‘Kadın Garson Gibi Hizmet Etmek Zorunda mıdır?’ Diye Soran Eşe Mektup

Bizim yöremizde misafire ikram çok önemli tutuluyor. Sanki misafir gökten inmiş gibi hürmet görüyor. Buna diyeceğim yok elbette. Diyeceğim şu ki misafir gelir, bütün ikramlar yapılır, ev onun hizmetine sunulur. Gittiğinde bütün teşekkürler erkeğe yapılır. Erkek aslında gülücükten başka bir iş yapmış da değildir. Kadın içeride makine gibi çalıştırılır. Küçük bir işi eksik veya kusurlu yapsa hemen tehdit edilir. Yaptığı hizmetler ise yok sayılır. Bir kadın, kocasının arkadaşlarına hatta akrabalarına garson gibi hizmet etmek zorunda mıdır? Eşimle bu konuyu konuşurken bana dedi ki: ‘Sen Müslüman değil misin? Misafire ikram, iman alametlerindendir, dikkat et!’ şaştım kaldım. Teşekkür bekliyordum, neler duydum. Ben eşimin arkadaşlarına hizmet etmeye mecbur muyum?

Misafire ikramın, onunla ilgilenmenin imanımızla alakalı olduğu doğrudur. Sahih hadislerde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, ‘Allah’a ve ahiret gününe iman eden’ diye başlayan beyanında ‘Misafire ikram etsin.’ şeklinde kayıt koymuştur. Bu gösteriyor ki mü’minlerin misafire ikramları, misafiri ağırlamaları yöresel değil imani bir anlayıştan kaynaklanmaktadır. Bu da şu anlama gelir: Misafir ağırlamak, ona ikramda bulunmak bir çeşit ibadettir. İslam’ın izzetli günlerini görenler veya o izzetin izlerini görebilenler bu misafir sahiplenme kültürünü de görmüşlerdir. Bu Ümmet’in kültüründe misafir âdeta ev sahibi, ev sahibi de onun hizmetçisi gibidir. Bu anlayışla iftihar etmemiz gerekir. Şimdiki, insanların kendi evlerine bile sığmadıkları zamanda bu lezzeti anlamamız elbette mümkün değildir.

Hadislerdeki ifadelere bakarak bazı âlimler, eve gelen misafiri bir gün bir gece ağırlamanın vacip olduğu hükmüne varmışlardır. Genel kanaat ise misafiri ağırlamanın vacip değil mendûp olduğu şeklindedir. Bir mağduriyet, yolda kalmışlık yoksa misafiri ağırlamak vacip değildir.

Yalnız, bazı yörelerde misafir konusunun abartıldığını söyleyebiliriz. Evin çocuklarını ihmal edip misafir ağırlamak doğru değildir. Zaten misafir ağırlamayı ibadet durumuna yükselten Allah için olmasıdır. İş, gösterişe kaydığında ortada Allah’ın rızası olmayacağı bellidir.

Meselenin sizin ele aldığınız boyutuna gelince yani evin kadınının gelen misafirlere ikramı üslenmesine gelince sözümüz şudur:

Müslüman kadın, eşinden başkasının hizmetini yapmak mecburiyetinde değildir. Eşinin misafirleri, akrabaları kadının görevleri arasında yoktur. Özellikle vurgulayarak belirtiyoruz: Dinimizin Müslüman kadına, eşinin misafirleri için günlerce hazırlık yapması, onlar gelince de ayakta kalıp hizmet etmesi gibi bir emri yoktur. Kadın bunu yaparsa eşinin hatırı ve aralarındaki nikâhın gerektirdiği muhabbet için yapar. Bu şu anlama gelir: İş yaptırma karşılıklı bir muhabbetin gereği olarak yapılırsa zaten sorun olmaz. Hayır, erkek, erkekliğini kullanarak misafirlerine hizmette kadını kullanacaksa İslam Şeriat’ı kadına böyle bir yükümlülük getirmemiştir.

Şöyle bir denge kurulması mümkündür:

Eşinin hatırına itibar eden bir kadın elbette eşinin misafirini misafiri bilir, onlara ikram etmekten, hizmet görmekten haz duyar. Bu makul olandır.

Makul olan bir başka husus da Müslüman bir erkeğin, evinde zaten çocukları ve diğer işleri nedeniyle yorulan hanımını garson gibi kullanmaktan sakınmasıdır. Erkek de yapabileceği kadar yardım ederek eşinin daha verimli bir hizmette bulunmasını sağlar ve ardından da kadına evin cariyesi olmadığını hissettirerek teşekkür eder. Çok kısa bir teşekkür bile kadını, yaptığından mutluluk duyar hâle getirebilir. Bu da makul olandır.

Erkek, hanımının şartlarını da takdir ederek, diğer yakınlarından yardım talep edebilir, bazı hizmetleri dışarıdan satın alabilir. Bu da asrımızın getirdiği makul işlerdendir.

Eğer erkek, erkekliğini ispat edeceğini zannettiği bir üslup sergiler ve sadece ‘Yap, yapacaksın!’ derse, kadının sığınacağı dini, ona misafire hizmet etmek zorunda olmadığını söylemektedir.

Bir başka husus da kadının asla mahremi olmayan yabancılara garsonluk yapmak zorunda olmadığı gerçeğidir. Hatta yapması caiz de değildir. Bu da erkeğin misafire hizmette yer yer devreye girmek durumunda olduğunu göstermektedir.

Nureddin Yıldız