Bilmemek mazeret mi?

Bilmediğimiz konulardan sorumlu tutulmuyoruz. Peki bilmemek mazeret mi? Araştırma zorunluluğu var mıdır insanın? Ben araştırmayayım da sorumlu olmayayım diyebilir miyiz ve bunu yanımızdaki kişilere de anlatmalı mıyız? Örnek verecek olursam, ben müziğin haram olduğunu öğrendim ve müzik dinlemeyi bıraktım ama yanımdaki arkadaşım benim yanımda müzik dinliyor, ben de dinlemiş oluyorum mecburen. Ben arkadaşımı uyarmakla mükellef miyim? Söylesem de tesir etmeyecek, boş ver gibi bir cevap alacağım. Bir de hocam, ben telefondan sildim tüm müzikleri, internetten de dinlemiyorum ama dışarıda, otobüste serviste işe giderken mecburen dinliyorum, bundan dolayı mes’ul olur muyum?

Kulluğumuzun en temel ilkelerinden biri şudur: Allah Teâlâ bize gücümüzün yetmeyeceği şeyi yüklemez. Bilmek, yapmak ve benzeri her konuda bu kural geçerlidir. Bilmemek ve bilmemeyi benimsemek aynı şeyler değildir. Kul, bir şeyi bilemeyebilir ama bilme yollarını ihmal etmez. İmkânı kadar bilmek için de çırpınırsa onun bilmiyor olmasından kaynaklanan eksikliği sıkıntı oluşturmaz. Önemli olan bilmemeyi benimsemiş olmamaktır.
Neyi öğreneceğimize gelince onda da kural şöyledir:
Başta Allah’a iman olmak üzere dinin temel meseleleri öğrenilecek. Namaz kılmayı bilmemek mazeret olamaz. Meleklere iman etmenin gerekliliğini bilemiyor olamayız. Ama meleklerin isimlerini bilmemek olabilir. En temel konulardan başlayarak genişleyen bir halka şeklinde bilme ihtiyacımızı giderebiliriz. Bunu temel kural olarak alabilirsiniz.
Bildiğimizi, bilmeyene öğretme mecburiyetimiz de böyledir. Biz söyleriz, gerisine karışmayız. Gücümüz yetiyorsa elle de müdahale ederiz. Gücümüz yetmiyorsa bundan da sorumlu olmayız.
Allah yardımcımız olsun, işimizi kolay etsin. Bir haramı terk etme başarınızı da tebrik ederim. Rabbim sizi geri dönmekten muhafaza buyursun.