İbadetleri Severek Yapabilmek İçin Ne Yapmalıyım?

Selamünaleyküm. Muhafazakar, kitap okunan ve okunan şeylerin uygulanmaya çalışıldığı, sohbetlerin edildiği, büyüklerin saygı gördüğü bir ailede büyümüş birisi olarak ibadet aşkımın olmadığını düşünüyorum. Şöyle ki, 30 yaşındayım ve halen her namaz için her dini aktivite için kendimle mücadele etmek durumunda kalıyorum. Yaptıktan sonra ferahlıyorum ama yapana kadar manevi olarak sıkıntılar yaşıyorum. Kalbim ve aklımın yap dediği bir şeye vücudun tepkisiz kalması manen beni ziyadesiyle yoruyor. Sizlere sorum; 30 yaşında, evli, çocuğu olan, çalışan bir müslüman erkek ibadet aşkını geliştirmek için ne yapmalıdır? Namazdan kaçan değil namaza koşan olmak için, Kur’an-ı Kerim okumadan yattığı gün eziklik hisseden birisi olmak için, sohbet dinlemeyi zül addetmeyip gönüllü dinlemek için ne yapmak gerekir? Saygılarımla ellerinizden öperim.

Aleykümselam. Rabbimiz, her kulunu farklı bir alanda imtihan etmeyi murat etmiştir. Dışarıdan izlendiğinde aynı imtihan gibi durur bu imtihanlar. Mesela herkesi bir aile imtihanı, eş/çocuk imtihanı vardır bilinir ama içine girildiğinde birbirine yakın olmayacak kadar farklı imtihanların olduğunu görürüz. Bu nedenle ilk anlaşılması gereken hakikat, sizi Rabbimizin sözünü ettiğiniz tarzda bir imtihana tabi tutuyor olmasıdır. Bu size özel bir imtihandır. Siz özel olduğunuz için imtihanınız da özeldir.
Bunu bu şekilde idrak etmekle iyi bir başlangıç yapmış olursunuz. Ya da sizin açıklarınızın o alanda olduğunu anlayarak, açığı kapatmada iyi bir merhale kat etmeyi becereceksiniz demektir.
Bu anlama ve yorumlama tarzına göre ‘bıkıp usanmak ve umutsuz kalmak’ sizin açınızdan bakıldığında filanca Müslüman’ın ‘alkol’, diğer Müslüman’ın ‘zina’ eksenli bir imtihanı gibidir. Üzerinize düşen, usanmadan yokuşu yürümeye çalışmaktır. Kılamıyor olsanız bile namaz aşkını sürdürmelisiniz. Pratikteki arızayı itikattaki arızaya dönüştürürseniz şeytanı iki kere mutlu edersiniz. Melekler sizin itikadî alt yapınızı sizin kimliğiniz olarak belirleyeceklerdir. İtikadî alt yapının tamiri, affı da yoktur. Pratikteki sıkıntılar ise Rabbimizin ‘Ğafûr’ isminin içinde biiznillah erir.
Kuluz, eksikiz, sıkıntılıyız, arızalıyız ama asla umutsuz değiliz.
Eğrilebiliriz ama kırılıp gitmeyiz biiznillah.
Hiç tereddüdünüz olmasın durum budur. Pek çok kul böyledir. Akıbet ise ‘Allah’ı hesap ettikleri’ bir yolda yürüyebilenlerin olacaktır.
Bu yorumu idrak edemezseniz, zamanla vesveseye kayma ihtimaliniz de vardır. Bugün beğenmediğiniz hâlinizi yarın ilkeleştirmiş olarak önünüze koyar şeytan, çok dikkat edin. Önünüze değil ileriye bakın.
Dua etmeyi unutmayın; kendinize, bize ve bütün mü’minlere.