Din’de orta yol

Bu videoyu bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

Bu videonun sesini bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

‘Din’de orta yol’ adlı videonun yazılı dökümanı aşağıdadır.

Din’de orta yol

Bu ümmet, İslam ümmeti, orta ümmettir yani dengeli bir ümmettir. Dengede yaşar bir ümmettir. Bizim imani hayatımızda Müslümanlığımızda, mü’minliğimizde aşırılık yoktur. İtikatta da ibadette de aşırılık yoktur. Hayatımız da denge üzerine kuruludur. Bu denge, dünya hayatı ile ahiret hayatını dengelemekten, aile hayatımızla iş hayatımızı dengelemekten, camii ile sokağı dengelemekten, şehvetlerimizle vazifelerimizi dengelemekten… herhangi bir yerden izlenebilir. Müslüman, mü’min dengeli insandır. Dengeli hayat yaşamak için dikkat etmemiz gereken birkaç başlık var, birincisi; Müslüman denge üzerine hayatı da anlayan ahireti de anlayan, Allah’tan korkan, züht üzere olan bir âlimle beraber olmalıdır. Aksi takdirde şeytanlar insanı rahat bırakmayabilirler. Dengeli olmanın birinci şartı; aşırı ifratı olan, hayata kör bakan, ahirete kör bakan, ahreti hedeflediğini zannedip dünyayı başkalarına terk eden birinin peşinden gitmemektir. Bunun adı şeyh olur, âlim olur önemli değil. Müslüman önünde gördüğü, önder gördüğü kimseleri dengede birileri seçmelidir. İki; Müslüman keyfî yaşamamalıdır. Keyfine göre din belirlediğin zaman dengede bir din yaşayamazsın. Dine göre keyif belirlenebilir, Allah’ın mubahları geniş çünkü. Ama keyfine göre din olmaz. Haramlarda, helallerde, mubahlarda, mekruhlarda vs. keyfilik kesinlikle olmamalıdır. Ama keyfi olma demek hiç keyif sürme, hep işkence altında kal demek değildir. Üç; mü’minin hayatında ibadet öncelikli olmalıdır. Randevular öğle namazından sonra, akşam namazından sonra diye verilmedir. Filan namaz için filan camide buluşalım denmelidir. Önce Kur’an’ımız, önce namazımız, önce orucumuz diye bir ilke belirlemeliyiz. İbadet öncelikli olmalıdır ki din İslam gitgide hayatımızdan kopuk olmasın. Bir başka mesele; laik idrak içinde olmamalıdır mü’min. Ne demek laik idrak? Yani hayatın bir bölümü Allah’ın dinine göre bir bölümü de liberalizmin kurallarına göre olmamalıdır. Liberalizme karşı olmak, kapitalizme karşı olmak, fakir kalmak değildir; helaliyle zengin olmaktır. Yeryüzü nimetlerinin tamamı mü’mine helaldir, mubahtır ama helal kazanmak, helal yemek, helal harcamak şartıyla. Laik idrak nedir? Allah’ı camiye, İslam’ı medreseye, dini eve sıkıştırıp, borsada düğünde bildiğin gibi yapmaktır. Bu laik idraktir. Laik idrakten de mü’min uzak durmalıdır ki dengeli bir imanî hayat yaşasın. Dengeli imanî bir hayat yaşamanın bir başka kuralı da, din üzerindeki tartışmalar, ihtilaflardan uzak kalmaktır. Filanca mezhep, filanca ekol, filanca düşünce, filanca fırka ile uğraşırken Müslüman kendi ailesini, kendi işini, kendi ibadetini, kendi zevkini yani ibadet zevkini yok hale getirebilir. Onun bunun mezhebiyle, tartışmasıyla ekolüyle uğraşmak yerine kendi günahlarıyla uğraşmalıdır. Allah’ın helalleri belli, haramları belli, ibadet şartları belli. Tarihte 5 asır önce 6 asır önce ölmüş insanların fikirleriyle ömür çürütecek yerde oturup Allah’ın kitabından bir ayet okumayı, fıkıhtan bir mesele okumayı tercih etmelidir. Ve bir son mesele olarak da dengeli Müslüman olmak için ortada, şuurlu bir Müslümanlık yaşayabilmek için şüpheli şeylerden uzak durmak lazım. Çünkü her şüphe sonu meçhul demektir. Müslüman eğer bu kurallara uyarak yaşarsa ortada, dengeli, huzurlu, Rabbinin rızasını kazanacağı bir din yaşamış olur. Bu din ona lezzet verir.