Eşler Arasındaki Sorunlara Tavsiyeler

Selamünaleyküm. Hocam benim problemim eşim ile ilgili. Eşim dışarıda peçe takan, namazlarını aksatmayan, Kur’an ve Tefsirini düzenli okuyan bir bayan. Ancak bazı noktalarda eksikleri var ve bu noktalardaki eksiklikleri beni rahatsız ediyor. Şöyle ki;
-Dışarı çıkarken başına topuz yapıyor. Uyarılarımdan sonra bir süre yapmıyor, sonra bir bakıyorum ki yine yapmış. Tekrar uyarınca aramız nahoş oluyor.
– Kaşlarını alıyor. Ben uygun olmadığını söylüyorum. Hadis-i Şeriflerden örnekler veriyorum yine bir süre yapmıyor. Bir süre sonra bir bakıyorum yine almış kaşlarını, aramız yine nahoşlaşıyor.
– Arkadaşları ile uzun süre mesajlaşıyor, telefon ile konuşuyor, ben razı olmadığımı belirtiyorum ama bir süre sonra can sıkıntısını bahane ederek yine uzun konuşmaları yapıyor.
-Mutfak konusunda beceriksiz, hem çok israf ediyor hem de düzgün bir şeyler ortaya koyamıyor. Bazen 1 gün bulaşıklar tezgâhta beklediği oluyor. Ben müdahale edince faziletfüruşluk olarak algılıyor ve aramızda yine çatışma çıkıyor. Benim fıtratımda şöyle; Sinirlenince bağırıp karşımdakini kırmam ama konuşmam karşıdaki kişi ile. Bu da problem oluyor. Birde hemen unutamıyorum bazı şeyleri sürekli aklıma geliyor. Bunu da dışarı yansıtıyorum zannedersem.
-Sinirlenince erkeklik onuruna dokunan sözler söylüyor(senden adam olmaz, baba olmaz…gibi), hemen lanet okuyor.
– Beni cimrilik ile suçluyor.(Sırf lüks bir şey almadığım için, çantası varken ikinci bir çanta, ayakkabı almadığım için)
– Çocuk istemiyor. Daha genciz diyor.
-Hadislerden, Kur’an’dan verdiğim örneklere’’ İslam’ı kendi menfaatine göre yorumluyorsun” diyor.
-Genel olarak İslam’ı içselleştirememekten ve cahillikten kaynaklanan(bence) benzer problemler var hocam. Okul da okumamış, (2. sınıftan terk ve evlenmemizde ve benim eşimi beğenmemdeki en önemli faktörlerden biri idi).
Henüz evleneli 9-10 ay oldu ama ben sanki yıllardır evli gibi hissediyorum hocam. Ailelerimize problemlerimizi açtık ama onlarda büyük çoğunlukla bana hak verdiler biraz ona hak verdiler konu kapandı gibi gözüktü. Aradan çok kısa bir süre geçince yine aynı problemleri yaşadık ve bundan sonra da yaşayacak gibi gözüküyoruz. İmtihan olduğunu biliyorum ama hepte böyle canı sıkkın bir şekilde hayatımı geçirmek istemiyorum hocam. “Allah daha büyük imtihanlardan korusun, Namazını kılmayan kitabını okumayan birisi ile de imtihan olabilirdim” diye kendimi teselli ediyorum ama içimde de hep bir sıkıntı var, kendimi rahat hissetmiyorum. “Bu tip sıkıntılarla vakit geçirmektense ilim ile irfan ile daha çok uğraşabilirdim” diye de içim içimi yiyor hocam. Beni en çok korkutan şeylerden biri de hanımımda VALİDE olacak potansiyel görememem. “Kendi nefsine hükmedemiyor ki çocuklarına hükmedebilsin diyorum.” kendi kendime. Ne önerirsiniz? Hanımımı ve kendimi bu noktada nasıl eğitebilirim, bu işleri nasıl düzene sokabilirim? Yoksa “Yapacak bir şey yok, kadınların fıtratı böyle kaderine razı ol ki rahat edesin” mi diyeceksiniz? Şimdiden Allah razı olsun.

Selamünaleyküm. Kardeşim,
Yanılan sensin. Hem de ciddi bir yanılgı içindesin.
Yanılgın da iki noktada toplanıyor.
Birincisi, iyi bir tesettürlü olmayı her şey zannediyorsun. Yanlış mı yanlış bu. Namaz veya tesettür; Allah’ın emirlerinden bir emirdir. Bunu yapan yapar, yapmayan da yapmaz. İnsan olmak ise bambaşka bir şeydir. Sen ikisini bir arada bulabileceğini zannediyorsun. Yanlış! Çok yanlış! Çok yanlış! Bulduğuna şükret, bulamadığını aramaya devam et. Ölünceye kadar da aramaya devam edeceksin. Tamamını bulan olmadı ki sen bulasın.
