Gelinler köle mi?

Bu videoyu bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

Bu videonun sesini bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

‘Gelinler köle mi?’ adlı videonun yazılı dökümanı aşağıdadır.

Gelinler köle mi?

Gelinler köle mi? Nasıl köle olsun ki, kimse Allah’tan başkasının kölesi değil aslında. Hepimiz Allah’ın kuluyuz. Gelin de kul, kaynana da kul, kaynata da kul, hep kuluz. Kullar birbirlerini köle olarak kullanabilirler mi? Bir kadın kendisi kölelik yaptığını zannettiği yıllar geçirdi diye önüne gelen ilk fırsatı da birisini köle olarak kullanmak için geçirebilir mi? Mü’min ise asla, mü’min bunu yapamaz. Çektiği sıkıntıların karşılığını Allah’tan bekler, kıyamete havale eder. Başka bir insanın üzerinden asla intikam alamaz. Kaynana zulmederse adı ‘zalim kaynana’ olur. Kaynata zulmederse adı ‘zalim kaynata’ olur. Bütün zulümler kıyamet gününe havale edilmektedir. Gelin, kocasından başka kimsenin emrinde değildir. Bir kadın nikâhlanıncaya kadar babasının emri altındadır. Nikâhlandığı günden itibaren de babasının bütün yetkileri sıfırlanır. Ama tam anlamıyla ‘sıfırlanır’. Yüzde yüz kocasının emrine girer. Bir kadına otur, kalk, yat, konuş diyebilecek birisi varsa o sadece nikâhlı kocasıdır. Kocasının da örf dâhilinde, hadisi şerifteki örf, Kuran’daki maruf yani normal ölçülerde, zulüm olmayan standartlarda emretme, yasaklama hakkı vardır. Kocanın da despotluk hakkı yok. Bir gelin kaynanasının emrinde değildir, kocasının emrindedir. Kocası, kaynanasının hizmetini görmesini emrediyorsa bu da nihayetinde güçle sınırlıdır, takatle sınırlıdır. Arzuları bitmez tükenmez, sadist, zulümden zevk alan bir kadının bütün isteklerini yerine getirmek mümkün değildir. Maruf olan yani yapılabilir, o gelinin emsallerinin yapabildiği şeyler bir insandan istenebilir. Bunun için kaynanalar eğer ölçülerini aşarlarsa gelinleri ona itaat etmeyerek günah işlemiş olmazlar. Bir kadın, kocasına itaat etmeyerek günaha girer. Ama kaynanasına, kaynatasına itaat etmeyerek günaha girmez. Kocasının gönlünü kırmış olur. Bir gelin kaynanasının hizmetini insan olduğu için yapar, o da bir gün yaşlanacağı için yapar; evin kölesi olduğu için değil. Bu ikisi arasında büyük fark var. İslam’ı yaşamın kural, kanun, ölçü sistemi olarak kabul etmekle etmemek arasındaki kadar fark var. Peki, kaynananın yani kocasının annesinin hizmetini ve eksiklerini kim karşılayacak? Oğlu. Elbette oğlu. Oğlu mu annesinin çamaşırlarını yıkayacak? Evet. Çünkü herkes annesine hizmet etmekle yükümlüdür, kaynanasına hizmet etmekle değil. Ama bir koca becerir hanımının gönlünü alır, tatlılıkla, insancıl yönünü öne çıkararak annesine de hizmet ettirirse, eh hayat budur zaten. Bunu becerebilen erkektir. Bunu becerebilen adil kocadır. Ama emrederek, kadını köle gibi kullanarak kaynana hizmeti yaptırmak Allah’ın dininde yoktur.