Hocam, Yanlış Anlaşılıyorsunuz..

Selamunaleyküm hocam.
Size yapılan eleştirileri haksız buluyorum ancak vurgunuz hep kadın üzerine olduğu için yanlış anlaşılıyorsunuz. Bence kadının tesettürü kadar erkeğin tesettürü hakkında da bizi bilgilendirmeli, nasıl kadın erkek olan ortamda çalışamıyorsa erkeğinde kadın olan ortamda çalışmaması üzerinde durmalı, en az kadının iffetine dikkat etmesi gerektiği kadar erkeğinde dikkat etmesi gerektiğini bizim toplumumuzdaki insanlara anlatmalısınız ki, bunu en güzel siz yaparsınız.
Bir de bir noktaya değinmek istiyorum. Bizim ülkemizde dini yaşayan, yaşamayan, az yaşayan gibi bir çok tipte insan mensuptur. Sizin bu sözlerinizden de en çok dinini yaşamaya çalışan insanlar etkilenmektedir. Eğer sadece bu kesim toplumdan geri çekilip, dışarıda dini hassasiyeti bulunmayan kadınlar kalırsa, bu durum da sizce tehlikeli değil midir ? Bir de sadece kadınlar mı eşlerini mutlu etmek için çabalamalıdır? Erkeklerin bu yönde hiç bir sorumluluğu yok mudur ?
Sayın hocam, söylediklerimi lütfen saygısızlık olarak algılamayın. Böyle anlaşılmak istemem ancak çoğu erkek sizin bu söylediklerinizden –tabiri caizse- kendi işine gelenleri alıp kadınları toplumda gereksiz, fitne sebebi, sadece evde oturan, hiçbir sosyal hayata sahip olmaya hakkı olmayan ve kendilerini mutlu etmek için yaratılmış olan varlıklar olarak görmektedir.
Rabbimizin buyrukları elbette kabulümüzdür ancak, erkeklerin bu buyrukları yanlış algılamaları önce onların imanlarını ( çünkü Rabbimizin buyruklarını yanlış anlıyorlar), sonra da bizim insanlık onurumuzu zedelemektedir. Ben bu algıyı ancak sizin değiştirebileceğinize inandığım için bu satırları yazıyorum. Bu konudaki bilginize ve size olan güvenim sonsuz… Sürçü lisan ettiysem ne olur kusura bakmayın..
Allah sizden ve cemi Müslüman kardeşlerimden razı olsun… Selamunaleyküm

Selamünaleyküm.
Bacım,
Tekrarına gerek olmayan bir hakikat şudur: Hepimiz kuluz. Allah’ın kullarıyız. Erkeği ile kadını ile kulluk imtihanındayız. Ne erkeklerin bu kulluğun üzerine söyleyebilecekleri farklı bir sözleri olabilir ne de kadınların. Nihaî hakikat budur; kuluz, kulluk sınırları içindeyiz. Bundan ötesi boş meşguliyettir. Erkeklerin kadınlara yön vermeleri, onları kendi heva ve heveslerine göre yönlendirmeye çalışmaları abesle iştigaldir. Cahiliyeden kalma safsatalarla kadınları hor görmeleri, bir had bilmezliktir. Yarın dirilirken ‘kul’ olarak dirileceğimize göre, nasıl kendi kendimize çizgi belirleyebiliriz?
Şahsıma yaptığınız ikazı anlamlandıramadım. Zira sizin ikazınızın aksine ‘kadınları şımarttığımı’ söyleyenlerin sayısı, sizin ikazınızı yapanlardan daha fazladır. Bunun yanında da pek çok aileden, bilhassa hanım kardeşlerimden ‘erkeklerine ahireti hatırlattığım’ için dua alıyorum.
Ne sizin ikazınız ne de diğerlerinin övgüsü beni yönlendirmiyor. Başta söylediğim gibi, kadınlar hakkında özel kanaat kullanma hakkı kendimde görmüyorum ben. İslam’ın tüm ahkamını ifade eden Şeriat’ımızın erkekler hakkındaki çizgisini erkeklere, kadınlar hakkındaki çizgisini de kadınlara anlatmaya çalışıyorum. Ortada bir hata olursa bu hata, benim ifade hatam olabilir, Şeriat’ımız hatadan beridir.
Bazı erkeklerin kadınlara dair meseleleri zevklerine göre yönlendirmelerine gelince, takdir edersiniz ki benim bu hususta yapabileceğim bir şey yoktur. Herkes Rabbinin huzurunda bir imtihan verecektir. Sayılı nefesleri nasıl ve nerede kullandığımız bize sorulacaktır. Birilerinin yanlış kullanma ihtimaline dayanarak, Şeriat’ımı kısamam. Hepimiz sınanıyoruz, ciddiyetimiz ölçülüyor. Herkes Rabbi ile baş başa kalacaktır. O güne ve o âna iman edenler, hata edebilirler ama hatada inatlaşmazlar.
Benim özellikle ikaz etmek istediğiniz, bildiğiniz bir yanlışım varsa onu ikaz edebilirsiniz. Memnun olur ve size dua ederim. Genel söylüyorsanız genel olarak cevabım budur.
Allah’a emanet olunuz. Duanızı beklerim.
Selamünaleyküm.
Nureddin Yıldız