İslam neden sürekli terörle bağdaştırılıyor?

Müslümanların başından terör musibeti eksik olmuyor. Genelde de terörü İslam kökenli olarak göstermeye çalışıyorlar. Nedir bizim bu terörden çektiğimiz, neden hep biz onunla baş başa kalıyoruz?

Terör, sadece Müslümanların değil, bütün insanlığın başında bir beladır. Terörü sadece bombalama olarak görürsek, ona en hafif noktasından bakmış oluruz. Asıl terör, insanın yaşadığı toplumda kendisini güvende hissetmesine engel olan her eylemdir.
Müslümanların terörden çektiği sıkıntı yeni değildir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında da terör olayları olmuştur. Daha sonraki Raşid Halifeler dönemi de dâhil, terör hayatımızın paralelinde bizimle beraber yürümüştür maalesef.
Terör hakkında şu tespitleri yapmamızda yarar vardır:
1- İnsanın bünyesinde kanser ve benzeri öldürücü hastalıkların bulunması nasıl doğalsa, toplumun içinde -o toplum İslam toplumu bile olsa- teröre uygun kafaların bulunması o derece doğaldır. Allah hayra uygun tipler yarattığı gibi şerre uygun tipler de yaratmaktadır.
2- Allah’ın mülkünde ve O’nun hükmüyle yaşıyoruz. Terörü ve benzeri afetleri üzerimize gönderen Allah Teâlâ’nın hangi hatamızı bize hatırlatmayı dilediğini tahlil etmemiz yararlı olacaktır. Kur’an’ı hayatın en köhne noktasında bir mezar kitabı olarak bekleten, dini yük olarak gören bir toplumun Allah’tan göreceği azabı sadece ahiretteki cehennemden ibaret zannetmek yanılgıdır. Allah Teâlâ’nın dünyada tattırdığı azap çeşitlerinden birinin iç kargaşa olduğunu Kur’an haber vermektedir.
3- Müslüman insandan terörist olur mu?
Bu sorunun cevabı, Müslüman kul hakkıyla Rabbine gidebilir mi veya insan canına kıymış bir insan cehennemden nasıl kurtulur da cennete girer şeklinde sorulsaydı, cevap anlaşılmış olurdu. Bir cana kıymak, bütün insanlığa kıymak kadar ağır bir suçtur. Müslüman teröre bulaşamaz. Hatta gece, uykudaki insanları rahatsız edebilecek bir eylemi bile yapsa, Müslüman perspektifinden bu bir terördür. Apartman merdivenlerinden gürültü oluşturacak şekilde inip çıkmak bile terördür Müslüman’ın gözünde.
4- Müslüman’ın toprağını ve mukaddesatını işgal eden güçlere karşı naçar kalıp, müdafaa yapmasını terör olarak adlandıramayız. Toprağın savunması kadar kutsal bir görev olamaz.
5- Terör, insanlığın sorunudur. Şu anda hükümranlığı elinde bulunduran, büyük güçlerin sahibi ülkeler de, terörle uğraşmak zorunda oldukları halde onlar, ellerindeki medya güçleriyle, istedikleri olayı büyütüyor, istediklerini de unutturuyorlar. Müslümanların yaşadığı toplumlardaki bir olayı da senelerce gündem yapabiliyorlar. Bu yüzden terörü Ortadoğu’nun sorunu gibi algılamak kısır ve yönlendirilmiş bir baskının ürünüdür.
6- Müslümanların topraklarında da teröre uygun kafaların bulunabileceğini inkâr edemeyiz. Ama özellikle örgütlenmiş terör örgütlerinin Batılılar tarafından organize edilip, desteklendiğini de bilmekteyiz. Onlar kendileri terörden şikâyet ederken, terörü bizi ezmek ve yönlendirmek için maşa olarak kullanmaktadırlar.
7- Müslüman olarak biz, teröre karşı iki yönden tedbirli olmak durumundayız. Aksi takdirde, terör var diye kendimizi Allah katında aklayamayız:
a- Yaşadığımız ülkelerin yasalarının bize tanıdığı bütün hakları kullanarak tedbir alırız. Evimizin, iş yerimizin güvenliği için gerekenleri eksik etmeyiz. Kasamızı sağlam, kapımızı kilitli tutarız. Güç ve güven neye deniyorsa onu elde etmeye çalışırız.
b- Terörün asıl kaynağına karşı da uyanık olmayı borç biliriz. Siyasi ve dini cehalet, asıl kaynağı unutturuyorsa biz de o şuuru yakalarız. Küçük bir terör hareketine takılı kalıp, asıl terör kaynağını göremezsek, terörün maksadına ulaşmasına destek vermiş oluruz.