Kan Abdesti Bozar Mı?

Esselamü Aleyküm Değerli Hocam. Şahsım Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 1. Sınıf Öğrencisiyim. Hadis dersimizde Hocamız Kanın Abdesti bozmadıgını, ve kendisinin iki yıl sırf bu mesele üzerinde araştırma yaptığını ve hadislerde kanın abdesti bozduğuna dair hiç bir sahih hadis bulunmadıgını aksine bozmadıgına dair hadisler bulundugunun iddaa etmiştir. Bu mesele benim kafamı baya bir kurcaladı.
Şimdi degerli Hocam. Bizlere hep anlatılır hatta İslami Kitaplarda dahi geçen (ne derece dogru oldugunu bilmedigim) bir kıssa üzerinden size soru yöneltmek istiyorum. Kıssamız Hz. Ali (r.a) ile ilgili. Sizde biliyorsunuzdur ki; Hz. Ali Efendimiz (r.a)’ın ayağına ok veyahut bıçak türünden bir cismin battıgından ve bu cismi çıkarmaya çalıştıkların Hz. Ali Efendimiz (r.a) çok acı çekiyor. Bu acıya dayanamayınca etrafındakilere şöyle söylüyor:
– Bir de namaza durayım ve öyle deneyin..
Bunun üzerine Namaza duruyor o cismi çıkartıyorlar ve namazı bitince:
– Ne oldu çıkarttınız mı diye soruyor…
Şimdi Hocam bu kıssayı ele alacak olursak;
1- Eğer kan abdesti bozuyor ise; Hz. Ali efendimiz abdestsiz namaz kılmıştır. Bu da dinimizce kesin olarak yasaklanan bir meseledir.
2- Eğer bu kıssa dogru ise ve Hz. Ali Efendimiz’de Abdestsiz namaz kılmayacağına göre ozaman kan abdesti bozmuyor.
Değerli Hocam bu sorular benim kafamı çok kurcalıyor. Eğer bu konuda beni aydınlatırsanız çok sevinirim. Sizleri Allaha emanet ediyorum. Vesselam.

Selamünaleyküm.
Fıkıh, bir araştırma ilmidir. Nasıl daha iyi kul olabliriz, cennet kazanmanın en kısa yolu nasıldır, bunu izah eder. Fukaha da bu mantıkla çalışan ilim adamlarıdır.
Abdesti bozan hususlar arasında kan akmasının bulunup bulunmadığı ilmi bir mesele olarak tartışılmıştır. Hanefi ulemasının elde ettiği bilgiler onları, kan akmasının abdesti bozacağı kanaatine götürmüştür. Diğer ulema ise böyle düşünmemiştir. Hanefi ulemasının da ellerinde naslar bulunmaktadır diğerlerinin de.
Böyle bir durumda Müslüman, hangi âlimin izinden gidiyorsa onun sözüyle amel eder. Kendisi hakikati araştırma imkânına sahipse kendi bulduğu netice ile amel eder. Üzerindekavga edilecek, diğerlerinin ayıplanabileceği bir mesele değildir bu. Fıkhın bütünü de böyledir.
Anlattığınız hikayenin ise bir değeri yoktur.