İkincisi ise, ne demek susmak, küsmek, içine kapanmak? Olmaz böyle şey: İkaz edeceksin. İkazını takip edeceksin. İkinciye, üçüncüye, beşinciye hiçbir şey olmamış gibi ikaza devam edeceksin. Bütün peygamberlerin ortak taktiği ve bize bıraktıkları mirası budur. İçine kapanman, ona hatasında destek olmandır. Kabahatine de ortak olursun.
Ayrıca bir iki nasihatime de kulak vermeni tavsiye ederim. Evlilik tarihinizi ve yaşlarınızı belirtmemişsiniz. Anlaşılan yirmili yaşlardasınız. Size nasihatlerimi dinleyin:
a- İdeal başlayan, devam eden evlilik bu dünyada olmamıştır, olmayacaktır da… Dünya ideallerin hayalinin olduğu bir yerdir. Şeytanın en önemli ilgi alanlarından biri hatta en önemlisi olan evliliğin ideal olması mümkün müdür? Gerçekçi ol, bulduğunu ideale yakın duruma çekmeye çalış.
b- Eşinin hatalarını konuştun ama faziletlerini konuşmadın. Olduğu gibi şeytan biri mi rastladı sana? Mutedil olmalısın; üç hatası bir iyiliği varsa iyiliği ile beraber an hatalarını ki şeytan, sürekli ateş ilave etmeye fırsat bulmasın. Hakkı unutma. Mesela sen, “ikaz edince bir süre düzeliyor” diye not etmişsin. Bu güzel bir şeydir. Demek ki eşinin düzelmeye istidadı var. Zaman gerekiyor, yoğun ilgi ve mesai gerekiyor.
c- Eşinizin genç bir bayan olduğu anlaşılıyor. Bayanların etkilenme ve etkileme güçler çok yüksektir. Bunu da unutma. Ona iyi bir çevre oluşturmaya çalış. Kaşlarını aldırıyorsa, kaş aldıran biri ile oturmuştur, kaş aldırma muhabbetlerini dinlemiştir. Önce sazlığı kurut, sineklerle mücadelen kolay olur.
d- Genç bir kadın ve genç bir erkek olarak, evliliğinizin başında bulunuyorsunuz. Bedenleriniz ateş gibi cinsellik doludur. Siz neden yatak odalarını daha aktif kullanarak, Kur’an’ımızın size gösterdiği aile modelini geliştirmiyorsunuz. Yatak odasını iyi kullanabilirseniz, bütün bu anlattıklarınız geçmişte olup bitmiş masallara dönüşür. Yanlış yerde beklemeyin, evliliğin kuruluşu, yaşaması, hayatiyeti, aktifliği, bereketi, maneviyatı yatak odasındadır. Yüzde yüz oradadır. Mutfak, oturma odası ve diğer ne biliyorsanız evlilik oralarda kâğıt üzerindedir. Dön yatak odasına doğru, oradan bak eşine. Oradan gördüğünü değerlendir.
e- Bir önceki paragrafta sana anlattıklarımı düşündüğünde, beni meseleyi yanlış yönlendirdiğimi söyleyerek tenkit edeceksen o zaman sana iki sözüm olur. Birincisi, sen eşini bedensel olarak beğenmedin de bu itirazlar gözünde büyüyor. İkincisi de, evliliğin ne demek olduğunu, bedenlerin eşler üzerindeki etkisini bilmiyorsun.
İki durumda da gelişmen gerekir.
Allah Teâlâ seni, imandan sonra en büyük nimetlerden biri ile iç içe tutmaktadır. Beceremeyen sensin. Severek, okşayarak, gülerek, kaş çatarak, öperek, gıdıklayarak ama helal olan sınırında kalmak kaydıyla her şeyi yaparak elindeki nimeti kullanacaksın. İffeti ile alakalı bir iddian olmadığı sürece haksız sensin. Yemek yapamaması, bulaşıkları bekletmesi senin beceriksizliğindir. İş takip etmez, kenara çekilip susarsan olacağı budur. Erkekliğini kaçarak değil işini takip ederek göster. Çantasını yenilemek istiyor olabilir, çevresini kontrol et, eli senin üzerinde olsun, çantaya sokacak el bulamasın. Bilmem anlıyor musun?
Hayat budur. Evlilik, tam tamına senin tarif ettiğin sorunların üreme merkezidir. Öyle evlendi insanlar, öyle yaşadılar, kazananlar öyle kazandılar.
Çocuk konusunda bir süre daha bekleyebilirsin ama senin için süper ana yaratılmayacağını unutma! Sonunda ya çocuklarının anası o kadın olacak ya da yağmurdan kaçarken doluya tutulduğun bir kadın; tercihini yap…
Bir de dua etmeyi unutmayasın.