Evlilik Öncesindeki Araştırmanın Sınırları Nasıl Olmalıdır?

Selamünaleyküm hocam şuanda sizin “Bir Umut Bir Mektup” kitabınızı okuyorum. Sorum şu ki evlilik görüşmesinde geçmişe dair biriyle çıktın mı diye sormak ne kadar doğru? Ya da geçmişteki günahına tövbe etmiş bu beni ilgilendirmez deyip sormamak mı?

Evlenecek erkek/kadın birinin eş adayının geçmişini inceleme hakkı vardır. Bu incelemede iki ölçüye dikkat edilmelidir:
 
a. Kendi seviyesinin çok üstünde hayali bir eş adayı arayışını getiren inceleme anlamı düşük bir iş olur.
 
b. Allah Teâlâ’nın örttüklerini açmak ve teşhir etmek mü’mince bir iş değildir.
 
Bunun ötesinde bir inceleme yapılmalı elbette ama bu inceleme mesela bekâret sorgulaması düzeyine gelmemelidir.
 
Neden?
 
Bu sorgulama o kadar uç bir noktayı karıştırmaktır ki, öyle bir sıkıntı ihtimali bulunan kapıda zaten mü’minin işi olmamalıdır. Mü’minler olarak birbirimizi bilecek bir konumda bulunmaya mecburuz. Kim nasıldır acaba sorunu yüzeysel olarak tahmin edebiliriz. Ve özellikle evlilikler bir referans üzerinden yapılmaktadır genelde. O referansların niteliği de bizim için önemli olmaktadır.
 
Bir genç kıza ‘bekâretin var mı?’ sorusu yöneltildikten sonra cevap ne olursa olsun sorunlu ilişkiler dönemi de başlatılmış olabilir. Evet, bir afet dönemine girdik. Erkeği ile kızı ile iffetin itibarsızlaştırıldığı dönemde yaşıyoruz. Bu doğrudur ama mü’minler olarak birbirimize bu kadar ağır ve hakir bir soruyu sormayı yıpratıcı buluyorum.
 
Bu uç noktanın haricindeki sorgulamalar yapılabilir.
 
Öyle veya böyle gerçek bir tevbenin gücünü unutmayacağız elbette!