Kızım! Sen Fakülte Koridorlarında O Beklenen Kadının Muştususun

Selamünaleyküm hocam;

……………… Üniversitesinde İlahiyat Fakültesinde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği okumaktayım. Babamın gençliğinden bu yana içki bağımlılığı var ve bu alışkanlığı gün geçtikçe artarak devam ediyor. Şuanda dini neredeyse bütün hükümleriyle inkâr ediyor. Bunu bilerek ve isteyerek kendince deliller getirerek yapıyor. Aynı zamanda ilahiyata gitmemi de hiç istemedi. Annem emekli olduktan sonra kapanmış ve şuan namazlarını kılan itikadı düzgün bir emekli öğretmen. En büyük ablam komünist düşünce yapısını benimsemiş durumda aşırı solcu ve o da oldukça rahat bir hayat sürmekte. Dinin çoğu görüşüne zıt. Diğer ablam ona nazaran daha ılıman olmasına rağmen oda serbest yetişmiş gayet açık giyimli ve kendi halinde bir  kadın. İçlerinde dine en ılımlısı abimdir. Fakat onunla da fazla zaman geçiremedik.

Bana on altı yaşında örtünmek nasip oldu elhamdülillah. Rabbime babamın eve sarhoş geldiği bir gece yarısı uzun bir dua ettim. Rabbim bana ölmez temiz senin rızana uygun bir hayat ver dedim. Senin rızan için ilim öğrenip senin rızan için öğretebilmek nasip et dedim. o gece öyle çok yalvardım. Rabbim nasip etti bir kaç hafta sonra kapandım. Sanki günlerce susamış da su bulmuş gibi, açlıktan bertaraf olmuş da mükellef bir sofra bulmuş gibiydi kapanmak benim için. Geceleri kendimi eşarplar pardösü içinde hayal ettim. Daha sonra namazlar geldi dualar geldi ilahiyat için istek geldi ve çalıştım. Bu arada ailem karşı çıktı ne yapsam onlar için suç teşkil ediyordu ablalarım beni kapalı olduğum kıyafetimle nişanlarına istemediler. Kimileri örtümü çekiştirdi kimileri okulumu eleştirdi. Ama Rabbim bana taviz vermeden dört yıl geçirmeyi nasip etti. Ferace giydim kadın gibi olmuşsun dediler üzerine siyah örtümü taktım Araplar gibi oldun dediler. İlahiyata gittim babam üfürükçü olursun diye dalga geçti şuan okulu bitirebileceğimi düşünmüyor. Ben geçen sene kuran dersinde arkadaşlarımdan çok daha hızlı ezber yapabildiğimi keşfettim. Ve kalbimde bir hafızlık aşkı hâsıl oldu. Sesimin güzelliğini Kur’an’la birleştirmek istedim. Ve medreseler karşıma çıktı ben bu medreseleri araştırırken Hüdai kursunun hafızlık eğitimi verdiğini öğrendim. İlk aklıma gelen okulu dondurup hafız olduktan sonra geri dönüp bitirmekti. Annemle konuşup rızasını aldım. Ama bölümümüz kapatıldı ve geri döndüğümde alt sınıf olmayacağı için devam etmem çok güç olacak. Hal böyle olunca annemde kendimi ayakta tutabilmem gerekçesiyle okulu bitirmemi istiyor. Benim ise hiç bir zaman memurluk gibi bir hayalim olmadı. Ben hep dini bütün bir eş ile yuvamı kurup ev hanımı olmak istedim ilahiyatı ise ilim öğrenmenin tek yolu olduğunu sandığım için tercih ettim. Şimdi ise en çetrefilli yolun ilahiyat olduğunu görüyorum. İstediğim şartlarda bir kursu da buralarda bulamadım. İstanbul ile görüştüm kursa kaydımı yaptırdım bayramdan sonra gideceğim ama annemi üzmekte  istemiyorum hazırda bir okulu bırakıp gitmem çok tepki görecek. Ablalarım eğer okulu bitirip diplomanı almazsan sana ablalık yapamayız bundan sonra dediler. Annem hariç ailemi ve akrabalarımı bir nevi karşıma alıp hafızlığa gitmek istiyorum

Hocam bunları size gözleri dolu bir halde ağlayarak yazıyorum. O kadar çok şeye hasretimki. İslâm’a hasretim. Şu yürek kabımı dolduramıyorum hocam. İslâm terbiyesine ahlakına o aşka o sevdaya öyle hasretim ki. Ne yapacağımı bilmiyorum haramlardan erkeklerden uzak o Kur’an’la baş başa medrese hayatına hasretim. Ama şuan bana yıldızlara dokunmak kadar uzak geliyor. Gidemeyeceğimi düşündükçe mideme sancılar giriyor. Nitekim bir yanı ilahiyat bir yanı hafızlık olan bir yol ayrımına geldim. Yüreğimi aydınlatacak küçücük bir ışık yakın hocam.

Selamünaleyküm

Selamünaleyküm;

Kızım,

Kendine bak bakalım, ne göreceksin? Aynan sana ne gösteriyor?

Rabbim seni korusun, ayağını sabit kılsın. Yüreğine göklere kadar yükselen serinlikler indirsin.

Kur’an sevdan seni alıp götürür meraklanma.

Dön tekrar aynaya bak, kendini görmeye çalış. Göremiyorsan Asiye’yi, Meryem’i hatırla. İnşaallah sen bir Asiye’sin, bir Meryem’sin. Biiznillah o kadınsın sen. Ne mutlu sana! Sen o kadınsın; ümmetimin nice zamandır özlediği, sahte bir beklenti ile ilahiyat koridorlarında arayıp durduğu ama Rabbimin derinliklere gizlediği o beklenen kadının muştususun sen.

Kur’an’a koşarken ayağına takılan fakülte olmasın sakın. Yürü ve çekinme kızım. Sadece, annenin duasını almayı ihmal etme. Onu da teselli et, meraklanmasın. Gerisine endişelenme. Kimseden bir beklenti içinde olma. İnsanların elindekine bakmadın mı seninle ilgilenmezler merak etme. Allah çöldekileri aç bırakmıyor da Kur’an’ına sarılan bir kızı mı aç bırakacak?

Allah mı aç bırakacak? Diplomalar mı doyuruyor insanları?

Kızım sana özellikle bir noktayı izah edeyim.

Bu sevdanla yol alırken şeytan seni bin bir tuzakla yıldırmaya çalışabilir. Aman hazır ol, sakın esneme yolda. Evdeki durumu aratmayacak badireler çıkabilir önüne. Mesela, ‘kaydettik ama bu sene seni alamayacağız’ gibi bir engel görebilirsin. Bunların hepsi senin sınavın olacak, hazırlıklı ol.

Senden güzel haberler bekliyorum.

Bir de, bana da dua etmeni istiyorum kızım.

Allah’a emanet olasın.

 

Selamünaleyküm.

Nureddin YILDIZ