Kuyumculuğun Detayları

Selamünaleyküm hocam. Kuyumcuların pos cihazı ile satış yapması konusunu aslında çok araştırdım, aldığım cevaplar aşağı yukarı aynıdır. En azından kuyumcular pos cihazı kullanabilir diyenlerin vicdanımı rahatlatan bir kelamlarını göremedim. Lakin benim aradığım bir cevap daha var. 1400 yıl evvel Peygamber Efendimiz(s.a.v) zamanında altın ve gümüşün para olarak kullanıldığı dönemde ticaretin anlık olarak gerçekleşmesi gerektiğini ve altının borç olarak değil emanet olarak verilmesinin dinen caiz olduğunu anladık. Ama 1400 yıl evvel bizlere bahşedilen Allah kelâmı nasıl ahirete kadar tüm zaman ve mekânlara uyum sağlıyorsa, yani oradaki her ayet ve kelimenin her asra göre çok uygun bir açıklaması olduğuna göre bu tür fetvalarında din adamları tarafından Müslümanların hayatını kolaylaştıracak bir fetva vermeleri gerekmez mi? Hâşâ kendi isteğime uygun bir fetva verilsin gibi bir düşüncem yok. Zaten bu işlere cevaz veren var, ama günümüzde ticaret ve alış veriş altın ve gümüş değil de kâğıt para ile yapılıyor. Altın ve gümüş günümüzde çoğunlukla takı eşyası veya devletin bastığı bir kaç çeşit şekilde birikim yapılabilecek ziynet olarak üretiliyor. Yani günümüzde bir bakkala gidip cumhuriyet altını ile veya parmağınızdaki yüzük ile alışveriş yapma şansınız yok. Ben sözün özü olarak vicdanen şunu merak ediyorum. En çokta Faruk Beşer hoca efendinin bu konulardaki araştırmalarımda şu cevabı kafamı karıştırdı. “1400 yıl önce böyleymiş, günümüzde ticaret hukuku, alışveriş her şey değişti. Belki o zaman verilen fetva ile bu gün amel etmek pek kolay olmayabilir. Ama bu konuya da hiç bir fıkıh âlimi çıkıp günümüze uygun bir fetva verme cesaretinde bulunmamış” dediğini işittim. Yani ben şahsen zerre kadar faize bulaşmak istemiyorum. Kimsenin kuruşunda gözüm yok, terazimde şükür yanlışlık yok. Kendi yağımızda kavrulmaya çalışıyoruz ve bu işten de başka bir iş yapma şansımız yok. Gözümüzü bu işte açtık. Araştırdıklarımda itibar ettiğim hocalar hep yaşadığımız günden çok önceki zamanda verilmiş fetvaları veriyorlar. Her geçen gün işlerimiz düşüyor, günden güne gelen müşterilerin neredeyse %60-70 i kredi kartı uzatıyor. Din adamlarımızın bizlere bu yönde günümüze uygun yön gösterici fetvalar vermesi gerektiğini düşünüyorum. Ve böyle hassas konulara günümüz ticaret hukukunu, çalışma şekillerini araştırarak fetva verilmesi de gerekmez mi?Allah(c.c) yar ve yardımcınız olsun. Cevabınızı bekliyorum.


Selamünaleyküm. Fetva verecek biri ile sizin Allah katında ne farkınız var; fetva veren kişi, dinden taviz verme yetkisi olan biri değildir ki! Onunla sizin ne farkınız var; siz, ateşten kendinizi koruyacaksınız, sizin adınıza o yanacak, bunu mu demek istiyorsunuz? Dinimiz, bir sistem değildir, dindir. Din, kıyamete kadar değişmeyecek kuralların adıdır. Bu mantıkla bakıldığında kadınların tesettüründen, oruca kadar her şeyde aynı kural geçerli olur. Altın ve gümüşün nakitle satılması kuralı hadisle sabit bir konudur. Hiç kimse bu hususta ilave bir kelime söyleyemez. İçtihada dayalı bir mesele değildir. Allah’a emanet olun.