 24 saatin 12 saati görev başındayım ve sokaklarda çalışıyorum. Sabahtan akşama kadar belki on bine yakın insan görüyorum ve görev icabı herkese bakıyoruz, gerektiğinde kontroller yapıyoruz. Malum ki açık seçik giyinen bayanları görmemek mümkün olmuyor. Başımı sağa çevirsem ayrı dert sola çevirsem ayrı dert ve bir müddet sonra kendimi harama batmış hissediyorum. Ayrıca yine görev icabı devamlı araç içerisinde bulunuyoruz bazı zamanlar olan veya devam eden bir olaydan dolayı bir veya iki vakit namazımı kılamıyorum. Ya da sadece farzlarını kılabiliyorum.

Kendimi insanların bir yerde namusunu koruyoruz vs sebeplerle sevaba giriyoruzdur diye avutuyorum. Mesleği bırakmayı düşünüyorum. Bu seferde yapacağım başka iş bulsam bile o da bu şekilde illa bir yerlerde harama bulaşabilecek işler. Şu zamanda gerçekten haramdan uzak tek yer herhalde dağ başları kaldı, o da sizin konuşmalarınızdan biliyorum ki doğru bir seçim değil. Anlatımlarınızda bu dert ve sorularıma cevaplar var biliyorum ancak söyleyeceklerinizle yeni bir şeyler daha öğreneceğime eminim. Ne kadar uzun bir cevabınız olursa, ne kadar çok açıklarsanız o kadar sevinirim. Allah hepimizden razı olsun.

Selamünaleyküm.
Size mesleğinize devam etmenizi tavsiye ederim. Zira gideceğiniz bir dağ başı kaldığını da zannetmiyorum. Direnin, erimeyin çok kazanın gözünüzü, dilinizi, elinizi ve cebinizi haramdan koruma azmiyle evden çıkın. Siz haramı aramayın, o size çarparsa kendinizi koruyun. Sürtüşmeden ortaya çıkan talaşları da Allahın mağfiretine havale edin.

İlkeniz şu olsun:
1) iman elde kor tutmak kadar zor bir nimettir. Git gide de bu zorlaşacaktır. Kaçarak veya atarak sadece kendinizi aldatırsınız. Bunu bu hayatın bir gerçeği olarak kabul etmek zorundayız.
2) Her haram bedenimize sirayet etmiş bir kanser gibidir. Önce ulaşmamasını sonra da tedavisini isteriz.
3) Mü’min olarak yapmamız gereken işler, farzlar ve farz olmayanlar diye 2 ye ayrılır. Sizin durumunuzda olanlar öncelikle farzları yerine getirmeyi kırmızı çizgi olarak görmelidirler. Siz sadece farzları yapıyor olsanız bile çok iş yapmış sayılırsınız.
4) Her mesleğin riskli alanları, kaygan noktaları vardır. Bir camide namaz kıldıran imam olsanız ya da bir gemide kaptan olsanız durum budur çünkü her meslek o meslek sahibi için bir imtihandır. Şeytanın, insanı etki altına alacağı noktaları mesleğe göre belirlemesi tabidir nasıl gençle ihtiyara, kadınla erkeğe, zenginle fakire, onlara uyumlu tuzaklar hazırlıyorsa, meslek sahiplerine de o şekilde tuzak hazırlar.
Belinde silah taşıyanlar veya yazdığı tutanaktaki imzası bir insanın servetini kaybetmesine ya da servet sahibi olmasına sebep olabilecek durumda olanlar şeytanın çok ince ayarlı tuzakları ile karşılaşırlar. Bu tür mesleklerin sahipleri yaşatmakla öldürmek yürütmekle süründürmek arasındaki çizgiyi elleriyle çizebildikleri için şeytan onların nefislerini çok daha kolay yönlendirebilmektedir. Bunlara dikkat ederseniz Allah ta size yardım eder, kalbinizi korur.
5) Mesleğinizin içinde kaybolup gitmemek için bir mü’min grubun içinde bulunmaya çalışın haftada bir toplanıp Rabb’lerini, Riyazüsalihin okuyan, ilmihal mütala eden grup olsun. Bu grup âlim, zahit insanları ziyaret edip feyiz almaya çalışsın.
6) Evlilik durumunuzu belirtmemişsiniz. Sizin gibi halkla yoğun ilişki içinde bulunanların, Allah’tan bu dünyada görecekleri en büyük rahmet saliha bir kadındır. Bekârsanız acilen evlenin. Evli iseniz, eşinizi Allah’ın rahmeti olarak görün. İşten ayrılırken eve değil eşinize gidin kusurlarını görmeyin, hatalarını affedin siz onda rahatlayın, o sizde huzur bulsun.
7) Bağlı olduğunuz kurumun, zaruretten dolayı bulunmanız gereken bir kurum olduğunu kabul edin. Kendinizi Medine’de, Ömer’in idaresinde bir muhtesip zannetmeyin böylece nerede niçin bulunduğunuzu, asıl görevinizle oynamak zorunda olduğunuz rolünüzü anlamış olursunuz.
8) Merhametle disiplin arasında iyi bir denge kurun zulmetmeyin dua almaya önem verin.

Ramazan’ınız mübarek olsun. Aslı gibi bir Ramazan yaşamaya sizi de bizi de muvaffak kılmasını Allah Teâlâ’da dileriz. Allah yardımcınız olsun. Size dua ederiz bize de dua etmenizi isteriz.

Selamünaleyküm.