Hocam! Çocuk eğitim için yol haritası çizebilir misiniz?

Es-Selamü Aleyküm ve Rahmetullah
 
Muhterem hocam, bayanlara yapmış olduğunuz sohbetin akabinde gerçekleştirdiğimiz görüşmeye binaen yazıyorum.
 
“Muhammed’in Hamza’sı ol” diye duâ ettiğiniz gencin annesiyim. Beyimin üniversitede görevli olduğunu (sohbet sonrasında çıkışta kısaca musafahalaşmış görüşmenizi İstanbul ziyaretine bırakmışsınız) ve benim de evde hafızlık yapmaya çalıştığımı söylemiş tavsiyelerinizi istemiştim.  
 
M. H.’nın da 2 yaşına yaklaştığını, küçük yaşta hâfız olması ve eğitimi için nasıl bir yol takip etmemiz gerektiğini sorup, ilk adımdan itibaren (tabi çocuk eğitiminin anne karnından başladığının şuurunda olarak) üzerimize düşenleri yapmak istiyoruz deyince, “Onu özel olarak yazın” demiştiniz. Bu hususta bir yol haritası çizebilmemiz için yardımcı olur musunuz? (Burada, baba kanaatinin önemini göz önünde bulundurursak, motivasyon kaynağımızın beyim olduğunu belirtmeliyim.) 
 
Ayrıca, çocuğun eğitiminde 3-3,5 yaşa kadar annenin kendini yetiştirmesinin ön plana çıktığını söylemiştiniz. Bu bağlamda da tavsiyeleriniz için vakit ayırabilirseniz memnun oluruz.  
 
Birkaç saatlik zaman dilimi içerisinde yakînen müşahede etmiş olduk ki; o kadar insanın soru, tavır ve beklentilerine sabır, hoşgörü ve yumuşaklıkla mukabele edip bizlere merhametli ve gayretli dava insanı örneği oluşturdunuz, Allah razı olsun. Çalışmalarınıza bereket ve kolaylık diler, Allah-û Teâlâ’dan gücünüzü artırmasını, cennet kazandıracak ameller yapabilmeyi hepimiz için niyaz ederim.  
 
Allah’a emanet olun. Es-Selamü Aleyküm ve Rahmetullah. 

Selamünaleyküm.
Allah Teâlâ hepimizi râzı olacağı amellere muvaffak kılsın.
 
Bacım,
Sorunuza ancak bugün sıra gelebildi; günlük onlarca cevabı yetiştirmeye çalışıyorum, hakkınızı helâl ediniz. Umarım sizi bekleterek incitmedim.
 
Yavrularımızın yetiştirilmesi konusunda size çok açık bir hakikati beyan etmem gerekir. Lütfen dikkatli okuyun ve cevabın bütününü tefekkür edin.
 
Bacım,
Bu zamanda o, hayallerimizdeki çocuğu yetiştirmek neredeyse mümkün olmayacak kadar zor bir dönemi geçiriyoruz. Sizin belirttiğiniz şeyleri olur görmek mümkün değildir. Rabbim bizi öyle bir zamanda yarattı ki, insanı insan olarak bırakmak her halde bugünkü kadar zor olmamıştır diyesim geliyor.
Peki, çocuklarımızla alakalı onları yetiştirmekten söz ederken bir hayal peşinden mi koşuyoruz biz?
 
Elbette hayır. Asla hayal peşinde değiliz.
O zaman nedir denge noktası?
Denge noktası şudur:
 
Sahâbe kafalı ve o pratikte bir çocuk yetiştirmeye azmimiz olacak. Beşerden biri olarak yapabileceklerimizi yapacağız. Gerekiyorsa bulunduğumuz şehirden hicret edeceğiz. Gerekiyorsa akrabalarımızı bile terk etmeye hazır olacağız. Hususi olarak teheccüde kalkıp duâlar edeceğiz. Maddi manevi yapabildiklerimizde eksiklik yapmayacağız.
 
Daha sonrasına ise karışmayacağız. Allah-û Teâlâ’ya havale edeceğiz. Allah-û Teâlâ bize, umduğumuz gibi bir çocuk verirse kazandık diye hamd edeceğiz. Vermez ise biz, NİYETİMİZ VE GAYRETİMİZLE kazananlardan olacağız biiznillah.
Bunun dışında bir beklenti ile insan bu asırda delirebilir. Zira sizin beklentilerinizi mü’min bildiğiniz en yakınınızdaki insanlar bile anlamayacaktır. Rabbim yardımcımız olsun.
 
Muhteşem bir niyetle meleklerin karşısına çıkın. Niyetinize ters bir isyan içinde olmayın. Eşinizle bu uğurda müttefik olun. Melekler sizi her bedeli ödemeye hazır görsün. Maddi bir destek olarak pedagojiyi  ihmal etmeyin. Bir âlimin istişaresini önemseyin. Ve asla Allah-û Teâlâ’nın işine karışmayın: Zamanı kullanmayı ve kulunu yönlendirmeyi ona bırakın. En ağır silahınız olan duâyı bir an eksik etmeyin. Beklemesini bilin.
 
Allah-û Teâlâ sizi umduğunuzdan güzeline kavuştursun.
Selamünaleyküm.
Nureddin YILDIZ
fb.com/nureddinyildiz
twitter.com/nurettinyildiz
instagram.com/nureddinyildiz