Hutbe Okunurken “Âmin” Demek Cuma Namazına Zarar Verir mi?

Selamunünaleyküm
Ebû Hureyre (r.a.)’nin haber verdiğine göre Resûlullah (s.a.); “İmam hutbe okurken (yanındaki arkadaşına) “sus” dedin mi, boş konuşmuş (cumanın sevabını kaçırmış) olursun” buyurmuştur. Cumada camilerimizde imam efendiler “Allah’ım islama ve müslümanlara yardım et” diyerek dua etmekte. Cemaatte yüksek sesle amin demektedir.

1. Hadiste “İmamın (hutbeye) çıkışı namazı, konuşması da sözü keser” hadisi gereğince acaba sus demenin bile sevaba engel olacağı zamanın başlangıcı nedir?

2. Hutbenin bitişi hangi andır?

Bu konularda bilgi verirseniz sevinirim. Eğer bu imam hutbeden inene ve namaza başlayınca kadar ki zaman hutbe ise ve cemaat amin dediğinde cuma sevabını kaçırıyorsa buna bir çözüm bulunmalıdır. Sizden çözemediğimiz bu konu için fetva bekliyoruz.

Allah razı olsun. Çalışmalarınızda başarılar ve muvaffakiyetler dilerim. Selamunaleyküm

Selamünaleyküm.

Cuma namazı ile bağlantılı olan hutbenin ‘hutbe’ olarak zikredilmesine rağmen ‘namaz’ çaplı bir değeri vardır. Başka bir ifade ile Cuma hutbesi sıradan bir hutbe değildir. Cuma namazının mütemmim bir parçası niteliği olan yönü vardır. Bu nedenle hadisi şeriflerde üzerinde durulan Cuma hutbesi meselesi fıkıh kitaplarında önemli bir ayrıntı olarak zikredilmiştir. Hadislerdeki, ‘konuşan arkadaşına sus diyenin bile cumasının boş olacağı’ ikazından yola çıkılarak Cuma Hutbesi ahkâmı çıkarılmıştır. Bu hükümleri muasır bir ifade ile şöyle özetleyebiliriz:

1- Fukahanın önemli bir bölümüne göre zaruri denebilecek bir durum dışında hutbe esnasında dinleyenlerin konuşması haramdır. Bu da susup, hutbeyi dinlemenin farz olduğu anlamına gelmektedir.

2- ‘Hutbe’ olarak bilinmesi gereken yani susmanın vacip olduğu zaman dilimi hakkında şu hükmü zikredebiliriz: Hatibin minbere çıktıktan sonra ama hutbeye başlamadan önceki süre ile irat ettiği hutbe bittikten sonra ama henüz namaza başlamadığı zamana kadar olan süre hutbe hükmüne dahil değildir. Hamd ile başlayıp cümlelerini bitirdiği zamana kadar olan süre ise hutbe anıdır. Ebu Yusuf ve Muhammed bu iki zaman diliminin, konuşmanın yasak olduğu zamana dahil olmadığını söylemişlerdir. Bu iki zaman dilimi esnasında dua ve salvat da yasaklar arasında olmamaktadır böylece.

3- Cuma hutbesi esnasında konuşmak, konuşana sus demek cumanın ecrini zayi eder ama ‘cuma namazı kılmamış’ duruma getirmez.

4- Cuma hutbesi esnasında konuşana veya dinleyenleri meşgul edene ‘sus’ deme yerine elle işaret ederek susmasını temin etmek gerekmektedir.

5- Cep telefonu ve benzeri dünyevi meşgalelerin hutbe ile ilgili konularda bir kere daha düşünülmesi ise her mü’min için önemli olmaktadır.

6- Bu hükümler için caminin içinde olmak ya da cemaat kalabalık olduğu için cami dışında beklemek aynıdır. Hatibin sesini duyan herkes bu hükme uymalıdır.

7- Hatibin dilini anlamayanlar da susmak zorundadırlar.

8- Bilhassa Hanefi mezhebi uleması, hutbeye dair bu hükümden yola çıkarak Peygamber aleyhisselama salavat getirmenin bile hutbenin incelikleri ile birleştirilerek sesli olmayan bir şekilde yerine getirilmesini söylemişlerdir. Bunu da salavatı sessiz yapma olarak anlayabiliriz. Bu hüküm İmam Ebu Yusuf’un içtihadına göredir. Mezhep imamı İmam Ebu Hanife ise hutbeyi dinlemeyi, sadece o anda yapılabilir önemli bir ibadet olarak görmüş, salavatı ise her zaman yapılabilirliği bakımından o durumda öne çıkarmayı uygun bulmayan bir içtihat sahibidir. Bu noktada gayet önemli bir hususu öne çıkarmalıyız: Cuma hutbesi üzerinde bu denli hassas mütalaalar yapılırken hutbe irat edenlerin konuştukları şeyleri sıradan konular olarak seçmekteki pasiflikleri hiç değilse müminlerin üzerlerindeki haklarını yok saymaları demektir. İrat edeceği bir hutbe metnini, düzgün okuma nezaketi bile göstermeyen, önceden hazırlanmadığı bir metni, okumuş olmak için okuyan görevliler ciddi bir nefis muhasebesi yapmak durumundadırlar.

9- Bilhassa ikinci hutbenin sonunda bütün müminlere dua etmek meşrudur. Hatip dua etmelidir. Dinleyenler de içlerinden âmîn demelidirler.

Selamünaleyküm.

Nureddin YILDIZ