Hocam! Çocuklarımı Okula Göndermek Hiç mi Hiç İstemiyorum!

Üstâdım,

5,5 – 3,5 – 1 yaşlarında üç güzel yavrunun annesi, aynı zamanda Kur’an Kursu öğreticisiyim. Bundan on yıl evvel eşim de ben de Sakarya üniversitesi, İlahiyat Fakültesi’nden mezûn olduk. Bendeniz Din Sosyolojisi dalında, eşimse İslam İktisâdı dalında master yapmaya başladık. Eşim, Selçuk Yüksek İhtisas Merkezi’nde eğitim aldı. Şimdi merkez vâizi. Bense yaklaşık 200 genç kız talebenin bulunduğu, yatılı bir kursta görev yapıyorum.

Hocam,

Hep bir şeyler eksik gibi sanki. Maaş aldığımız için midir, zamanında çok harama bakmaktan mıdır, maaşlarımızın bankalara bulaşmasından mıdır Rabbim bilir. Bazen eşimle aramızda konuşuyoruz “Nureddin Hoca’ya deyiversek de yanına gitsek, memuriyetten istifa etsek, gönüllü hizmet etsek” diye.

Hocam,

Bir ev hanımı olarak ilme zaman ayırmam ne yazık ki mümkün olmuyor. Kurs- evişi, çocuklar derken gün bitiyor. Lakin sohbetleriniz sanki bir yaranın merhemi gibi. Öncelikle “Kadın Fıkıh Okulu”nun 116 dersini, ardından “İşi Vaktinden Çok Olanlar” serisini dinledim. Bir taraftan yer sildim, bir taraftan not aldım. Bir yanda bulaşık yıkadım, bir yandan ağladım. Bir seneyi aşkın süredir sesiniz evimizin vazgeçilmezi oldu. Çocuklarım dinlemiyor gibi geliyordu ama aradan kelimeleri seçip “aaaa, tren dedi anne” “aaaa, kuş dedi anne” deyince onların da bilinçaltına cümlelerinizin gittiğiyle sevindim. An itibariyle “Hadislerle diriliş” serisini de bitirdim. “Dünya Nasıl Dönüyor?” serisinin de sonuna gelmek üzereyim. Yeni dersleri iştiyakla bekliyorum. Dünya Nasıl Dönüyor derslerinin “Seyyidü’l İstiğfar” bölümü için ayrıca Rabbim razı olsun. Uygulayacağım inşallah.

Kıymetli hocam, çocuklarımı okula göndermek hiç mi hiç istemiyorum. Ortam çok ama çok kötü. Yenilenlerden tutun izlenenlere, konuşulanlardan tutun giyilenlere kadar bambaşka bir Âlem kurdum çocuklarıma. Ben kursta iken iki İlahiyat Fakülteli genç kız ilgileniyor çocuklarımla. Biz de onların iaşesini, icâresini temin ediyoruz. Hocam derdim şu. Büyük oğlumun ismi, altı yaşını doldurunca  ilköğretim sistemine düşecek. Ben elimden geldiğince kaçırmaya çalışacağım. Hastaydı, şuydu buydu diyerek. Böyle düşünen bir grup anne ile internet ortamında bir grup kurduk. Oradan birbirimizle haberleşiyoruz. Çocukların gelişimleri ile ilgili birbirimizi haberdar ediyoruz. Böyle böyle ilk dört yılı atlatabiliriz. 10 yaşına kadar ilköğretimde dört işlem ve okuma’dan gayrı bir şey öğretilmiyor. Lakin çocuğun yediği abur-cuburlar, arkadaşlarından öğrendiği kelimeler yanına kâr kalıyor.

Birilerine anlatınca bunları gözümüzü korkutuyorlar hocam. Yapamazsınız diyorlar. Biz de sizden Fikir isteyelim dedik. Bir anne-baba, genç kız ve erkeklerden yardım alarak çocuğunun eğitimini evde veremez mi? Tarihimiz boyunca eğitim zaten hep böyle olmamış mı?

Ayıracağınız zaman için Rabbim şimdiden razı olsun. Rabbim gücünüze güç katsın. Muhtereme ailenize hayır dualarımızı ve selamlarımızı iletiniz lütfen.

