Anne ile baba arasında tercih

Bu videoyu bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

Bu videonun sesini bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

(Dosyayı indirmek için sağ tıklayıp Farklı Kaydet i seçiniz)

‘Anne ile Baba Arasında Tercih’ adlı videonun yazılı dökümanı aşağıdadır.

Anne ile Baba Arasında Tercih

Anne de baba da Allah’ın himayesindedir. Allah’tan sonra insanın üzerindeki en büyük sorumluluk anne baba sorumluluğudur. Kur’an-ı Kerim, Allah’a iman ettikten sonraki Allah mefhumunu, akidesini yerleştirdikten sonraki en büyük yük olarak anneyi ve babayı koymaktadır. Anne de baba da Allah’ın himayesindedir, velev ki müşrik olsunlar. Yani, evlat mü’min, anne baba müşrik bile olsa anne babanın o yüksek makamı kaybolmamaktadır. Yine evlat imanını korur, onların şirkinden kendisine sirayet etmemesi için çalışır, kendisini korur ama annelik babalıklarını zedelemez, kanun budur. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, farklı hadisi şeriflerinde anneyi üç puan ileri çıkarmaktadır. Yani annenin, duygusallığı gereği babadan önde duran bir konumu vardır. Sahabeden birisi en çok kime yakın durması gerektiğini sorduğunda, ‘Annen’ buyurmuş. Sonra, diye sorunca ikinci defa ‘Annen’ demiş. ‘Sonra kim?’ diye sorunca, üçüncü defa ‘Annen’ buyurduktan sonra, dördüncü ‘Sonra kim?’ sorusuna cevap olarak, ‘Baban’ buyurmuştur. Evlat açısından, anne baba onun önünde duran ve muhterem bir konumda olmalarına rağmen anne baba bir arada iken annenin öne geçirildiğini görüyoruz. Anne üç puan öne geçmiş bulunuyor. Bu durum, evladın babaya karşı saygısızlığı gibi bir ruhsat doğurmaz. Bilakis anneye karşı normalin üstünde daha fazla ilgi hakkı doğurur. Yani babadan kırpıp anneye alaka göstermek doğru değildir. Evlat için ne baba öndedir ne anne öndedir. Ama anne en az üç baba edecek kadar alakaya hak sahibidir. Bu şekilde bilmemizde fayda var. Evlat, Allah’ın huzurunda durduktan sonra duracağı en büyük huzur, anne baba huzurudur. Evlat anne babaya karşı Allah’ı razı etmek için saygın bir konumda durmak zorundadır. Lakin anne, babadan üç puan öndedir; alaka gösterme, hürmet etme, saygı gösterme bakımından. Bu, asla babayı ve anneyi karşılaştırıp birbiriyle dövüştürme veya birini bir kenara bırakıp öbürüyle ilgilenme gibi bir hak da doğurmaz. Evlat açısından çok önemli bir nokta da, asla anne babanın arasındaki sıkıntılara hakem rolüyle müdahale edemeyeceği gerçeğidir. Yani, eşler olarak onlar birbirleriyle tartışıyor olabilirler, münakaşa edebilirler. Evlat onların arasında hakem olmaz. Evlat, onların arasında hakemliğin dışında yalvarıcı rollerle gelip gidebilir ama bir tanesini desteklediğini öbürüne hissettirdiği zaman veya desteksiz bırakmayı ona/öbürüne hissettirdiği zaman kaybeder. Evlat, her ikisinin önünde de rolünü en iyi şekilde oynamak zorundadır. Allah, cihad meydanında kâfirlerin önünde imtihan ettiği gibi, kulunu, annesinin babasının önünde de imtihan eder. Bu imtihanı kazanmak iman davası için çok önemlidir.