Çocuklarını Okula Göndermede Tereddüt Yaşayan Anneye Mektup

Selamun aleykum hocam.

2 oğlumuz var. Rabbim cümleninkini korusun biz onları okula göndermedik ta ki bu yarı döneme kadar. Büyük ilköğretim 3.sınıf küçük ilköğretim 2.sınıfta. Bunları hafız olsun istedik ama nefsimiz sabredemedi.(Daha çok anne olarak ben.) Okula verdik -kuran ve arapça okuyabildikleri bir özel okul- ama kuran dersi günde 1 saat. Okula başladıktan sonra gün içinde bu kadar az kuran görmesi ebeveyn olarak içimizi yaktı. Kurstan niye aldım bunlar 5 yaşından beri kuran okuyan çocuklardı, hatimleri var, 30. cüzü ezberlediler. Abimiz Yasin, tebareke hatim duası meşhur dualardan Esmaülnebi Esmaülhüsna ezberlemişti. Küçük 30. cüzü ezberledi. 2 yıl oldu yavaş gidiyor diye içimde bir vesvese oluştu ve çocukları okula verdik. Eşimi de ben etkiledim tabi. Özel okul olmasına rağmen yakınlerinda bozulma olduğunu gözledik ve bir kez daha yüreğimiz yandı.

Gelelim sorumuza: Yaz ayında mutlaka kurana göndeririz inşallah da okul çıkışı da 1-2 saat şimdi takviye yaptıralım istiyorum. Bu anne babanın isteği. Peki, çocuklar ne olacak çok mu gelir ya da yaz döneminden sonra okulu dışarıdan mı takip etsek. Ancak çocuklar okul ortamını sevdiler yaş grupları kız erkek karışık 2012-2013’te büyük 4.sınıf küçük 3. Sınıf olacaklar. Nasıl davranalım. Nolur yol gösterin. İsteğimiz çok büyük alim olmaları, biz rabbimden talep ediyoruz inşallah nasip olur. Okulun yolu nedir? Ümmeti Muhammed’e hayırlı âlim olmada okulun yolu nedir? Rabbim sıkıntılarınızı gidersin. Allah’a emanet olun.

Selamünaleyküm.
Sevgül Hanımefendi, size bayanca anlayacağınız bir soru sorayım. Yoğurduğunuz bir hamuru mayalanması için bekletmek yerine hemen mayalansın diye acele etseniz, güneşe koysanız, fırına atsanız ne elde edersiniz? Çocuklarımız da böyledirler. Onların da mayalanmaları gerekiyor. Hafızlık, ilmihâl ve diğer ilimler; ne vereceksek onlara, verdiğimizi tabii vermemiz gerekir. Yoksa hafız ama serseri bir çocuk sahibi olursunuz. Hafız olmakla insanın tabii ihtiyaçları kalkmıyor. O da çocuktur, o da oynamak, uyumak isteyecektir. Evet, hafızlık yeryüzünün en güzel çiçeğidir bir çocuk için. Kur’an’a da onu ezberlemeye de canlar feda olsun. Ne var ki onun büyüklüğü, bizim şartlarımızın küçüklüğünü kaldırıp atmıyor. Acele ederek kendi emellerinizi törpülüyorsunuz. Şeytan sizin gibi ne anne babalar gördü, nice canlar yaktı, belki yüz binlerce çocuğu helâk etti; ümmetin önünde duracak yetenekteki çocukları babalarının, muallimlerinin taktik bilmezliklerinden yararlanarak en gerilere attı. Aman dikkat edin, çok dikkat edin! Şu ‘kaş yaparken göz çıkarmak’ sözü var ya işte onu sakın yapmayın, sakın!

Erken koparılan meyve yenmez. Dalından kopunca da geri konmaz bir daha. Anne babalar, çocuklarının İslam âlimi olmalarını çok istiyorlar. Bu istekte ne kadar heyecan olduğunu ben de biliyorum. Ben de çocuk babasıyım. Çocuklarımın, ben mezarda iken ümmetime hizmet ettiklerini düşünmek bile beni heyecanlandırıyor. Ben de istiyorum, yapamadıklarımı çocuklarım yapsın, ulaşamadıklarıma onlar ulaşsın. İstemesine istiyorum da ne ben onlarım ne de onlar bendir.

Benim, çocuk sahibi olduktan sonra elde ettiğim fırsatları onlar çocukken elde ettiler ama onların yaşadığı zamanda şeytanın önlerine koyduğu cazibe tuzakları benim zamanımda duyulmuş bile değildi. Gerçekçi olmam gerekiyor. Sizin de güneşe çıplak gözle bakarken gözünüzün kamaştığını ve görmeniz gereken çok şeyi, aydınlığınızın nedeni olan güneş yüzünden göremediğinizi takdir etmeniz gerekir.

