Güzel Kardeşim! Dünyada iken cennette olmak nedir bilir misin?

Selamünaleyküm hocam;

Hocam, öncelikle size çok teşekkür ediyorum. Size ve sizin gibi bu düşünce ve hizmette olan insanlardan Rabbim razı olsun. Yarın kıyamet gününde ben sizin şahidinizim.

6 yaşındaki kızım bile sizin odanızda 5 dakika bulunup çıktıktan sonra “baba bizim odadaki kanepe, tv hepsini kaldırıp tamamına kitaplar koyalım” dedi. Bana da “Nureddin hocanın çalışma masasından yaptır, çok okuyup ben de Nureddin hoca gibi olayım.” diyor. Yarın bu yavrucuklar inşallah Ümmet-i Muhammed’e faydalı birer insan olup hizmet ettiklerinde bunda en büyük pay sahibi siz olacaksınız. Çünkü biz sizin derslerinizi dinleyerek sizden çok şey öğreniyoruz.

Derslerinizin bir tanesinde, küçük çocukların kapıyı çalarak izin istemesinden bahsettiniz. O gün oyun şeklinde uygulamalı olarak öğrettim Elif’e. Şuan kardeşi konuşamamasına rağmen kapı kapalı ise vurup önünde bekliyor. Bu çok küçük bir örnek ama bunun gibi nelere vesile oluyorsunuz.

Allah size güç kuvvet ve vakit bolluğu versin.

Teğabün suresi 14. âyetin tefsirini dersinizde anlatırken “Hanımlarınız ve kocalarınız, başınıza bela olur, dikkat edin onlara. Eşiniz ve çocuklarınızı affeder görmezden gelirseniz, bırak bir daha yapmaz derseniz, Allah da sizi affeder.” Diyerek, anneme babamdan dolayı dayanma gücüne vesile oldunuz.

Hocam benim en büyük gayem, pırıl pırıl tertemiz olarak Allah’ın bize emanet ettiği yavruları onun istediği gibi birer kul olarak yetiştirmek. Bu meşakkatli yolda bu kadar fitnenin ve dış etkenin olduğu zamanda gerçekten zor olanı başarmak istiyorum.

Bunun için bol bol dua ediyorum. Kendimi düzelterek örnek olmak istiyorum.

Bu yolda sizi örnek alıp derslerinizden ve kitaplarınızdan faydalanıyoruz çok şükür

Benim sizden istediğim, takıldığımız yerlerde sizin fikirlerinize başvurmak, zaman zaman kısada olsa ziyaretlerinizde bulunmak bizim için çok faydalı oluyor. Kısa bir ziyaretten sonra Elif’in odayı kitaplarla doldurma isteği beni çok etkiledi ve daha da umutlandırdı. Benim sizden isteğim budur hocam.

Biz maalesef tam anlamı ile yetişemedik. Sözde tam Müslüman bir evde yetiştik ama 14 yaşında gusül abdestini komşudan öğrendim.

Biz, kendi yapamadığımız ve sonradan öğrendiğimiz şeyleri küçük yaşta çocuklarımıza öğretmek ve ahlaklı bir nesil yetiştirmek için elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz.

Tamda sizin anlattığınız bir ortamda büyüdüm çünkü ben. Tek emeli bir ev yapıp ev sahibi olmak, komşular akrabalar ne der kaygısıyla yaşayan bir ailede büyüdüm.

Öyle ki, askerden sonra bir Cuma namazında Allah bana bir gönül ferahlığı verdi. Cuma namazını ağlayarak zor kıldım. Bir anda Peygamber efendimizi ziyarete gitmek istiyorum dedim. “Baba gitmeden çocuk nasıl gider, köylüler ne der, ayıplamazlar mı?” denilen ve umreye gidip geldiğimde 1 ay küsülen bir ortamda büyüyüp yetiştim.

21. yüzyılın cihadı diye adlandırdığınız çocuk yetiştirme konusunda, sizin destek olmanız bizim için çok önemli.

Son olarak hanımımın başka bir hanımla sizin sohbetinizi beklerken, bayanlar bölümünde yaşanan bir hadiseyi paylaşmak isterim sizinle. Şehir dışından gelen bir bayan, gelme sebebi olarak, TEOG sınavından sonra isteğini soran çocuğunun, “Beni Nureddin hocanın son sohbetine gönderin başka bir şey istemem” demiş olması, akıllı telefonlar, konserler vs. dururken sizin dersinize gelmek istemesi beni çok etkiledi.

