547) Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Bid’at Kavramlarını Nasıl Anlamalıyız?


547) Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Bid’at Kavramlarını Nasıl Anlamalıyız?
 
Bismillah
Elhamdülillah, vessalatu vesselamu alâ Resûlillah
Ashab-ı kiramdan sonra -Allah onlardan razı olsun- Müslümanların arasına devşirme fikirler de girdi. Allah’ın emirlerini, yasaklarını, iman konularını başkalarından etkilenerek konuşmak üzere insanlar ekoller oluşturdular. Bunun karşısında ashab-ı kiramın çizgisini olduğu gibi korumak; imana ve ibadete, ahlaka dışarıdan hiçbir müdahale yapmamak, yapılmışı kabul etmemek ve bu tür tolerans, bir tür tolerans olarak bunlara müsaade etmek şeklinde Müslümanlar arasında iki ekol oluşturabiliriz. İki ekol, ashab-ı kiramdan tavizsiz, herhangi bir ödün vermeden olduğu gibi İslam’a devam etmek. İkincisi de “Filan ekol güzel, Yunanlar güzel düşünmüş, Aristo güzel düşünmüşden”, “İran kültüründen gelmişden” etkilenerek ekoller oluşturmak. Birinci gruba, yani ashab-ı kiramın çizgisini bozmayan gruba Ehl-i Sünnet grup denmiştir. Karşı tarafta esnek-gevşek, şundan bundan etkilenmiş gruplara da bid’at grupları denmiştir.
Ehl-i Sünnet, esasen İslam’ın adı demektir. Çünkü ashab-ı kiram, İslam demektir. Ashab-ı kiramın varlığı İslam’ı temsil ediyorsa gerisi başka bir şeyi temsil eder. Ama Müslümanlar arasında Ehl-i Sünneti; Selefiyye Ekolü, Eşariyye Ekolü, Maturidiyye Ekolü diye kendi içinde çok ince çizgilerde farklı çizgileri olan üç ekol temsil eder. Bugünkü selefilik anlayışını konuşmuyoruz. Ahmed bin Hanbel dönemine ait olan selef anlayışını konuşuyoruz. O Selefiyye, o Eşariyye ve o Maturidiyye; bu üçünün toplamına Ehl-i Sünnet denir. Bunların dışında kalana kâfir denmez ama bid’at grupları denir.

 
Velhamdülillahi Rabb’il âlemîn.

Etiketler: ,