Cennet garantisi olur mu?

Bu videoyu bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet’i seçiniz)

Bu videonun sesini bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

‘Cennet garantisi olur mu?’ adlı videonun yazılı dökümanı aşağıdadır.

Cennet garantisi olur mu?

Bir Müslüman yüzde yüz cennete gireceğine dair bir umutla yaşamalıdır. Ama cennete gireceğini yüzde yüz kesin bilip kenara çekilen Müslüman da aklı kıt Müslümandır. Çünkü en son durumumuz cennete girip giremeyeceğimizin kararını verecek. En son durumumuza on nefes alışımız daha varsa on risk daha taşıyoruz demektir. Nasıl iman bir cümleyle geliyorsa bir cümleyle de gidebilir. Onun için mü’min cennet yüklüdür. Ama cehennem korkusunu atmaz. Bunun için Allah dostlarından bazıları demişlerdir ki; kıyamet gününde Allah dese ki, cehenneme tek bir kulumu koyacağım, gerisi hep cennete gidecek, o tek kişinin ben olurum korkusu içimde olur. Veya dese ki Allah, cennete bir kişi girecek, o bir kişi benimdir diye umut taşırım diyor. Çok büyük bir ölçüdür. Cenneti garanti bilmek akıllılık değildir. Cehennemi kesin bilmek de akıllılık değildir. Gayret etmek, umutla korku arasında dengeli durmak esastır. Bu yüzden Allah’ın salih dostları, akıllı Müslümanlar en üstün vasıflarla Ramazanı oruçla geçirdiler. Ramazandan sonra da, Rabbim ibadetimiz kabul buyur, sen kabul etmezsen ne yaparız dediler. Bu seneki Ramazan müthişti, iyi yaptık ha demediler hiçbir zaman. Çünkü bu ucbtur. Yani yaptığını beğenip depoya kaldırmaktır. İbadetleri veya yaptığı gayretleri, infakları kendisi için garanti belgesi olarak görenler önce onların kabul edilip edilmediğini bilmeleri gerekir. Kimin elinde ne garantisi var? Ebu Bekir’e de Ömer’e de –Allah ikisinden de razı olsun- izafe edilen bir söz vardır. Hem Ebu Bekir’in, radıyallahu anh, hem Ömer’in, radıyallahu anh, ölürken, ne mutlu sana, gidiyorsun, Allah senden razıydı, peygamberi senden razıydı gibi övgüler dizilmiş son nefesinde. Çok enteresan, ikisine de izafe ediliyor benzer sözlerle, demişler ki; ne sevap ne günah olmadan ortada kalmaya razıyım. Sevabım olmasın yeter ki Allah günahlarımdan da hesaba çekmesin beni diye düşünmüşler. Hâlbuki onlar Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin gönül hoşnutluğuyla bu dünyadan gittiler. Sevildiklerini, beğenildiklerini onlara müjdeli Allah’ın Rasulü, aleyhissalatü vesselam, öyle gitti. Buna rağmen cenneti teminat belgeli bir yer olarak bilmediler. Çünkü bir söz cennetten koparabilir, nitekim bir sözle insan cehennemden de kurtuluyor. Yüzde yüz cehennem korkusuyla yaşarız, yüzde yüz cennet umuduyla yaşarız. Şımarmayız, umutsuzluğa düşmeyiz. İyi Müslüman tavrı budur.