Sevgül Hanımefendi,

Fitnenin çok derinleştiği bir zamanda bulunuyoruz. Kur’an’ın alfabesine tutmak yasak olan zamanlar vardı. Şimdi ise devlet garantili Kur’an öğretimi zamanı geldi. Sakın, her şeyin düzeldiğini zannetmeyesiniz. Asıl imtihan ve terleten rampalar şimdi başladı. Kur’an yasaktı, ona rağbet vardı. Kur’an serbest, gönüller başka şeylere takılı kaldı. Tam bir kar ve buz kaplı yoldayız. Şoför olmak bile yetmiyor bu yolda, üstün bir sabır ve maharet gerekmektedir. Şu ‘kaş yaparken göz çıkarmak’ deyimini bir kere daha hatırlatmak isterim. Aman çok dikkat edin. Bu çocuklar, İslâm âlimi olsalar da olmasalar da bize, Müslüman olarak lazımdırlar. Allah’a secde etmek için yaşasınlar da cahil olarak yaşasınlar. Âlim yaptınız ve ilmini şehvetini, hırsını tatmin için kullandı; ne işinize yarayacak? Size tavsiyelerim var, tavsiyelerimden uygun bulduklarınızı alırsınız, uygulayıp hayır görürseniz bana dua edersiniz diye umarım.

1- Bir kere, anne ve baba olarak söz birliğiniz olsun. Siz ittifak etmeden bir işe karar vermeyin sakın.

2- Önünüze bir plan çizin. Bu planda neyi ne kadar istediğinizi kararlaştırın. Sonra da neyin ne kadar gerçekçi olacağını ehli ile istişare edin. Siz, tatmadığınız bir tatlıyı nasıl tarif edeceksiniz? Okumadığınızın okunmasını nasıl öğreteceksiniz; gerçekçi olun, istemekle yapabilmek aynı değildir. Muhakkak bu yolda, istişare ettiğiniz bir büyüğünüz, önderiniz bulunsun. Onu, çocuklarınızın ikinci babası annesi sayın. O, size acı gelen bir öneride bulunsa da itaat edin. Yeter ki size istişare için önder olan, bunu Allah için yapan biri olsun.

3- Çocuğunuzu ne yapacağınıza karar verirken, sakın onun yeteneklerini zorlamayın. Her çocuk her işi yapacak olsa bu dünyanın düzeni ilk asırda çökerdi. Allah büyük bir planla yarattı bu dünyayı. O plana göre de herkese bir yetenek verdi. O yeteneklerin peşinde koşanlar başarılı olurlar, gerisi de sürünür. İmtihanda haksızlık yapıldığını ve saire iddia ile ömrünü çürütür.

Nasıl, gübre böceğinin bile yaptığı bir iş, oynadığı bir rol vardır, çocuklarımız da her biri bir rol için seçilmişlerdir, o rolleri oynayacaklardır. Sizin ne istediğiniz değil onun ne için yaratıldığı önemlidir. Bu durum da sizin tek başınıza karar verebileceğiniz bir durum değildir. Birincisi, ehline danışacaksınız. İkincisi de çocuğun en az yirmi yaşına kadar yürüyeceği yol, bu kararın önünü açacaktır. Allah’ın kurduğu düzen böyledir.

4- İstediğiniz şeyin gerektireceği fedakârlıklara hazır olun. İsteyip seyretme hakkınız yoktur.

5- Mevcut ortamda, okul haricinde kalmanın doğru olmadığını düşünüyorum.
Okula verip seyretmenin de çocuğa hıyanet olduğuna inanıyorum. Okullar, müfredatlarından önce ortamlarından ötürü güvensiz yerlerdir. Ahlâk diye bir endişesi olan aile, çocuğunu okula salamaz. Okula gönderebilir ama okula salamaz. Her gün eve geldiğinde, üstünü başını kontrol ettiği gibi çocuğun ağzını ve beynini de kontrol eden bir anne iyi annedir. Okula göndereceğiz ama okula salmayacağız. Özeti budur meselenin.

6- Okulu, tek başına bırakmak da yanlıştır. Okulun yanında bir vakıf veya dernek ya da oturduğunuz sitede bir grup arkadaş ortamı oluşturmanızın yararı vardır. Tatilleri, hafta sonlarını iyi değerlendirebilirsiniz. İstanbul’da bulunmanız sizin için iyi bir nimettir, çok afetli ve çok nimetli bir yerdir İstanbul. Çocuklarınızın hâlihazırdaki durumlarını, Kur’an ehli birine göstererek nasıl devam edeceğinizi tespit edebilirsiniz. Allah size ‘annelik’ ihsan etsin. ‘Anne’ olarak haşrolmanın saadetini yaşamanızı dilerim. Dua eder, dualarınızı beklerim.

Nureddin YILDIZ