Kadınların zorunlu kıyafeti

 

Kadınların zorunlu kıyafeti

Müslüman bir kadının iki türlü kıyafeti vardır. Birinci kıyafeti, evinin içinde, mahremleriyle beraber bulunması caiz olan kıyafettir. Bu kıyafet, yani mahremleriyle beraber [Mahrem kimdir? Anne, baba, kardeş, abi, dayı, amca gibi (yeğenler de buna dâhil) hiçbir şekilde evlenmenin caiz olmadığı kimselerdir, bunlara mahrem diyoruz. Ama enişte mahrem değildir. Çünkü enişteyle geçici bir evlilik yasağı vardır. Eniştelik sona erdiğinde evlenmek de caizdir.] bir kıyafeti vardır. Bir de, mahrem olmayan, ‘sokaktan’ dediğimiz kimselerle kıyafet vardır. Mahrem olanlarla kıyafet, kadının, .ok dikkat edilmedikçe avretinin anlaşılmayacağı, vücut şekillerinin, göğüslerinin anlaşılmayacağı her kıyafet geçerlidir. Buna ev kıyafeti diye bir isim de verebiliriz. Bir kadın, babasının, babasının babasının, dayılarının, amcalarının yanında gece kıyafetini andırmayan, tabii bir kıyafetle bulunabilir. Edep oranı kadar da bu kıyafeti hassaslaştırır, dikkatli tutar; bu ayrı bir mesele.
Mahremi olmayanlara gelince, Müslüman bir kadının, mahremi olmayanlarının yanında, yani bu sokak olur, zorunlu bir misafirlik olur, yürüyüş olur, hastaneye gitmek olur, mahremi olmayan kimse, kadının, onun yanında bulunacağı kıyafet, ‘dış kıyafet’ olarak isimlendirilebilir. Bu dış kıyafetin ölçüsü nedir? Yani, soruyu başka türlü soralım; kadının yabancı erkeklerin karşısında bulunabileceği kıyafetin ölçüsü nedir? Önce bir dipnot hükmünde cümle belirtelim; İslam’ın, ‘şu kıyafet olacak, başkası olmaz diye’ verdiği bir isim yoktur. Çarşaf da bu kuralın içindedir. Yani çarşaf, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin, Kur’an-ı Kerim’in, ‘başkası olmaz, illa bu olacak’ dediği bir kıyafet değildir. İslam, ölçüler koymuştur kadın için. Ama zorunlu kıyafet belirtmemiştir; bu hükmü böyle koyalım. Filan kıyafet, çarşaf bu ölçülere en uyumlu kıyafet olabilir mi? Olabilir, o ayrı bir mesele. Ama ‘illa şu kıyafet olacak’ dememiz caiz değildir. Kadın için kıyafetin -ama dış kıyafeti kast ediyoruz, iç kıyafette çok büyük bir daraltma yok- mahrem olmayanlarının yanında bulunabileceği kıyafetinde ölçüler var. Bu ölçüler nedir? Üç metre beş metreden baktığında bir erkek, kadının vücudunun ayrıntılarını anlayamayacak; birinci ve en mühim ölçü budur. Kadının, evli/bekâr olup olmadığı, kollarının, bacaklarının, göğüslerinin ayrıntılarının anlaşılmadığı kıyafet, tesettür kıyafetidir. Yani, kadının göstermeyen kıyafet tesettür kıyafetidir, Şeriatın istediği kıyafet budur.
İkinci ölçü; kadının, mahrem olmayanlarının, yabancıların yanında giyebileceği kıyafet, kendisi güzel olmayan bir kıyafet olacaktır. Kıyafetin güzelliğiyle kastımız şudur; kıyafetteki cazibiyelik, güzellik, o kıyafeti incelemeyi, bir daha bakmayı gerektirmeyecek. Bu, önemli bir şarttır. Eğer kıyafetin kendisi, bir vitrinde duracak kadar güzel bir kıyafetse bu, yabancı gözlerin kazara baktığında bile bir daha bakmasını gerektirecek bir çekicilik taşır ki, Şeriatın getirdiği ölçülerden biri de budur; kıyafetin kendisi cazip olmayacak. Bu arada, dar olup da vücudu teşhir etmesi veya özellikle üstünde mesela bir simge bulunması, başörtünün rengârenk olması, mesela başörtünün boğazdan bağlanmış olduğundan dolayı boyun kalınlığının belli olması, içerdeki örülmüş veya toplanmış saç şeklini belli etmesi… bu ayrıntılara girmiyoruz. Özetle ölçü şudur: -Siyahtı, beyazdı, kırmızıydı; bu ayrıntıya da girmiyoruz- Dışarıdan, üç metreden beş metreden niyeti kötü bir erkek baktığında kadına ait ayrıntıları, bel ayrıntılarını, bacak ayrıntılarını, göğüs ayrıntılarını, boyun ayrıntılarını, yüz göz ayrıntılarını anlayabiliyorsa o kıyafet tesettür kıyafeti değildir. Bunun dışındaki kıyafet şartları, ‘şu mu olur, rengi ne olur?’ gibi, çok ayrıntı durumundadır. Bu çarşafsa çarşaf, battaniyeyse battaniye, yorgansa yorgan; bizim için önemli olan, dışarında izlendiğinde ayrıntılara vakıf olmak veya olmamak. Bir de, bu kıyafetin kendisi zaten güzelse, kendisi dikkat çekiyorsa bunun tesettür olarak anılması çok zor.