Evde Bulunan Muskaları Aileme Nasıl Anlatmalıyım?

Selamünaleyküm. Hocam, benim sorum muska ve büyü hakkında olacak. Annem ile babam 32 yıllık evliler; bu evlilik özellikle son 20 yıldır çok sıkıntılı, zaman zaman boşanma evrelerine kadar uzanan kavgalar, hır-gürlerle dolu. Kavgaların birçok sebebi mevcut, bunlara ilaveten son yıllarda evin içerisinde yorgan, yastık şiltelerine gizlenilmiş, prizlerin içerisine konulmuş üçgen şeklinde katlanmış kağıtlar buluyoruz. İçerisinde Arap harfleriyle Kur’an olmadığını anladığımız, harekesiz yazılar mevcut. Muska hakkındaki daha evvelki soruları ve verdiğiniz cevapları okudum. Bunlar şeytanın birer hilesi muhakkak, şimdiye kadar elhamdülillah sizlerden öğrendiğimiz doğrultuda hareket etmeye ve ailemi uyarmaya, onların da öğrenmesine vesile olmaya gayret ettim. Yalnız, babam da annem de muska konusunda çevrelerinden duyduklarını bizim söylediklerimize daha üstün tutuyorlar. Komşu ve akraba hanım teyzelerin aklına uyarak annemin büyü bozdurmak ve sair bir amaç için muskacıya başvurmasından korkuyorum. Bundan sebep, bu konuyu detaylı bir şekilde izah etmeniz mümkün müdür? Ola ki, şeytanın tuzağına düşmeyelim, böyle bir hususla karşılaştığımızda nasıl hareket etmemiz gerektiğini hakkıyla bilip onu uygulayalım. Bilgi karmaşası yaşadığımız, her kesimin kendine özel fetvacı arayışında olduğu bu zamanda, olaylara cımbızla bazı noktaları çekip ona göre değil de; genel çerçeveden bakmanız dolayısıyla sizin cevabınız bizler için çok mühim.

Aleykümselam. Sevgili Kardeşim, Rabbimiz, hepimiz için bir imtihan çeşidi dilemiştir. Hiçbirimiz imtihan alanı dışında kalamayız. Aynı şekilde bize mahsus bir imtihan çeşidi de belirleyemeyiz. O, ne dilerse olacak olan O’nun dilediğidir. Neticede de, herkes için farklı farklı konan imtihanların ortak neticesi inşaallah cennet olacaktır. Sizin evinizdeki sıkıntıyı bu gözle görmek istiyorum. Becerip bu imtihanla, cennet yolunu açmalısınız kendinize. İlke olarak, anne babanızın arasındaki sıkıntılara, birinin tarafı olacak şekilde asla karışmayın. Bir çocuk için, bile bile kendini tehlikeye atmaktır bu. İkisine de ‘mavi boncuk’ dağıtabiliyorsanız onu yapın. Bu kardeşinizin kanaati, sözünü ettiğiniz büyünün gerçek olma oranı sıfıra yakındır. Evet, bir büyü olayı vardır ama insanlar kendi beceriksizliklerini, dayanma kapasitelerinin azlığını, sabırsızlıklarını, idare edemeyişlerini büyü ismi ile bir düşmana yüklediklerini görüyoruz. Bulduğunuz her kâğıt size büyüleşir, siz bundan çekinince de büyü ağına takılır kalırsınız. Olamaz, diyemem ama olma oranı sizin ürktüğünüz kadar değildir derim. İbadetleri daha ciddi yapmak ve hayatın içini, ancak yatıp uyumaya vakit kalacak kadar yoğun doldurmak şarttır. Bunu yapamayanların büyü, sihir, haset listesi eksik olmuyor. Anne babanıza çok dua edin ve onların dualarını almaya çalışın. Onları, bulundukları ortamlardan daha farklı ortamlara taşımaya çalışın. Gündemlerini yeniliklerle doldurun, sıkıntılarını unutsunlar.  Ve çok çok dua edin. Çok kelimesini de çoğaltarak dua edin. Yoktur başka çare.