Selamünaleyküm.

Kelime kelime hasenat topladığımız, cennet çadırımızı ilmik ilmik örmeye çalıştığımız bir dünyadayız. Rabbimizin huzuruna vardığımızda, burada topladıklarımızı bulacağız inşaallah. O gün, sizin bu e-posta’nızın yanımda bulunmasını isterim. Bilhassa hanım kardeşlerimin dualarına çok önem veriyorum. Bu ümmetin umudu ve yanan yüreği olan mü’min kadınların samimi ve beklentisiz dualarına muhatap olmak büyük bir nasiptir. Hamdediyorum Rabbime. Allah sizden razı olsun. Sizi umduklarınızdan daha güzellerine nail kılsın. Eşinize de selamlarımı iletiniz. Allah Teâlâ hepimizi, cennetinde razı olacağı kulları ile buluştursun.

Teferruatını geldiğinizde görüşmek üzere şöyle bir hulasa ile cevap verebilirim size:

a-     Memuriyet veya başka bir pozisyon; önemli olan bizim kulluk imtihanımızı idrak edebilmektir. Bilhassa Diyanet camiasındaki kardeşlerimizin bu imtihanı idrak etmede sıkıntıları vardır, bunu yok sayamıyoruz. Şunu da yok sayamayız: Diyanet üzerinden dine hizmet en dengeli ve en yararlı alan olarak durmaktadır. Bu nedenle bulunduğunuz konum, benim kanaatime göre gayet hassas ve değerlidir. Elbette yaşınızın ve tecrübe azlığınızın getirdiği eksiklikler vardır. Bu da normaldir. Gayret eden biri olduğunuz sürece dert etmeyin. Kanser kadar ağır ve öldürücü olan şey, memuriyet rehavetidir. Memuriyetin kendisini tehlikeli görmüyorum. O rehaveti kendinize uygun bulmadığınız sürece dert etmeyin. Eşinizin vazifesi de sizin vazifeniz de bana göre ‘mübarektir.’ Mübarekliği kadar da dertlidir hatta delirticidir. İstanbul’a gelebilirseniz bunun ayrıntıları üzerine daha uzunca konuşuruz biiznillah. Şimdilik şu kadarını söyleyeyim ki, her ikiniz de işinizin kıymetini bilmelisiniz. Size daha yararlısını tavsiye edebileceğim bir meslek bilemiyorum. Çünkü işi meslekler değil, mesleklerdeki adamlar bitiriyor. Adamı olmadığın sürece de hiçbir meslek bereketli olmaz.

b-    Allah Teâlâ yavrularınızı, Mus’ablar gibi, Âsiyeler gibi kılsın. Ümmetimin bağrında açan çiçekler olmalarını dilerim, buna dualar ederim. Onların okul dışılığı konusunda sizin fikirlerinize katılamıyorum. Esasen doğru düşünüyorsunuz ama bu doğrunuzu tatbik edebileceğiniz bir alan yoktur. Kanundan kaçmanız bakımından değerlendirmiyorum meseleyi. Okula göndermemenin oluşturacağı boşluğu doldurmanıza umutla bakamıyorum. Ne bir destekçi çevre bulabileceksiniz ne de sizin sabrınızın yeterli olabileceği kadar küçük bir sürtüşmeye gireceksiniz. Gayet ağır bir imtihandasınız. Bu düşüncenizi eskilerin deyimiyle ‘kırk kere ölçüp bir kere biçerek’ kararlaştırın. Allah yardımcınız olsun.

Yavrularımızın okulsuzlukları yerine günlük dezenfekte edilmiş okulluluğu düşünmemiz daha kolay olur. Bu hususta sizinle yardımlaşalım. Ağabeyiniz durumunda biri olarak bu hususta size destek olmaya gayret ederiz.

Eşinize hasseten selamımı iletiniz. Yeğenlerimin gözlerinden öperim. Duanızı beklerim.

Selamünaleyküm.

Nureddin Yıldız

* twitter.com/nurettinyildiz
* facebook.com/nureddinyildiz