Tekbir getirerek dedim ki işte mücahit bu.

ALLAH yardımcınız olsun.

Vaktinizi bereketlendirsin

ALLAH’A emanet olun

Selamünaleyküm.

Selamünaleyküm;

Güzel kardeşim benim, sen cennet nedir bilir misin? Dünyada iken cennette olmak nedir bilir misin? Büyük ihtimalle ‘bilmem’ diyeceksin. Ben de senin gibi, koklanamadım o bahçenin çiçeklerini henüz. Ama yüreğimi çatlatacak kadar kabartıp diyorum ki: Peygamber aleyhisselam’ın etrafında etten kemikten sur ören o mübarek nesil bunu başarmışlardı. Ölmeden cennete girmeyi becermişlerdi. Kardeşleri ile cennette ırmakların kenarında sarmaş dolaş olur gibi yaşamışlardı da o muhteşem sahneleri bize miras bırakabilmişlerdi. Ne muhteşem, ne umut yüklü bir sevgidir bu!

Sen bana onları hatırlattın. Sana cevap yazmak için biraz daha beklemek istedim. Duygusal olmayayım istedim ama kaç gün geçti o duygusallığım gitmedi. Yazmak zorunda kaldım. Sana yazıyorum bu sözlerimi. Rabbime yazıyorum. Mü’minlerin kardeş olduğunu unutan nesillere yazıyorum. Taşa yazıyorum. Anadolu’nun yollarına yazıyorum. Camilerin kıble duvarlarına yazıyorum. Anasının doğurmadığı milyarlarca kardeşi olduğunu bilmeyen bütün nimet mahrumlarına yazıyorum.

“Ey Rabbim, doldur içimize o sevgiden, doldur bizi ve kardeşlerimizi o ırmakların sularından, doldur Rabbim, doldur ki cennet hasretimiz gözümüzde tüllensin. Kanatsız uçabilecek kadar şenlenelim, fani dünyada iken bile ebedî lezzetler tadalım.”

Güzel kardeşim benim, ben sana nasıl dua etsem bilmem ki, ne desem de bağrımı sana açmış olsam? Senin yazındaki sen sanki benim de sen bensin orada. Buna melekler şahit olsun. Sen de şahit ol. Rabbim bizi, bu sevdamızla cennetinde buluştursun. Sen ve senin gibi kardeşlerimin bu hüsnü şehadetlerine ne kadar itimadım var, ah bir bilsen; onu bilsen beni esir alırdın karşılığında.

Sözlerin bana yapılmış duaların olsun. Evini kütüphane yapmak isteyen cici Elifcik, Kitabımızın hizmetkârı olsun. Sen, eşin ve yavruların bu ümmetin şerefi ile yücelmişlerden olun.

Güzel kardeşim benim, herkes kendi derdine düşermiş ya, benim derdimi de ben bilirim. Sen, beni ziyaret edip bir şeyler almak istiyorsun, buna izin istiyorsun. Ben ise senin gibi birinin bir kelimelik duasını alsam da önümü açsa Rabbim, elimi, dilimi, gözümü korumaya vesile yapsa diyorum. İşte böyle bir dünyadayız şimdilik; Sen seni düşünürsün, ben de beni. Gel, tabii ki gel. Gel ve bana dualar et. Gel de bana Elifciğin, Âsiyelik basamaklarını tırmandığını müjdele bana. Gel ve bir daha gitme dilersen o gün!

Güzel kardeşim benim, şahit olsun bu yazdığımız kelimeler, bu kullandığımız dijital âlem bile şahidimiz olsun: Allah’tır gayemiz. Şeriat’ıdır yolumuz. Peygamber’idir önderimiz. Ona salât ve selamdır işimiz. Onun ümmeti ocağımızdır, bağrımızdır. Kardeşliğimiz ise hasretimizdir.

Şahidim ol güzel kardeşim, seni seviyorum, duanı istiyorum, Elifciğin gözbebeklerinden öpüyorum. Siz de beni unutmayın duanızdan. Şimdi siz unutmayın, yarın kabrin karanlıklarında yapayalnız kaldığım zamanda da Elifcik unutmasın.

Size, eşinize ve sevgili yeğenlerime selam söylüyorum. Rabbimin uçsuz bucaksız rahmetine salıyorum sizi.

Selamünaleyküm.

Nureddin YILDIZ

Twitter.com/nurettinyildiz