“Bu Zamanın Ebubekir’i Nasıl Olurum?” Diye Soran Müslümana Cevap

Hocam selamünaleyküm. Bir sorum olacaktı. Çok kısa. Yaşadığımız zamanın ‘Ebubekir’i olabilmek için neler yapabiliriz? Nelere dikkat etmeliyiz. Tamamen Efendimize teslim olmalıyız evet ama bunun yanında neler yapabiliriz?
 
Bununla ilgili önereceğiniz bilgi adına bir kitap var mı? Allah razı olsun sizden.

Selamünaleyküm.
 
Değerli kardeşim
İçimizi doldura doldura, gözümüz nemli olarak şu büyük isme ‘Allah ondan razı olsun’ diyerek sözlerimize başlayalım istiyorum.
 
Size de hayır dua ediyorum. Onu andınız, onunla ilgili hasretimizi dillendirdiniz. Allah sizden de razı olsun. Bizi, sizi hepimizi onunla buluştursun.
 
Allah Ebubekir radıyallahu anh’ımızdan razı olsun.
Açtığı o muhteşem çığırdan yürümeyi, yaşadığımız zamanı onun mantığına mahkûm etmeyi Allah bize müyesser kılsın.
 
Değerli kardeşim,
Ebubekir radıyallahu anh, yaratıldığı zamanın imtihanını kazandı ve Ebubekir radıyallahu anh oldu. Bugün yaratılan da bugünün imtihanını kazanacak ve Ebubekir radıyallahu anh’ın kazandığını kazanacak. Şeytan ilk insandan beri vardır. İlk insandan beri insanları Allah’tan uzak tutmaya çalışmaktadır. İnsanlar da Allah’tan uzak kalanlar ve yakın olanlar diye iki sınıftırlar. Ebubekir radıyallahu anh, yakınlığın adıdır. Allah ondan razı olsun. En yakın, en iyi olmayı becermiştir. O bir numaradır. İyiliğinin şahidi bizzat Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’dir. Ebubekir radıyallahu anh’ın sahabiliği ve o yolla kazanma yolu kapalıdır. Kimse sahabi olamayacaktır şüphesiz. Ebubekir radıyallahu anh’deki heyecan ve sevda ise bâkidir. Allah Teâlâ bütün mü’minlere, o mantığa sahip olup büyük bir yarış içinde olmalarını emretmiştir. Ebubekir radıyallahu anh Medine’de kazandı. Ondan sonrakiler için ise bütün şehirler, Ebubekir radıyallahu anh olmak isteyenler için Medine durumuna gelmiştir.
 
Yer ve zaman farkı kalkmış, yarış ise kıyamete kadar uzatılmıştır. Şeytan ise Ebubekir radıyallahu anh ile aramızdaki mesafeleri birleşme hatta yaklaşma bile sağlanamaz olarak gösterip bizi yarışın dışına itmeye çalışmaktadır. Bu bir tuzaktır. Kesinlikle sahabilik yoktur artık. Ebubekir radıyallahu anh’ın imanı, ihlası, cihadı, heyecan ve aşkı ise vardır. Taklit etmeye çalışarak, severek, imrenerek, dua ederek, iz sürerek yaklaşmak ve dahi ulaşabilmek kulluk planında hayal değildir. Bu aşk ve sevda meselesidir. İnayeti ve takdiri Rabbimize aittir.
 
Elbette kimse sahabi olamaz. Mağarada Peygamber aleyhisselam’a arkadaş olamaz ama Peygamber aleyhisselam’ın davasının bu zamandaki adamı olabilir. Yarın Rabbinin huzuruna dikildiğinde de Ebu Cehil’e karşı dik duran Ebubekir radıyallahu anh’ın kazandığı kimliği, Ebu Cehil’in devam eden ‘Allah’tan koparma fitnesine’ karşı dik durabilen bir mü’min olarak ecir kazanır. Bugünün Ebubekir radıyallahu anh’ı olur.
 
Bugünün mü’mini, zaten herkes gibi iman etmiş ve imanı ile alakalı bilgi sahibi olmuştur. Ebubekir radıyallahu anh olmayı bir dava olarak anlayabilmesi için ise şu hususlara dikkat etmelidir:
 
1- Allah’a iman ya da İslam bir bütün olarak ele alınmalıdır. Bir köşesinden tutulmuş İslam değil, bütünü ile benimsenmiş bir İslam din olarak benimsenmelidir. Siyaseti ile zikri ayrılmış bir İslam değil, Allah’tan ve Resûlü’nden ne geldi ise onu geldiği gibi kabul eden ve tartışmayan bir iman ve amel sahibi olmalıdır.
 
2- Peygamber aleyhisselam efendimiz, bu fani dünyanın ve yaşanan hayatın hiçbir değeri ile karşılaştırılamaz bir anlayışla sevilmelidir. Sevginin bedeli her ne ise ona razı olmaya da baştan razı olunmalıdır.
 
3- Fedakârlık için gereken ne ise o feda edilmelidir. Can, mal, evlat veya her ne ise verilmesi, feda edilmesi gereken o feda edilebilmelidir. Ebubekir radıyallahu anh olacak olanın ağzında hiçbir zaman ‘ama’ sözü olmamalıdır.
 
4- Küfrün bitmez tükenmez menfi propagandalarını duymayan bir kulak sahibi olmalıdır. Allah’tan ve Peygamber aleyhisselamdan gelen sesin dışında bir ses kulağa girecek boşluk bulamamalıdır. Fitneler kıyamete kadar bitmeyecek. Her zaman, o zamanı kuşatan bir dış ve iç fitne muhakkak bulunacaktır. Ebubekir radıyallahu anh olmak isteyen, dış ve iç fitnelere karşı kendisini korumasını bilmelidir.
 
5- İman, ibadet ve sosyal alanlarda dengeli olacaktır.
 
Rabbim, hepimize bu büyük heyecanı müyesser kılsın. Heyecanımızın gereklerini yapmaya da muvaffak etsin.
 
Selamünaleyküm.
Nureddin YILDIZ