Kalbi daralan üniversite öğrencisine mektup

Ben Odtü İşletme’de öğrenciyim. Elimden geldiğince dini yükümlülüklerimi yerine getirmeye çalışıyorum. Hadisler ve Kur’an’la da çok ilgileniyorum ama okulda gözlerimi koruyamıyorum, haramdan sakınamıyorum. Mümkün olduğu kadar bakmamaya çalışıyorum. Gözüm ikinci kez değmesin, günaha girmeyeyim diyorum ama olmuyor. Derste, otobüste, kantinde öyle şeylere şahit oluyorum ki bazen düşüncelerim kayıyor; ben neden onlar gibi değilim, neden benim de bir yârim olmasın diyorum ama böyle bir şeyi istemiyorum ve sakıncalarını da biliyorum. Uzak durmaya çalışıyorum, büyük oranda da başarıyorum ama hiç memnun değilim kendimden. Bana ne önerebilirsiniz hocam? Korkuyorum daha kötü işler yapmaktan.

Güzel kardeşim,
Sizin durumunuz neye benziyor biliyor musunuz? Denizin ortasında fırtınalı bir havada gemi kullanan bir kaptan gibisiniz. Fırtına ve deniz sizin iki yönünüzdür. Ne tarafa dönseniz bir sıkıntı olacaktır. Sakın bu sıkıntının geçeceği bir zamanı hayal etmeyin. Sıkıntıların biri gidecek diğeri gelecektir. Ama siz, hep gözleneceksiniz; melekler sizi gözleyecek. Ne yapacağınıza, Allah korkusunun ne zaman sizde devrede olacağına şahit olacaklar. Öğrenci iken de böyledir, işçi iken de böyledir. Bir gün evleneceksiniz inşallah. O gün sıkıntının yani imtihanın başka bir boyutuyla sizi bulacağını göreceksiniz. Allah Teâlâ sizi bunun için yarattı. Neden benim kulağım var, gözüm var diyemeyeceğiniz gibi neden bu karşı cins istilası altında yaşıyorum da diyemezsiniz. Gerçekçi olmaya mecburuz. Bu, bilmemiz gereken birinci gerçektir; Rabbimiz bizi, bilerek, dileyerek bu ortamda bulundurdu ve akıbeti görmeyi murat ediyor. Konumumuzu konuşup duracak yerde yapacağımız veya yapmamız gereken işlere yöneleceğiz.Bilmemiz gereken ikinci husus da şudur:
Allah Teâlâ, hiçbir zaman ve hiçbir yerde sıfır çare ile yaratmamıştır. Buna şöyle bir ifade de kullanabiliriz: Rabbimiz bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Hep O’nunla beraberiz. O’nun yardımı ile bir adım yol alabiliyoruz zaten. Sizin de bu hakikati gerçekleştirmeniz lazımdır. Bunun için:
a- Sakın yalnızlığa kaymayın. Muhakkak salihlerle beraber olun. Allah’tan korkanlarla bulunun. En iyisini bulamazsanız bari iyilerini bulun. Yalnız kalan için hiçbir güvence yoktur. Bir anlığına bile yalnız kalmayın.
b- Kalbinizin kararmaması için Kur’an okuyun. Günde bir sayfa bile olsa Kur’an’sız kalmayın. O’nu anlamaya çalışın. Bir iki âyet bile olsa Kur’an anlayacağınız bir yer bulun kendinize.
c- En kısa zamanda evlenin. Evlenirken de kendinize eş bulun. Mobilya dükkânına işçi olacak birini değil, sizi sabırsızlıkla bekleyecek, sizinle beraberliğinden ötürü Allah’ın rızasını umacak bir eş adayı arayın. Okuma yazma bilmese bile evliliğe bakışı bu olan biri sizin için bereket kaynağıdır; onu bulun, bulunca da kıymetini bilin. Acil bir şekilde kendinizi güvenceye almanız gerekir.
d- Mümkün olduğunca fitne ortamlarını kendiniz için azaltmaya bakın. Dünyayı düzeltemeyebilirsiniz ama kendinizi en asgari düzeyde de olsa güvende tutabilirsiniz.
e- Boş vaktiniz olmasın. Boş vakit demek fırtınada savrulmak demektir. Allah yardımcınız olsun. Sabırla sebatla yol alın. Siz sadece sizin değilsiniz. Sizin dik duruşunuzu, âl-i himmet bakışınızı bekleyen bir Ümmet’e mensupsunuz. Gençliğini Allah’a olan imanıyla muhafaza etmiş gençler yarının umutlarıdır. Bir de bu pencereden bakın. Zayi ettiğiniz gençliğinizin, harcadığınız boş vakitlerin, boşa çıkardığınız enerjinizin, sizi bekleyen Ümmet’inizi üzeceğini unutmayın. Sabredin. Bu büyük Ümmet’in büyük ferdi olarak kendinize iyi yerler düşünün. Sabredin. Ümmet sizinledir, dualar sizinledir. Melekler sizinledir.
Nureddin YILDIZ
facebook.com/nureddinyildiz
twitter.com/nurettinyildiz