‘Allah dilediğine hidayet verir, dilediğine vermez’ ayetini anlayamıyorum

Hocam, Kur‘an -ı Kerim mealine baktığımız zaman “Allah kimi dilerse onu şaşırtır, dilediği kimseyi de doğru yola iletir..” gibi ve buna benzer âyet-i kerimeler görüyoruz. Peki biz bu âyetleri nasıl anlamalıyız? Hâşâ, Allah kullarına zulüm ediyor diyemeyiz asla ama Hz. İbrahim misali kalbimizin mutmain olmasını istiyoruz. Yani şu bir gerçek eğer Allah dilemeseydi hiç birimiz hidayeti bulamazdık. Ama neye göre Allah kullarına hidayeti veya sapkınlığı veriyor. Hâşâ Allah’ın işine karışıyoruz türünden değil sorum. Hocam, sadece o bahsettiğim âyetlerin ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum..

Sevgili kardeşim,
Babamız Adem aleyhisselam’dan beri insanlar, şeytanın zihinlerini karıştırmak için soktuğu fikirleri tartışır dururlar. Örneğini verdiğiniz bu soru, bunların en hafifi sayılabilir. Hepimiz, ahirette diriltilmiş olacağımıza kati bir şekilde iman ediyoruz elhamdülillah. O imanımızın yanında bu soruların değeri, cevapları ile beraber bir ‘hiç’ olmalıdır. Zira bunlarla muhatap değiliz biz. Muhatap olduğumuz kulluğumuz ise, hesabını vereceğimiz başlıklarla doludur. Size şunu tavsiye ederim:
 
Ahirete iman ve o gün her şeyin hesabını vereceğimizle alakalı ihtimamımız, her şeyin üstünde olmalıdır. Her bir sorunun, cevabı veriliyor olsa bile neticede zihinde bir iz bırakabileceğini de asla unutmamalıyız. Bizim bugün keşfettiğimizi zannettiğimiz sorular/sorunlar, İblis’in ilk gün keşfettiğini zannettiği ve onların ardına takıldığı için helak olduğu meselelerdir. Rabbimizin hiçbir işinde hikmet dışılık olmaz. Buna böyle iman etmeyen zaten Mü’min değildir. Yalnız onun işlerindeki hikmetini, kullarının olduğu gibi takdir etmesini beklememiz akıl dışıdır; Allah ve kul; iki kelime arasında ne kadar korkunç uçurumlar vardır. Bu uçurumların aşılıp kulun Allah’ın işlerindeki hikmetlerini olduğu gibi kavraması muhaldir hatta muhal ötesidir. Bizim insan olarak kapasitemiz sınırlıdır. Anlamada ve yapmada gayet sınırlı bir zaman ve zemin kullanıyoruz. Asıl işlerimizi ihmal etme sebebi olabilecek ilave bir iş üretmemiz anlamsızdır. Mesela bu sorunun cevabının tam olarak bilinmesi, bizim asıl işlerimizin yanında zihin jimnastiği olmanın ötesinde ne etkisi olabilir sizce? Günlük ibadetlerimiz, mevcut insani ilişkilerimiz, ümmetimizin genel görüntüsü yanında bu konu nereye oturabilir? Ya da bunun cevabının bilinmiş olması bize ne getirir? Basit bir tefekkürle bu noktada neden durduğumuzu anlayabiliriz.
 
Sevgili kardeşim,
Belirttiğim bu üç nedenle seni bu sorunun cevabı ile meşgul etmiyorum. Kaldı ki, bu sorunun her cevabının da zihinlerde binlerce cevabı vardır. Sadece zihin yıpratır, başka bir sonuca gidilemez bunlarla. Rabbim kulluğunda başarılı olmayı bize müyesser kılsın. Size dua ederim, duanızı beklerim.
Nureddin YILDIZ
fb.com/nureddinyildiz
twitter.com/nurettinyildiz
instagram.com/nureddinyildiz

Etiketler: , , , ,