“Hocam! İçim Bunalıyor, Kalbim Daralıyor..”

Selamünaleyküm Hocam
Uzun zamandır, çoğunlukla internet üzerinden, nadiren de Şehzadebaşı Camii’nde sohbetlerinizi ve fetvalarınızı dinleyen bir hanım kardeşinizim. Bu maili oğlum yardımıyla gönderiyorum. Son zamanlarda çok büyük bir sıkıntı içindeyim.

Bir tarikata bağlı değilim ama çok küçük yaşlardan beri namazını eda etmeye çalışan, Kuran’ını okuyan, evinde mukabeleler düzenleyen ve yapabildiğim kadarıyla başka hocalar vasıtasıyla sohbetler düzenleyen biriyim. Ayrıca kendi adıma da sürekli okuduğum Riyazü’s Salihin’in 5. cildindeyim ve Diyanet’in çıkardığı tefsiri de bitirmek üzereyim. Orada okuduğum şeyleri gayretli bir şekilde yapmaya çalışıyorum ama bu arada sağlık sorunlarımla da uğraşıyorum. Tarikat konusunda Peygamber Efendimiz (sav)’in önderliği var iken bir türlü tarikatlara katılmaya kafam yatmadı. Arkadaşlar da girmem konusunda tavsiyelerde bulunuyorlar ama hala mutmain olamadım. Bu konuda tavsiyenizi isterim.

Ayrıca son zamanlarda büyük bir iç sıkıntısı ve bir şeyler olacakmış gibi kalp sıkıntısı içindeyim. Yaklaşık 7-8 senedir teheccüdlerimi bırakmamaya özen gösteriyorum. Riya olmasın ama hocam; dertliyim. Kendime bu iç sıkıntısından çıkış bulamadım. Çareler üretmeye çalışıyorum ama bir türlü rahatlayamıyorum. Her namazın arkasından 2 rekât Allah rızası için namaz kılıp “Allah’ım hüznümü ve kederimi sana bildiriyorum” deyip çaresini ondan bekliyorum. Bu konuda tavsiyenizi ve duanızı bekliyorum. Kendimi bu konuda çok yalnız ve çaresiz hissediyorum.

Senelerdir sağlık sorunlarım ile uğraştım fakat Elhamdülillah iyileştim. Lakin son zamanlardaki şu iç sıkıntısı içinde kıvranıp duruyorum. Tavsiyeniz ve duanız ile yol gösterirseniz sevinirim.
Saygılarımla
Allah’a emanet olun.

Selamünaleyküm.
Allah Teâlâ size güç ve kuvvet ihsan etsin.
Bacım, size bir hatıramı nakledeyim, umarım istifade edersiniz.
Bildiğinizi zannettiğim, Çarşamba İsmailağa Camii’nde yıllarca dinine hizmet eden Allah dostu Mahmut Ustaosmanoğlu hoca efendiyi babamla ziyaret etmiştik. Ziyaret nedenimiz de, Hoca Efendi’nin ardı ardına başına gelen musibetlerdi. Kendisi ağır hasta idi. Damadı caminin içinde şehit edilmişti. Kızı ağır bir kanser vakasından yıllarca ızdırap çektikten sonra vefat etmişti. Hanımı da uzun yıllar süren bir yatalaklıktan sonra kızından daha önce ölmüştü.
Böyle bir ortamda kendisini ziyaret ettik. Konuşmakta zorlanacak kadar yorgun bir bedeni vardı.
Babamla uzun bir geçmişleri bulunduğu için aralarında tatlı bir muhabbet vardı. Ben de o muhabbetten istifade ediyordum. Söz arasında babam kendisine dedi ki:
‘Efendi hazretleri!
Dünya sizi epeyi bunalttı. Allah Teâlâ size sabır ihsan buyursun.’
Mahmud Efendi bu söz üzerine babama şöyle dedi:
‘Hafız efendi!
Ama dünya tam da Mevlamızın tarif ettiği gibi değil mi, başka türlü mü bekleyecektik?’
Bacım,
Bu sözden bana ve size, bütün sıkıntı hisseden Mü’minlere güzel öğütler vardır. Doğrusu ne bekliyorduk dünyadan, nasıl olmasını umuyorduk? İşte dünya budur. Altı, peygamberlerin mübarek cesetleri ile dolu dünya, üstünü bize ikram mı edecekti? Bakarken, tefekkür ederken, yanlış bakınca gerçeği göremiyoruz. Bu inceliği size izah edebildiğimi umuyorum.
İkinci olarak da size hasseten dua ediyorum. Allah Teâlâ sabrınızı ziyade etsin, kalbinize huzur indirsin. Afiyetinizi daim etsin.
Şu hususlara dikkat ederseniz inşaallah faydalanırsınız, bize de dua etmenize vesile olur:
1) Bu durumu iyi bir psikologla konuşun. Çok şey olacağından değil belki ama içiniz rahat eder. Tavsiyede bulunursa ona uyarsınız.
2) Günlük programınızı, sağlığınız elverdiği kadar artırın ve daha yoğun bir hayat yaşayın. Gerekli olan uyku dışında size boş vakit kalmasın.
3) Dertlerinizi herkesle paylaşmayın. Özellikle aynı kişilere tekrar tekrar anlatarak, onların cevaplarını tekrar dinleyerek, kendinizi derin bataklıklara gömmeyin.
4) Ziyaretler, faydalı geziler yaparak evinizin dışındaki hayata açılmaya çalışın.
5) Muhakkak ilim ihtiva eden ders halkası bulun kendinize. Tarikat başka bir iştir. O kalbinize uymadı ise şart değil girmeniz, girmemiş olmanız, doldurulamaz bir eksiklik değildir. Haftada bir saat da olsa muhakkak bir ders halkası bulun. Ona katılın.
6) Okuduğunuz kitaplardan notlar tutun. Kendinize göre basit de olsa makaleler yazın. Şiir denemeye çalışın. Önceleri kendi kendinize denemeler yaparak mini konferanslar verin. Sonraları da bir iki kişi ile dersler yapın.
7) Uyku düzeninize çok dikkat edin. Aynı saatte yatıp kalkmanız çok önemlidir.
8) Başta haber bültenleri olmak üzere TV ve internetten uzak durmaya çalışın. Bu iki illete karşı, tamamen olmasa da mesafenizi özenle koruyun.
9) Hacmi daha küçük kitaplar okuyun. Riyaz devam etsin ama tefsir ve diğer ciltli kitaplar yerine küçük kitaplar okuyun. Felsefe ihtiva eden kitaplardan ve sohbetlerden kaçının.
Size hayır ve bereket diliyorum. Allah’a emanet ediyorum.
Selamünaleyküm.
Nureddin Yıldız