Kıyafetlerdeki Renk Kullanımının Fıkhi Boyutu Soran Müslümana Mektup

Selamünaleyküm hocam;

Hadis Ansiklopedisi | 15. CİLT ÜÇÜNCÜ FASIL: ELBİSELERİN RENKLERİ

KIRMIZI

İbnu Amr İbni’l-As (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Üzerinde kırmızı renkli iki giyecek bulunan bir adam geldi ve Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a selam verdi. Ama (aleyhissalâtu vesselâm) adamın selamını almadı.” [Ebu Davud, Libas 20, (4069); Tirmizî, Edeb 45, (2808).]

AÇIKLAMA:

1- Bu hadisi, bir kısım âlimler kırmızı renkli elbise giymenin erkeklere yasak olduğu istikametinde değerlendirmiştir. Resûlullah’ın selamı almayışı için bir başka sebep olabileceği söylenmişse de, o sebep belli değildir ve hadisin siyakı, selam almama hadisesinin adamın kırmızı giymiş olmasından ileri geldiğini müşirdir.

2- Hadisten çıkarılan diğer bir hükme göre, münker iş yapan kimseye, onu bu davranışından zecretmek (vazgeçirmek) için selamını almamak, selam vermemek caizdir. Yine denmiştir ki: “Bid’at ehline ve açıktan günah işleyene, tahkir olsun diye selam vermemek ve bu yolla onları davranışlarından zecretmek müstehabtır.” Nitekim Tebük Seferi’ne mazeretsiz ve izinsiz katılmayanlardan Ka’b İbnu Malik’e vahiyle af gelinceye kadar Resulullah ne selam vermiş, ne de selamını almıştır.

SARI

İbnu Amr İbni’l-As (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) üzerimde sarıya boyanmış iki giysi görmüştü.

Derhal: “Bunu giymeni annen mi sana emretti?” diye sordu. Ben: “Bunları yıkayayım mı, ey Allah’ın Resulü!” dedim.

“Hatta yak onları!” buyurdular.”

Bir rivayette: “Bu, kâfirlerin kıyafetidir, sakın bunları giyme!” buyurdular” denmiştir. [Müslim, Libas 27, (2077); Ebu Davud, Libas 20, (4066, 4067, 4068); Nesaî, Zinet 96, (8, 203, 204).]

AÇIKLAMA:

1- Sarı renge boyanmış elbisenin giyilip giyilmeyeceği de âlimler tarafından münakaşa edilmiştir. Sadedinde olduğumuz hadis caiz görmeyenlere delildir. Sahabe ve Tabiin’in cumhuru bunun cevazına hükmetmiştir. Ebu Hanife, Şafii ve Malik de cevaza hükmedenler arasında yer alır. İmam Malik, varid olan nehye binaen, bir başka renge boyanmış olanı sarıya tercih ettiğini söylemiştir. Sarı en ziyade dikkat çeken bir renk olduğu için İmam Malik’in insanların çoklukla bulunduğu mahfillerde mekruh olacağına, evlerde, iş yerlerinde caiz olacağına hükmettiği de rivayet edilmiştir.

2- Rivayette, Resulullah’ın Abdullah İbnu Amr’a “Bunu giymeni annen mi emretti?” demesi, sarı kıyafetin kadınlara has olduğuna delil kılınmıştır. Yasak erkekler hakkında mevzubahistir. Ateşte yakılmasının emredilmesi, başkalarını da zecre, yasağın ciddiyetini ifadeye hamledilmiştir. Hocam bir fetvanızda hiç bir renk haram değildir demişsiniz. Bu hadisleri okuduktan sonra sarı ve kırmızıdan kaçtım giyside kendim giymiyorum. Eşime de giydirmiyorum siz neden renk farketmez dediniz? Görüşünüzü merak ediyorum. Allah’a emanet olun.

Selamünaleyküm,

Aziz Kardeşim.

Dinimize dair bir meselede hassasiyet göstermenizden mutlu oldum. Allah sizden razı olsun. Keşke her meseleye bu derin gözle bakabiliyor olsa idik. Alakanız için teşekkür ediyorum size. Bu sitede, fıkhî meselelere cevap verirken, özellikle dikkat ederek yaptığımız şey şudur: Bilginin halk düzeyine indirgenmiş olması ve uygulanabilecek son noktanın öne çıkarılmasıdır. Pek çok meselenin sunulmasında bu çizgiyi izleyebilirsiniz. Elbisede renk meselesine gelince şu noktaları tespit edebiliriz:

a- Şeriat’ımızla alakalı bir meselede ne bizim ne de başka birinin hüküm koyması ebediyyen mümkün değildir. Helali de haramı da Allah koyar. Biz ise ‘buna helal denmiştir/haram denmiştir’ diyebiliriz. Ebu Hanife’nin de yaptığı budur, Malik’in yaptığı da budur. Böyle inanıyor, böyle uyguluyoruz inşaallah.

b- Eşyada asıl olan mubahlıktır. Bu da şu demektir: Bir şey hakkında yasak olduğuna dair bir hüküm bulunmadıkça helal olduğu kabul edilir. Mesela Afrika’da gezerken bir yiyecek çeşidi görseniz, onun yenip yenemeyeceği hakkındaki kararınızı bu şekilde verirsiniz; eğer yenemez yiyecekler arasında yoksa o yenebilir, helaldir. Asıl olan serbest olmaktır, yasaklık sonradan gelir. Yemede de giyimde de temel ölçü budur.

c- Elbisede renk konusunda pek çok rivayet vardır. Bu rivayetler tek tek alındığında ya da sizin yaptığınız gibi, bir kitap ta toplandığında adeta farklı hükümler ya da birbirine tersmiş gibi duran hükümler görülebilir. Uygulama ise şöyledir: Söz konusu olan farklı hadisler, farklı zamanlarda ve farklı ortamlarda söylenmiş sözlerden oluşmaktadır. Mesela birinde filan renk, kâfirlere ait bir simgeyi renk olarak yansıttığı için tenkit edilmişken, aynı renk başka bir yerde ton farkı ile o simgeliği kaybettiği için sakıncalı gösterilmemiştir. Mesela kırmızı üzerinde bunu söyleyebiliriz.

d- Özellikle ‘zıt bir görüntü’ sergilesin diye giyilen elbise, erkeği kadınlaştıran, kadını erkekleştiren elbise, kâfirlerin simgesi durumundaki elbise, erkek için ipek elbise, israf olan tarzda bir elbise olmadıkça renkten ötürü yasak olan bir elbise yoktur. Bu hüküm, fukahanın uzun tartışmalarının son noktasıdır. Sizin tespit ettiğiniz noktalar ise ilmî tartışmaların ortasından çekilmiş cümleler gibi durmaktadır.

Netice olarak söylenecek olan şudur:

Özel bir durum olmadıkça elbisede erkek veya kadın için renk sınırlaması yoktur. Genel fıkıh kuralı budur.

Allah’a emanet olunuz.

Selamünaleyküm.

Nureddin YILDIZ

www.twitter.com/nurettinyildiz
www.facebook.com/nureddinyildiz
www.sosyaldoku.com
www.fetvameclisi.com
www.ailehayati.com
www.gencdoku.com