İbni Teymiye’ye nasıl bir gözle bakmalıyız?

Hocam, İbni Teymiye ile ilgili sohbetinizi dinledim. Sohbeti dinleyen ona hayran olur. Ancak şu soruların cevabını bulamadım.
Allah Teâlâ’nın, sapıtmasına ilmini sebep ettiği kimsedir. (İbni Hacer-i Mekki – Fetava-ı hadisiyye)

İbni Teymiye, Kitab-ül Arş isimli eserinde, “Allah Arş’ın üzerinde oturur, kendisi ile beraber oturması için Rasulullah’a da yer bırakır.” diyor. Essırat-ul Müstakim kitabında da ibni Abbas gibi büyük sahabilere ‘kâfir’ demiştir. (Keşfüzzunun) El-Ubudiyyet kitabında ise Allah Teâlâ’nın ismini zikretmenin “bid’at ve dalalet” olduğunu bildirmekte.

Şam Camii’nin minberinden inerken “Allah gökten yere, benim indiğim gibi iner.” dedi. (İbni Batuta – Tuhfetünnüzzar tarihi)

“Kaza namazı kılmak lazım değildir” derdi. Hâlbuki dört mezhepte de farzdır. “Cehennem azabının sonsuz olmadığını” söylerdi. Kâfirlerin cehennemde sonsuz kalacaklarına dair birçok âyet-i kerime vardır. (Bakara 81, Ahzab 65, Fussilet 28, Zuhruf 74)

“Ömer çok yanılmıştır” diyerek, İmam-ı Ahmed’in bildirdiği “Allahü Teâlâ, doğru sözü, Ömer’in dili üzerine koymuştur. O hiç yanılmaz.” hadis-i şerifine karşı gelmiştir.

İbni Hacer-i Askalani hazretleri buyuruyor ki: İbni Teymiye “Kabri Nebeviyi ziyaret için sefere çıkmak haramdır. Hazreti Ali iman ettiği zaman çocuk olduğu için Müslümanlığı sahih olmadı. Hazreti Osman malı çok severdi” diyerek ashab-ı kiramın büyüklerine dil uzattı. Ed-Dürer-ül-Kamine hâşâ Allah’ın Arş’ın üstünde olduğunu ispat etmek için diyor ki: “Allah dilerse, bir sivrisineğin sırtına yerleşir de sivrisinek Onun kudreti ve rububiyetinin lutfu ile Onu yüklenip kaldırır. Böyleyken Allah Arş’ın üzerine nasıl yerleşmez?” (Beyan Telbis el-Cehmiyye, 1/568)

İbni Battuta, ibni Hacer-i Mekki, İmam-ı Sübki, kendi oğlu Abdulvehhab, İzzeddin bin Cema’a, Ebu Hayyan Zahiri, Zahid-ül Kevseri, Yusuf-i Nebhani, İmam-ı Şarani, Ahmed bin Seyyid, Zeyni Dahlan, Şeyh-ül-İslam Mustafa Sabri Efendi gibi nice âlimler İbni Teymiye’ye reddiyeler yazmışlar, dalalet ve küfürlerini açıklamışlardır. Üstad Necip Fazıl da 14. asrın irşad kutbu seyyid Abdülhakim Arvasi, “İbni Teymiye dini içinden zedeleyen mülhiddir.” buyurdu, diyor. (Türkiye’nin Manzarası)

Yanlış anlamayın, ben bunları tenkid için yazmadım, ki zaten ben de bu konuları internetteki bir siteden okudum. “Bir Müslüman’ın kalbinin rahat etmesi önemlidir.” diyorsunuz. Biliyorum, diyeceksiniz ki, geçmişi bırakalım mezar karıştırıcısı olmayalım. Evet, haklısınız ama bu konu çok başka. Birçok âlimin reddiyeler yazdığı kişiyi en güvendiğim hocam övüyor ve ben bunu gerçekten bilmek istiyorum. Sonuçta, sohbette de dediğiniz gibi bugün bütün reformistler Teymiyecidir. Bizler yanlış tanıdı isek yukarıda yazılanlar nedir? Bir de, neden bütün âlimler reddiye yazsın ki? Ne alıp veremedikleri var?

Zikrettiğiniz sözlerin önemli bir bölümü sözü edilen kitaplarda olmayan şeylerdir. Ümmet’in bölünmüşlüğünden zevk alanların yaygaraları ile meşgul olamayız. Bu birinci husus. İkinci husus da şudur: İbni Teymiye, olduğu gibi insandır. İnsan! Hata da eder, cinayet de işler; insan bu! Hata etmez bir evliya değil ki! İbni Teymiye, İslam’ın ancak iyi bir cihatla yaşanabileceği fikri ile hareket eden hareketli bir kişiliğe sahiptir. Rahat bozan herkes gibi tenkit edilmiştir. Sözünü ettiğiniz isimler, onu tenkit ettikleri gibi onları da tenkit edenler olmuştur. Kimsenin sözü âyet değil, hadis değil… Biz, Ümmet’imizden olan herkese yüreğimizi açmakla hiçbir şey kaybetmeyiz. Bu kardeşiniz, İbni Teymiye’nin basılı olan bütün eserlerini okumuştur. Onu okudukça bende dört gelişme oldu. Birincisi, fıkhı ve Ebu Hanife’yi daha iyi anladım ve daha çok sevdim. İkincisi, içimde bir cihat duygusu kıpır kıpır oldu. Yapamadığımı özler oldum. Üçüncüsü, Kur’an ve Sünnet’e bağlılığım arttı. Kur’an okumak bana heyecan verir oldu. Dördüncüsü, bilhassa Şia’nın üzerinde derin tenkitlerim oldu. Ashabı kiramı başta Ebu Bekir, Ömer radıyallahu anhüm olmak üzere adlarını anmaya kıyamayacak kadar sevdim. Ben İbni Teymiye’den böyle etkilendim. O anlatılanları ben neden onun kitaplarında görmedim acaba? Mesele, İbni Teymiye meselesi değildir. Bazıları kaza haberi seven gazeteci mantığı ile dine ve mü’minlere baktığı için sorun ve tartışma peşinde olabilirler. Bilemem, herkes kendinden mesul olacaktır. Allah içimizi dışımızı Kur’an heyecanı ile doldursun.
Nureddin YILDIZ
facebook.com/nureddinyildiz
twitter.com/nurettinyildiz