Evlilikte baba izni

Bu videoyu bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

Bu videonun sesini bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

‘Evlilikte baba izni’ adlı videonun yazılı dökümanı aşağıdadır.

Evlilikte baba izni

Bir gencin evliliğinde, anne babanın rızası, memnuniyeti evliliğin bereketi açısından hiç tartışılmayacak kadar önemlidir. Anne baba razı olur, çocuklarından memnun olurlarsa, evlilikte de evlilik dışındaki hayatta da bir insan için bereket kaynağıdır bu memnuniyet. Bu bereket maddi hayatta da hissedilir, manevi hayatta da hissedilir. Bir erkek, evlenirken, evleneceği zaman, bereket açısından, manevi feyiz açısından izin almak zorunda değildir. Babası veya annesi evliliğine izin verseler de vermeseler de evlenebilir. O evliliğin, evlilik olması, nikâhlarının sahih olması bakımından bir engelle karşılaşması mümkün değildir. Yani baba, erkek çocuğuna, ‘şu şekilde evlenemezsin’ diye bir diretme yapamaz. Yapsa fıkhi bir engel teşkil etmez bu. Ne yapabilir baba? Rızası olmayan bir evlilik ortaya çıktığı için gönül koyabilir, dua etmeyebilir. Bunlar, bugünkü deyimlerle söyleyeyim, kanuni bir engel oluşturmaz; bunlar manevi bir takdir durumudur. Evlat, haklı veya haksız bir sebeple babasının bu şekildeki diretmesine itaat etmeyebilir fıkıh olarak. Kıza gelince, kızın evliliğinin, babasının ya da babası yoksa babasının yerini tutan mesela, dedesinin, velisinden izinle olması, şeriatımızın emrettiği kurallardandır. Hanefi mezhebi dışındaki fıkıh içtihatlarında bir nikâhın caiz olmasının şartlarından biri kızın nikâhına, baba ya da baba yerinde olan velinin izni diye bir kayıt konmuştur. Bu, şu demektir; bir kız evlenirken babasının onayı yoksa bu evlilik caiz bir evlilik değildir. O nikâh da nikâh değildir. İmam-ı Azam’ın -rahmetullahi aleyh- başını çektiği Hanefi mezhebi ekolünde ise, evliliğin caiz olmasının şartlarından biri değildir bu izin. Ama bir kızın babasını ezip, babasının onayı olmadan yapacağı bir evlenmeye teşvik de değildir bu. Biz bunu şöyle anlayabiliriz; Hanefi mezhebine göre bir kız, babasının izin vermediği bir evliliği yaparsa o evlilik yani o nikâh, nikâh mıdır? Evet, nikâhtır; evet, evliliktir. Nasıl bir evliliktir bu? O ayrı bir mesele. Biz imani bir konuyu konuşuyoruz. Bereketin, feyzin, rahmetin olmadığı yerde nasıl yürür bu evlilik? Baba rızası çiğneyen bir kızla evlilik ne kadar feyz getirir, ne kadar bereket getirir, o apayrı bir sorudur. Bir ara başlık açabiliriz; kızın evliliğine, baba engel olmada ne kadar hak sahibidir? Mesela; kız evlenmek istiyor, baba ‘olmaz’ diyor, babanın bu hakkı sınırsız mıdır? Cevap olarak diyoruz ki; babaya böyle bir hak verilmiştir, bu doğrudur. Yani kızın evliliğini onaylama hakkı babaya verilmiştir. Ancak bu hak sınırsız kullanılabilecek bir hak değildir, zulme dönüşebilecek bir hak değildir. Eğer genç bir kız evlenmenin artık kendisine farz olduğunu, evlenmemesi halinde harama düşme tehlikesi yaşadığını hissediyorsa, bu kızın, babası izin vermiyor diye evliliği durdurması gerekmez. Bu durumda babaya der ki, ‘ben artık harama düşme tehlikesiyle karşı karşıyayım, yani evlenmek benim için farz olmuştur. Allah benim evlenmeme izin vermiştir, baba olarak beni dengim birisiyle evlendir’ der. Babanın bulduğu, denk birisiyse zaten bir sorun yok ama denk olmayan birisine baba mecbur etmeye kalkarsa, böyle bir hakkı da yoktur babanın. Kız, kendi rızası ile evlenir, anne baba sadece onaylarlar, uygun görmediklerini ikaz ederler, olması gereken budur. Baba, baskı hakkını Allah’tan aldığını zannederse yanılmış olur, anne ve baba rızasını es geçen yani öyle bir rızayı önemsemeyen bir evlat da bile bile kendi rahmet damarını kesmiş olur.